İçeriğe geç

KIRIK LAMBANIN ALTINDA

Bölüm 9 · 2 dk okuma

KIRIK LAMBANIN ALTINDA

Bölüm 9

BÖLÜM 9

Bölüm 9: Gölgedeki Yüzler

Rıza’nın verdiği iki günlük süre bittiğinde mahallenin üzerine simsiyah bir bulut çöktü. Yağmur durmuş ama yerini dondurucu bir sise bırakmıştı. Görüş mesafesi birkaç metreye kadar düşmüştü. Sokağın başındaki o kırık sokak lambası, sisin içinde sarı bir leke gibi belli belirsiz yanıp sönüyordu.

Bahar dükkânın kapısını kilitledi. İçeride dikiş makinesinin başında beklemek yerine Karan’ın yanında olmak istiyordu. Tamirhaneye doğru yürürken sokağın tenhalığı içini ürpertti.

Tamirhanenin kapısı açıktı. İçeride Karan, elinde demir bir çubukla bekliyordu. Yüzü kenetlenmişti.

"Geldiler mi?" diye sordu Bahar, içeri girerken.

"Sise saklanıyorlar," dedi Karan, gözlerini dışarıdaki karanlıktan ayırmadan. "Rıza kalleştir. Doğrudan karşına çıkmaz. Önce korkutur."

Ancak o gece Rıza’nın adamları gelmedi. Onların yerine sise bürünen sokaktan başka bir siluet belirdi. Üzerinde eski bir palto, başı öne eğik bir adam yavaş adımlarla tamirhaneye yaklaştı.

Işığa girdiğinde Bahar nefesini tuttu. Gelen Oğuz’du.

Yüzü çökmüş, gözlerinin altı kararmıştı. Haftalardır nerede olduğu bilinmiyordu ama şimdi tamirhanenin eşiğinde bir hayalet gibi duruyordu.

"Oğuz?" dedi Bahar, şaşkınlıkla.

Oğuz içeri adım atmadı. Eşikte kaldı. Karan’a baktı. İki eski dostun gözleri buluştuğunda aralarındaki o ağır geçmiş dükkânı doldurdu.

"Neden geldin?" dedi Karan. Sesi sert değildi ama derin bir yorgunluk taşıyordu.

Oğuz cebinden kalın bir zarf çıkardı. Masanın üzerine bıraktı. "Bu benim Rıza’ya olan borcumun kalan kısmı," dedi. Sesi pürüzlüydü. "Şehir dışındaki arsamı sattım. Rıza’yla konuştum. Borç kapandı. Artık sizinle bir işi kalmadı."

Bahar zarfa, sonra Oğuz’a baktı. "Oğuz... Sen ne yaptın?"

Oğuz acı bir tebessümle Bahar’a baktı. Gözlerinde artık kıskançlık ya da hırs yoktu. Sadece derin bir mahcubiyet vardı. "Ben bu mahalleye, ikinize çok büyük bir borç taktım Bahar," dedi. "Karan benim için kendi hayatını yaktı. Ben de o yalanın içinde sizi yakmaya çalıştım. Bu parayı ödemek benim tek kurtuluşumdu."

Karan masadaki zarfa baktı. Yavaşça Oğuz’a doğru yürüdü. Tam karşısında durdu. Elini kaldırdı ve Oğuz’un omzuna koydu. O temas, yıllar sonra aralarındaki ilk gerçek dostluk temasıydı.

"Hakkını helal et Karan," dedi Oğuz, gözleri dolarken.

"Helal olsun," dedi Karan. "Sen de helal et."

Oğuz arkasını dönüp sise karışırken, Bahar ve Karan masadaki zarfa baktılar. Tefecilerin tehdidi bitmişti ama arkasında bıraktığı yıkıntı hâlâ oradaydı. Dostlukları bir daha eskisi gibi olamayacaktı belki ama vicdanlar üzerindeki o ağır yük kalkmıştı.

Oğuz’un borcu kapatıp vicdanını temize çıkararak gitmesinin ardından, Karan ve Bahar en büyük engeli aşmış görünürken; mahallenin muhafazakâr baskısı ve Bahar’ın ailesinin bu ilişkiye karşı tutumu yeni bir kriz yaratacak mı?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.