İçeriğe geç

Kırık Pusula

Bölüm 28 · 2 dk okuma

Kırık Pusula

Bölüm 28

Okul Çıkışı

Okul çıkışı zil çalar çalmaz sınıf boşalmaya başladı.

Ben çantamı toplarken Elif yanıma geldi.

"Eve mi gidiyorsun?"

"Yok, hastaneye uğrayacağım."

"Güneş."

"Hı?"

"Son zamanlarda hastaneye çok gidiyorsun."

"Hasan Amca yalnız kalmasın diye."

Elif gülümsedi.

"Sadece Hasan Amca mı?"

Ona ters ters baktım.

"Başlama."

"Tamam, sustum."

Tam o sırada Kuzey sınıfa girdi.

"Hazır mısın?"

"Bir dakika."

Çantamı omzuma takıp yanına gittim.

Koridorda birlikte yürürken Mert arkamızdan bağırdı.

"Hey!"

İkimiz de döndük.

"Yarın okul yokmuş."

Şaşkınlıkla baktım.

"Neden?"

"Öğretmenler toplantısı var."

Bir an sevindim.

Sonra aklıma yarışma geldi.

"Prova?"

Kuzey omuz silkti.

"Muhtemelen iptal olur."

Birlikte okuldan çıktık.

Hava güneşliydi ama hafif bir rüzgâr esiyordu.

Yolda yürürken Kuzey bir anda durdu.

"Bir dakika."

"Ne oldu?"

Ayakkabısının bağcığı çözülmüştü.

Eğilip bağlamaya başladı.

Ben de onu bekliyordum.

Tam o sırada küçük bir kız koşarak yanıma geldi.

"Abla."

"Evet?"

Elindeki pembe balonu bana uzattı.

"Tutar mısın?"

"Tabii."

Balonu tuttum.

Küçük kız annesine koştu.

Birkaç saniye sonra geri geldi.

"Teşekkür ederim."

Gülümseyerek balonu ona verdim.

"Rica ederim."

Kuzey ayağa kalkmış bizi izliyordu.

"Çocuklar seni seviyor."

"Neden?"

"Çünkü sen onlara güzel davranıyorsun."

"Normal davranıyorum."

"Hayır."

"E?"

"İnsanlar artık normale bile şaşırıyor."

Bu cümle beni düşündürdü.

Bir süre sessiz yürüdük.

---

Hastaneye vardığımızda Hasan Amca'nın odasının kapısı açıktı.

İçeri girdik.

Ama...

Hasan Amca odada yoktu.

Şaşkınlıkla etrafa baktım.

"Hemşire Hanım?"

Koridordan geçen hemşire durdu.

"Hasan Amca nerede?"

"Kontrole götürdüler."

İçim rahatladı.

"Önemli bir şey yok değil mi?"

"Yok canım."

Kuzey derin bir nefes verdi.

"İyi."

Beklemek için koridordaki banklara oturduk.

Sessizlik vardı.

Sadece uzaktan gelen tekerlekli sandalye sesleri duyuluyordu.

"Canın sıkıldı mı?"

Kuzey'in sorusuyla ona döndüm.

"Biraz."

"Ciddi bir soru soracağım."

"Sor."

"En sevdiğin mevsim?"

Gülmeye başladım.

"Bu mu ciddi soru?"

"Evet."

"İlkbahar."

"Neden?"

"Her yer çiçek oluyor."

"Ben sonbaharı severim."

"Neden?"

"Yağmuru seviyorum."

"Yağmur deyince aklıma senin unuttuğun şemsiye geliyor."

Kuzey başını eğip güldü.

"Unutmayacaksın şu olayı değil mi?"

"Asla."

"Torunlarıma bile anlatırsın."

"Anlatırım."

İkimiz de kahkahaya boğulduk.

Tam o sırada Hasan Amca koridorda göründü.

Bizi görünce iki elini havaya kaldırdı.

"Benim çocuklar!"

Yanına koştum.

"İyi misiniz?"

Hasan Amca gülümsedi.

"İyiyim kızım."

Sonra bize tek tek baktı.

"Bugün size çok önemli bir şey anlatacağım."

Merakla sandalyelere oturduk.

Hasan Amca'nın yüzündeki gülümseme bu kez biraz hüzünlüydü.

"Size gençliğimde yaşadığım bir hikâyeyi anlatacağım..."

O an ne benim ne de Kuzey'in haberi vardı.

Hasan Amca'nın anlatacağı hikâye...

İkimizin de hayatını düşündüğümüzden daha fazla etkileyecekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.