İçeriğe geç

Kırık kalpler

Bölüm 1 · 8 dk okuma

Kırık kalpler

Bölüm 1

1.BÖLÜM HATIRALAR

Merhabaa ben Irmak bu benim yazdığım üçüncü kitap yazmayı severim diğer yazdığım 2 kitabı kaldirdim ve böyle bir kurgu yazmak istedim bu kitaptaki her şey kurgudur okuyup beğenip bana destek çıkarsanız çok sevinirim bazı hatalarım olursa kusuruma bakmayın hata yapmamaya çalışıcam keyifli okumalar dilerimm:)

~~♡~~

15/02/2024 Balıkesir

Merhaba ben Açelya Korkmaz çocukluğum çocuk esirgeme yurtlarında geçti birden fazla yurtta kaldım sorunlu bir çocuk olduğum için kimse beni istemiyordu en son gittiğim yurtta artık kendime hakim olabiliyordum öfke problemim var benim en son gittiğim çocuk esirgeme kurumunda ki müdür abla bana yardımcı oldu ve öfkemi kontrol altında tutmamı sağladı oraya gittiğimde 15 yaşındayım 3 sene daha durduktan sonra oradan ayrıldım bir işe girip çalışmaya başladım ev parası birikterene kadar camilerde yatıyordum sonra kendime göre ucuz 1+1 eve girdim şimdi ise bir kitapçıda çalışıyordum eski bir binaydı ama Aysu abla yani patronum çok iyi bir kadın bana yeterli olucak kadar para veriyordu hemde günlük bu benim için daha iyi oluyordu en azından akşam karnımı doyuracak param oluyordu elimde

Ben Açelya Korkmaz 6 yaşımda Annem tarafından çocuk yuvasına bırakılmıştım sadece soyismim yazıyormuş notta bana Açelya adını vermişler çocukluğumu hayal de olsa biraz hatırlıyorum annem nefret ederdi benden tiksinirdi benden yanında durmamı istemezdi hatta mümkün oldukça yüzümü bile görmek istemezdi babam ise o çok severdi beni ona dair hatırladığım bir kaç anı vardı ama yüzünü hatırlamıyordum sesi ise hayal meyal hatırlıyorum omzuma dokunulmasıyla irkildim

"Açelya kızım iyi misin?"

"İyiyim Aysu abla dalmışım"

Omzumu sıvazlıyıp masasına doğru yürüdü tabure çekip üstüne çıktım en üst rafının tozunu almaya başladım arkadan Aysu ablanın sesi geldi

"Aman Dikkat et kızım!"

"Tamam ederim Aysu abla!"

Kapı zili çaldığında müşteri geldiğini anladım bir elimle 4 kitabı kaldırıp altını silmeye başladım bir erkek sesi duydum biraz eğilip nerede olduğunu görmeye çalıştım tekrar "Bakarmısınız?" Diye seslenince bende geliyorum diye seslendim kitapları geri yerine koydum tam ineceğim zaman gözümün önü kararmaya başlayınca dengemi sağlıyamadım tam yere düşecekken bir el beni tuttu gözlerimi açtığımda adamın kucağındaydım gözlerimi gözlerine çevirdim ne o bir şey diyordu nede ben gözlerine büyülenmiş gibi bakıyordum yeşil gözlerini izlerken bir öksürük sesi geldi kafamı çevirmemle Aysu ablayı gördüm

Hemen adamın kucağından indim "Düşüyordumda sağolsun beyefendi tuttu beni" Mahcup bir şekilde adama dönüp teşekkür ettim bir şey demesini bile beklemeden arkamı dönüp ilerdeki raflara doğru yöneldim bir rafın arkasına girip sırtımı rafa yasladım elim kalbime gitti çok hızlı atıyordu gözlerimi kapattım derin nefes alıp veriyordum ki gözümün önüne iki çift yeşil göz belirdi anında gözlerimi açtım

"Saçmalama Açelya kendine gel işine odaklan"

Sağa doğru dönmemle bir bedene çarptım bir adım geriye gidip yüzüne baktım bu adam beni tutan adamdı Allah kahretsin dediklerimi duymuş olamaz değilmi!salak açelya!

"Özür dilerim benim hatam" yanından geçip gidecekken kolumda bir el hissettim kafamı çevirip ona baktım kolumdaki eline bakınca elini indirdi hemen "kusura bakma bir kitap arıyordum ama bulamadım onu sorucaktım

"Tabii hangi kitap?"

"Şeker portakalı"

Yüzümde sıcak bir tebessüm oluştu bende çok severdim babam her gece okurdu şeker portakalını

Soldan üçüncü rafa yöneldim,önüne geldiğimde parmak uçlarımda yükseldim tam alacakken bir el uzandı benden önce aldı arkamı dönmemle yeşil gözleriyle karşılaştım

"Teşekkürler"

"Rica ederim"

O kasaya yönelirken bende Aysu Ablanın masasına yöneldim Aysu abla kasayla ilgeliniyordu hemen kasanın arkasında da bir kaç sandalye ve masa vardı isteyen orada oturup kitap okuyabiliyordu son bir raf kalmıştı o rafa doğru ilerledim

O raftada işim bitince kasaya doğru gittim biraz oturup dinlenmeliydim kafamı kaldırmamla o adamı gördüm oturmuş kitap okuyordu onun 2 masa ilerisinde oturdum çaktırmadan arada bir ona kaçamak bakışlar atıyordum ki BOM! Üçüncüde yakalandım

Anında başımı eğip ellerimle oynamaya başladım sandalyenin çekilmesiyle kafamı kaldırdım Ah! olamaz kızım sen adama sürekli bakarsan oda senin yanına gelir tabi adama göz koymuş gibi niye bakıyorsun!

Ama yakışıklı adam şimdi hakkını yemiyim

AY! Sus Açelya sus yorgunluk başına vurdu herhalde!

"Selam" selammı oda benle konuşmaya can atıyormuş resmen!

"Selam" Açelya biraz daha sessiz konuş adam seni iyice duyamasın!

"Fazlamı utangacız?"

Aa küstah!

"Sizi tanımıyorum farkındaysanız!"

Sakin kızım

"Bilmem o kadar bakınca bir an tanıyorsunuz sandım"

Arkasına yaslanıp bacak bacak üstüne attı

Al işte Açelya niye öyle baktınki adama hayatında hiç erkek görmedinmi "Bu kadar yakışıklısını hayır iç ses"

"Yoo size bakmadım siz yanlış anlamışsınız"

Saçlarımla oynamaya başladım,gözleri saçlarımdaki ellerime kaydı yüzünde tebessüm oluştu gözlerim yüzündeki tebessüme takılı kaldı

"Açelya!"

Aysu ablanın sesiyle hafif irkildim yüzündeki gülümseme daha çok büyüdü

Ayağa kalkıp resmen koşarak kaçtım Aysu ablanın yanına gelince elim kalbime gitti derin nefes alıp verdim

"Kızım iyi misin?"

"İyiyim Aysu abla ne vardı?"

"Şu yerdeki kolinin içindeki kitapları yerleştirirmisin?"

"Tabii"

Oturduğu masaya bakmak için hafif eğilmemle göz göze gelmemiz bir oldu anında koliyi alıp uzaklaştım oradan

Koliyi yere bıraktım dudaklarım kıvrılmıştı elim uzun zaman sonra çıkan gamzemin üzerinde dolaştı çok uzun zamandır görmüyordum cebimden telefonumu çıkarıp camından baktım telefonumu tekrar cebime koydum samsung'un en eski telefonuna anca param yetmişti ve onu alabilmiştim biriktirdiğim parayla eğilip kolinin içindeki kitapları sırasıyla yerleştirmeye başladım

1 saatte yakın işim bittikten sonra Aysu ablanın yanına gittim hava kararmak üzereydi

"Bitti abla"

"Tamam kızım geç otur birazdan bir koli daha gelicek onuda yerleştir sonra çıkabilirsin"

Kafamı sallayıp sandalyelerden birine geçip oturdum yaklaşık yarım saat sonra koli gelmişti kitapları yerleştirip dükkandan çıktım evim 2 sokak aşağıdaydı kulaklığımın tekini takıp müzik dinlemeye başladım montumun şapkasınıda takıp ellerimi ceplerime koydum

Caddeden geçiyordumki ayak bağcımın üzerine basıp düştüm kafamı kaldırıp araba geliyormu diye kontrol ettikten sonra bağcığımı bağlamaya başladım

Yere düşen telefonumu alıp ayaklandım telefonumun üst köşesi çatlamıştı

Telefonumu cebime koydum sert fren sesiyle kafamı çevirmemle yere düşmem bir oldu

Gözlerim bulanıklaşmıştı yanıma bir adam geldi bir şeyler diyor ama anlıyamıyordum her yerime dokunuyordu galiba bir yerime bir şey olup olmadığını anlamaya çalışıyordu dizime dokunduğu an acıyla bağırdım görüntüm netleşmişti kafamı biraz kaldırıp adama baktım bu nasıl o adamdı kitapçıdaki adam

Oda bana dönünce onunda yüzünden şaşkınlığı okunuyordu dizime giren bir ağrıyla acıyla inledim gözlerimden süzülen gözyaşlarımla ona baktım

"Dizinmi acıyor?"

Kafamı salladım konuşamıyordum başıma giren kuvvetli bir ağrıyla kendimi serbest bıraktım kafamı tutup dizine koydu gözlerim kapanırken o bana bir şeyler diyordu

Kendimi derin bir karanlığa teslim ettim etraftaki sesleri uğultulu bir şekilde duyuyordum bir Ambulans sesi sonrasında bir yerden bir yere taşındığımı hissettim bir yere yatırıldım etrafımda hep konuşan birileri vardı ama sesleri bana ulaşamıyordu kolumda hissettiğim bir sızıyla sesizliğe gömüldüm

Gözlerimi araladığımda beyaz bir tavanla karşılaştım kafamı Sağa çevirdim göz göze geldik Ayağa kalkıp yanıma geldi

"Nasıl hissediyorsun kendini?"

Kafamı hafif kaldırıp vücuduma baktım üstümde hastane elbisesi vardı ve bacağımda alçı?

"Bacağıma ne oldu!?"

"Şş sakin ol yat ilk önce"

Kendimi yatağa geri bıraktım telaşlı gözlerle ona döndüm

"Söylesene!"

"Sağ bacağın kırılmış" sona doğru sesi kısılmıştı

"NE!"

"Ya hayır ya hayır!" Boğazımdan kaçan bir hıçkırıkla ağlamaya başladım benim paraya ihtiyacım var benim çalışmam gerekiyor bana evde kim bakıcak

"Kimsen yokmu?"

Kafamı evet anlamında salladım "Ah ne ben onu dışımdanmı söyledim?"

Gülerek kafasını salladı bende gülmeye başlamıştım hem ağlıyor hem gülüyordum

Derin bir nefes alıp kendimi topladım bir şey diyecek gibi oldu sonra vazgeçti tekrar dudakları aralanmıştı bir şey söylemekten çekiniyor gibiydi

"Söyle"

"Ne?"

"Birşey söyleyeceksin belliki çekinme söyle"

Eli saçlarına gitti derin bir nefes alıp bir sandalye çekti yanıma

"Bacağın iyileşene kadar benim evimde kalmaya Ne dersin?"

Şok olmuş bir şekilde ona baktım

"S-sen ne?"

"Bak bu halde olman tamamen benim suçum telefonla konuşuyordum seni görür görmez frene asıldım ama olmadı yani iyileşene kadar bende kalmanı istiyorum ben zaten gece geç saatlerde eve gelen sabahta erken saatte şirkete giden bir adamım yani beni görmezsin bile"

"Ben bilemiyorum"

"Bak yine sen Bi düşün tabi ama sadece iyileşene kadar kabul etmezsen bile kaldığın evi öğrenir her akşam evine gelir seni rahat bırakmam"

Aniden dolan gözlerimi saklamak için sola dönüp Saçlarımla yüzümü gizledim derin bir nefes alıp göz yaşlarımı geri gönderdim

Tekrar ona döndüm "Neden?"

"Ne neden?"

"Niye peşime düşüyorsun niye bu kadar iyisin?"

Baktı sadece baktı gözlerime baktı uzun uzun sanki orda elinden tutulup kaldırılmasını bekleyen küçük kız çocuğunu görüyor gibi baktı koyu kahve gözlerime "Her acı zamanla geçer derler bizimkiside geçermi?"

"Senin yaranda benim gibi,kabuk tutmayı bekliyor"

Bu cümle karşısında dudaklarım aralandı önüme döndüm beyaz duvara uzun uzun baktım,Baktığım yer düz beyaz bir duvarmıydı yoksa geçmişimin üzerine yıkılan bir binamı

"Tamam" ona döndüm" kabul ediyorum iyileşene kadar sende kalıcam"

Sonrası ise serumum bittikten sonra hastaneden çıktık arabaya bindik kafamı cama yaslamış yolu seyrediyordum ağırlaşmaya başlayan göz kapaklarımı kapattım

"Bıktım artık şu kızdan istemiyorum onu evde iğreniyorum ondan!"

"İğreniyorum ondan!"

"İğreniyorum ondan!"

Gözlerimi açtım göğüs kafesim sıkışıyor nefes alamıyordum o kadının sözlerini hatırlamaktan nefret ediyordum zorlukla konuştum

"Durdur arabayı"

"Efendim?"

"SANA ARABAYI DURDUR DEDİM!"

Araba durduğunda kapıyı açtım tek ayağımın üzerine basıp çıktım elim göğüs kafesimin üzerindeydi ellerim titriyordu başımı gökyüzüne çevirdim derin nefes alıp verdim bunu bir kaç defa daha tekrar ettim ellerimin titremesi ve kalbimin hızı normale dönmüştü yere oturup sağ bacağımı uzattım kafamı kapıya yasladım

"Şimdi daha iyimisin?"

Kafamı kaldırıp ona baktım oda yanıma oturmuştu takım elbisesinin kirleneceğini umursamadan

"Babam" derin bir nefes alıp önüme döndüm "önemli iş adamlarının işlerine gösterdiği kadar kendilerinede özen gösterdiklerini söylerdi"

"Ne gibi mesela?"

"Giydikleri takım elbiseleri üzerlerinde birer mücevher taşır gibi dikkat ettikleri gibi mesela"

"Aman kirlenmesin,Aman karışmasın,Toz olmasın,Hep ütülü olsun hayatta böyle değilmi? Aman her şey yolunda olsun,Aman kötülük benden uzak olsun,hep mutlu olayım,hep iyi taraf ben olayım bazı insanlar neden hayatın tüm iyiliklerinin onların tarafında olmasını isteyip benim gibi insanlara kötü tarafını bırakıyor insanlar neden başlarına bir kötülük gelince o kötülüğün onları birer sarmaşık gibi saracağını düşünüyorlar?"

"Söylesene bana hayatmı bize bu kötülüğü yapan yoksa insanlarmı?"

"Ruhunda hangi acıların izleri var?"

Ona doğru döndüm bana bakmıyor karşı yolu izliyordu "iyileştirelemeyecek kadar çok" yeşil gözleri koyu kahve gözlerimle buluştu farklı bakıyordu onda beni ona çeken farklı bir şey vardı sanki Bir tanınmışlık hissi

Vardır herkesin belki kötü,belki iyi olan hatıraları kimi hatıra acıtır insanın ruhunu açar yeni yara çoğu kişi kapatır ruhundaki kötü yarayı güzel bir yarayla kimisinde'dede kötü yaranın üstüne bir acı daha açılır zor olur uzun sürer kabuk bağlaması

~~~

BU BÖLÜMÜN SONUNA GELDİK UMARIM BEĞENİRSİNİZ OYLAMAYI VE YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.