Bu gece benim sonumdu . Belki başkalarının başlangıcı olabilirdi fakat bu gece benim sonum olacaktı.
🤍🤍🤍
Alarm çalmadan uyandım. Yataktan kalktığımda alarm çaldı. Alarmı kapatıp banyoya doğru yürüdüm. Banyodaki işlerimi hallettikten sonra üstümü giyinip çantamı hazırladım ve Ayakkabılarımı giyip çıktım.
Okula vardığımda kimseye selam vermeden en arka sıraya geçtim.
Çantamı sıraya koyup başımı yasladım.
Tenefüs zilinin çalmasıyla uyuyakaldığımı fark ettim.
Okulun bitmesine iki ders kalmıştı. Önümde oturan kız son derslerin boş olduğunu kafeye gideceklerini söyledi ve gelip gelmiceğimi sordu.
Kafamı dinlemem ve biraz yalnız kalmam gerekiyordu bu yüzden reddettim.
Onlar çıktıktan sonra çantamı toplayıp sınıftan hızlı adımlarla çıktım.
Okulun kapısından taksiye bindim ve kaya reklam şirketinin önünde durdum. Burası annem ve babam ölmeden önce yönettikleri bir reklam şirketiydi. Onlar öldükten sonra bana kalması gerekiyordu faka reşit olmadığım için şirket babamın ortağı olan Hakan Arguna kalmıştı.
Gizli bir şekilde çatıya çıkmam gerekiyordu neyseki binanın her köşesini ezbere bildiğim için pek zor olmamıştı.
Saat daha erken olduğu için çantamdaki atıştırmalıklardan yedim.
Manzarayı seyrettim.
Saat 11.00'di. Ben ise 00:00'de veda edecektim.biraz müzik dinlemek istedim. Binanın ışıkları yavaş yavaş sönmeye başlamıştı. Saat 11.45'di on beş dakikam kalmıştı.
11:50 kalbim her geçen dakika sanki mümkünmüş gibi daha hızlı atıyordu.
11:55 beş dakika öncesine göre kalbim durmuş gibi hissediyordum.
00:00 kendimi bıraktığım anda kolumdan bir el hissettim.
Şiddetli bir çarpışma sonucunda
Gözlerimi yavaş yavaş açtım etraf hala karanlıktı. Ve ben yerdeyim.
Ben öldüm mü? Diye mırıldandım kısık bir sesle.
Sonra bir ses duydum. Hala hayattasın benim sayemde. Dedi. kim olduğunu bilmiyordum.
O kişiyi tanımıyordum. Sanırım o da beni tanımıyordu.
Ama beni kurtarmıştı beni önemsemişti ilk defa önemsendiğimi hissetmiştim. Fakat bunların benim için bir önemi yoktu. Beni kurtardığı için sinirliydim.
Elimi elinden kurtarıp koşar adımlarla merdivenden indim. Binanın kapısından bir taksiye binip evime gittim.
Kapıyı kapatır kapatmaz sırtımı kapıya yaslayıp yere oturdum ve göz yaşlarımın akmasına izin verdim.