İçeriğe geç

KIRIK LAMBANIN ALTINDA

Bölüm 14 · 1 dk okuma

KIRIK LAMBANIN ALTINDA

Bölüm 14

BÖLÜM 14

Bölüm 14: Kalan İzler ve Yeni İlmekler

Haftalar su gibi aktı. Mahalle, kendi rutin akışına dönmüştü ama bu kez her şey daha hafif, daha nefes alınabilirdi.

Bahar, terzi dükkânında dikiş makinesinin başına oturduğunda artık pedala hırsla basmıyordu. İğnenin kumaşa her batışında, geçmişin ilmek ilmek dikildiğini ve yaraların kapandığını hissediyordu. Dükkânın tezgâhında, Karan’ın hediye ettiği o ahşap kutu duruyordu. İçi leylak kurusu dolu kutunun tam ortasında ise o pirinç yüksük parıldıyordu.

Öğleden sonra dükkânın çıngırağı çaldı. İçeri giren, mahallenin küçük çocuklarından Ali’ydi. Elinde katlanmış bir zarf tutuyordu.

"Bahar Abla," dedi Ali, soluk soluğa. "Postacı bunu mahalle girişindeki kutuya bıraktı. Üzerinde senin adın yazıyor."

Bahar zarfı aldı. Pulun üzerindeki damgaya baktığında yüreği hafifçe sızladı. Başka bir şehirden, Oğuz’dan geliyordu.

Zarfı açtı. İçinden kısa bir not ve küçük bir ahşap oyma biblo çıktı. Zarfın içindeki notta şunlar yazılıydı:

"Bahar, Karan...

Yeni bir şehirde, bir marangoz atölyesinde işe başladım. Burada ahşaba şekil verirken zihnimdeki o eski gürültüler de susuyor. Size verdiğim zararların, yaşattığım korkuların hesabını hiçbir zaman tam olarak ödeyemem, biliyorum. Ama mutlu olduğunuzu duymak, benim bu yeni hayatta nefes almamı sağlıyor. Kırık lambanın altında bıraktığım o iki çocuk, en çok mutluluğu hak ediyordu. Hakkınızı helal edin."

Bahar notu göğsüne bastırdı. Gözünden süzülen tek damla yaş, kâğıdın kenarına damladı. Bu yaş öfkeden ya da kırgınlıktan değil; nihayet her şeyin ait olduğu yere oturmasından kaynaklanan bir huzurdandı.

Akşamüstü Karan dükkâna geldiğinde, Bahar notu ona uzattı. Karan notu okudu, uzun uzun kâğıda baktı. Sonra pencereden dışarı, sokağın sonuna doğru göz gezdirdi.

"Helal olsun," dedi Karan, sesi dürüst ve sakindi. "O da yolunu buldu Bahar."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.