İçeriğe geç

Kırık kalpler şehri

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Kırık kalpler şehri

Bölüm 2

2. Bölüm her son bir başlangıçtır

Sabah uyandığımda saat daha 06:37'di okula daha saat olduğu için soğuk bir duş almaya karar verdim.

Yaklaşık yarım saat sonra duştan çıkıp okul formalarını giydim. Çantamı hazırlayıp çıktım. Okul saat 08:00 de başladığı için şirket binasının çatısına çıkmaya karar verdim.

Çatıya çıktığımda birilerinin olduğunu gördüm ve saklandım. Konuşmalarını duyamıyordum.

Bunlar babamın ortağı hakan ve oğluydu hareketlerinden kavga ettikleri anlaşılıyordu.

Bir süre sonra Hakan bir küfür savurup
Merdivenlere doğru yürüdü.

Hakan gittikten sonra oğlununda gitmesini bekledim. Ama o gitmemekte kararlıydı.

Telefonum çalmaya başlamıştı sesi çok yüksek çıkmıştı. Neyseki kapatmayı başarmıştım.
Çocuğun tepki vermediğini anladığımda içim rahatladı.
Titrek bir nefes verdiğimde bir ses duydum. Bu o sesti. Beni kurtaran kişinin sesiydi.
Lanet olsun beni duymuştu!

Ordan çıkmayı düşünmüyormusun?
Dedi. Burda olduğumu biliyordu saklamanın bir anlamı yoktu.

Saklandığım yerden çıktım. Beni gördüğünde alaylı bir şekilde güldü.

Sen o intihar etmeye çalışan kızsın. Dedi. bu sefer çok ciddiydi. Aynı ciddiyetle sende beni kurtaran çocuksun dedim.

Tekrar alaylı gülümsemesi yüzüne yerleşti. Ve evet o benim. Dedi.

Peki senin burada ne işin vardı? Diye sorduğumda yüzündeki alaylı gülümsemesi bir anda söndü. Yerine ise ne olduğunu bilmediğim bir duygu yerleşti.

Bu seni hiç ilgilendirmez! Diye tersledi.
Gözlerim bir anda kolumda ki saate kaydı. Saat 08:55 geçiyordu nasıl bu kadar oyalan mıştım?

Geç kaldım diyerek merdivenlere yöneldim. Arkamdan nereye geç kaldın diye bağırdı. Bende OKULA!! Diye yüksek sesle bağırdım.

Bende geliyorum. Diye bağırdığında duraksadım ve anlamadım? Diye sordum.
Evet anladın Bende okula gidiyorum.
Dedi. Aynı okula gittiğimizi nerden biliyorsun? diye sordum.

Sen Onur kaya'nın kızısın. Bende Hakan Argun'un oğluyum tabiki aynı okula gidiyoruz.

Tabi ya o babamın ortağının oğluydu o tabi ki aynı okula gidecektik.
Tamam o zaman taksiyle gidelim dedim.
Hayır benim aracımla gidelim. Dedi.
Otoparka indiğimizde bir yarış motorunun önünde durduk. Motoru görür görmez kawasaki ZX-10r dedim.

Sen bunu nerden biliyorsun? Diye sordu. Aman tanrım ne zamandır bundan istiyordum. Dedim.

Hadi bin de okula gidelim. Dediğini duydum. Ben motora hayranlıkla bakarken o çoktan binmişti.
Motora bindim ve yola çıktım.

🤍🤍🤍

Yaklaşık 10 dakika sonra okula varmıştık. Okulun bahçesinden girdiğimizde insanların bize baktıklarını gördüm. İnsanların ne yaptıklarını, ne söylediklerini artık umursamıyordum.

Motordan inip kaskı kafamdan çıkardım.

Ders zilinin çaldığını duyduğumuzda koşarak sınıfa çıktık.
Ne tesadüftür ki aynı sınıftaydık.

Ders yusuf hocanındı. Yusuf hocadan Özür dileyip yerimize geçtik.

Dersin bitmesine birkaç dakika kala sırama bir kağıt geldi.

Bu arada tanışamadık ben Toprak.

Yazıyordu etrafıma bakındığımda beni kurtaran çocuk olduğunu fark ettim. Hemen yan sıramda oturuyordu.

Tenefüs zili çaldığında yanıma gelip kantine gideceğini bişey isteyip istemediğimi sordu.

Bişey istemiyorum dedim.
Beş dakika sonra Toprak geldi.

Çatıda babasıyla konuştukları hakkında bir şeyler soracaktım, fakat yusuf hoca geldi.

🤍🤍🤍

Sonunda okul bitmişti. Toprak evime bırakmayı teklif etti fakat kabul etmedim. Evimin önünde güvenlikler vardı ve bu hoş karşılanmazdı.

Eve girer girmez kendimi yatağa attım bu gün çok yorucu geçmişti ve bir an önce dinlenmem gerekiyordu.

Uykuya dalmak saniyelerimi almıştı.
Annem ve babam gittikten sonra ilk defa günüm güzel geçmişti.
Yinede onları özlüyorum...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.