İçeriğe geç

KIRIK LAMBANIN ALTINDA

Bölüm 7 · 2 dk okuma

KIRIK LAMBANIN ALTINDA

Bölüm 7

BÖLÜM 7

Bölüm 7: Kırık Bir Yemin

Vedat’ın tehdidi dükkânın soğuk havasında bir zehir gibi asılı kaldı. Karan, tek bir kelime etmeden Vedat’ın üzerine doğru bir adım attı. Omuzları gerilmiş, yumrukları kenetlenmişti. Yüzündeki ifade öyle yırtıcıydı ki, Vedat geri adım atmamak için kendini zor tuttu.

"O dükkâna tek bir bakış bile atarsanız," dedi Karan, sesi bir kurdun hırıltısını andırıyordu, "sizi bu sanayinin harabelerine gömerim. Beni deneme Vedat."

Vedat tespihini cebine attı, kapıya doğru geriledi. "Haberin olsun Karan. Rıza Bey beklemez. İki günün var."

O fırlayıp gittikten sonra dükkânda sadece rüzgârın sesi kaldı. Bahar ayağa kalktı, Karan’ın koluna sarıldı. Karan’ın kasları taş gibi sertti, soluk alıp verişi ritmini kaybetmişti.

"Yine aynısını yapacaksın," dedi Bahar, sesinde bir sitem ve çaresizlik yükselerek. "Yine tek başına halletmeye çalışacaksın, değil mi? Beni korumak adına yine kaçacaksın."

"Bu kaçmak değil Bahar!" diye bağırdı Karan birden. Sesi dükkânın duvarlarında patladı. İlk kez Bahar’a karşı sesini bu kadar yükseltiyordu. "Bu seni yaşatmak! Görmüyor musun? Benim dokunduğum her şey yanıyor! Oğuz mahvoldu, dükkân yandı, şimdi sıradaki sensin!"

Bahar bir adım geri çekildi. Sanki yüzüne sert bir tokat yemiş gibiydi. Ama gözlerindeki yaşları sildi, dimdik durdu.

"Ben senin dokunduğun şey değilim Karan," dedi tane tane. "Ben senin yanındaki insanım. Eğer bir bedel ödenecekse, bunu birlikte ödeyeceğiz. Ama sen yine tek başına kahramanlık yapıp gidersen, bu kez geri döndüğünde beni bıraktığın yerde bulamayacaksın."

Bahar, terzi dükkânına doğru yürürken gecenin ayazı yüzünü kesiyordu. Dükkânına girdi, kapıyı arkasından kilitledi. Karanlıkta dikiş makinesinin yanına oturdu. Masadaki o pirinç yüksüğe baktı. Karan’ın çocukluğundan beri sakladığı o küçük nesne, aralarındaki bağın ne kadar kopmaz ama bir o kadar da acı verici olduğunun kanıtıydı.

Ertesi gün mahallede garip bir sessizlik vardı. Bahar, terzi dükkânının camlarını silerken sokağın başında bir hareketlilik fark etti. Mahallenin muhtarı ve birkaç yaşlı esnaf, Karan’ın tamirhanesinin önünde toplanmıştı. Karan, üzerindeki eski ceketle dükkânın önündeki takımları bir çuvala dolduruyordu.

Bahar’ın elindeki bezi düşürdü. Kalbi göğsünü yırtacak gibi çarpmaya başladı. Karan, Bahar’ın uyarısına rağmen eşyalarını topluyordu.

Dışarı fırladı. Kalabalığın arasına girdi. "Ne yapıyorsun sen?" dedi sesi titreyerek.

Karan başını kaldırmadı. Çuvalın ağzını bir iple sıkıca bağladı. "Mahalleden gidiyorum Bahar. Muhtar Bey’e dükkânın anahtarını teslim ettim."

Karan, Bahar’ın tüm karşı çıkışlarına rağmen mahalleyi ve Bahar’ı Rıza’nın gazabından korumak için şehri terk etme kararı alırken; Bahar onu durdurmak için kendi hayatını riske atacak son bir hamle yapacak mı?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.