Ada, birden telefonunun titremesiyle irkildi. Yarı uykuda yarı uyanık bir halde iken gözlerini araladı. Kucağında duran telefonuna uzandı. Ekranı açtı ve Özgürün yazdığını farkedince hafiften gülümsedi.
Özgür: Ee artık bu kadar da olmaz
Ada: Ne olmuş kiii bu kadar olmayacak
Özgür : Ne dedin zamanı geldiği zaman dedin dimii
Özgür : Ee hani nerde bu zaman hâlâ gelmedi
Ada: jdjdjdjdkkdkdk
Özgür : Gül sen ancaa ordan
Ada: Şeyy aklımdan çıkmış yoksa yazacaktım
Özgür : Ayıp bee bu da denmez ki
Özgür :Aklından çıkmışım haaa
Özgür : Bennn bir de
Ada : Ya hayır öyle demek istemedim
Özgür : Ben anlayacağımı anladım :/
Ada : Ama hayatım sıkıntı şurda kiii yanlış anladın
Özgür : Hayatımm falan diyerek yumuşatamazsın beniii
Ada: Öyle yapmaya çalışmıyorum zaten
Özgür : Çalış o zaman
Özgür : jfkfkfkkfkfl
Ada : Ne yanii sana bunları demem hoşuna mı gidiyor jdkdkdkkd
Özgür : Yioo ben öyle birşey mi dedim
Ada: Tabi canım ben de öylesine demiştim zaten
Ada : Eee neyse ne yapıyorsun
Özgür :

Özgür :Yiyecek birşeyler hazırlıyorum gördüğün gibi Jdjdjkdkdkdl
Ada: Sen diyene kadar orada yiyecek olduğunu farketmemiştim
Ada: jdjdkdkdldl
Özgür : Baya da açık sözlüyüz bu aralar
Ada: Doğrularrr
Ada: Şaka şaka tabi ki gördüm
Ada: Sen gül diye şey ettimm yanii jdjdjjdkdk
Özgür : Aynen tatlım kesinlikle ben güleyim diye şey ettin
Ada: jdjdmdjdkd
Özgür : Ee sen ne yapıyorsun vardın mı eve
Ada: Birazcık hattaa azıcık önce indim jdjdjdkdk
Ada: Şimdi de eve doğru yürüyorum
Özgür : Şimdi de birazcık hatta azıcık yürüyeceksin de mii
Ada: Şaşırtıcıı nerden bildin
Ada:jfjfkdkkdkdkd
Özgür : Ben bilirim güzelimm
Ada: jfjdjkdkdkd
Ada: Eve geçince yazacağım sana
Özgür : Yine aklından çıkmazsam yazarsınn
Ada: Orasını bekle ve gör jdjdkdkd
Özgür : Tamam güzelim dikkat et
Özgür : Görüşürüz
Ada: Görüşürüzzz
Ada telefonun ekranını kapatarak çantasının ön gözüne bıraktı. Saat 9 a yaklaşmıştı ve hava iyice kararmıştı. Evine giden bu sokaklarda hava karanlıkken yürümekten hep nefret ederdi. O yüzden nerdeyse hiç tek başına gece dışarı çıkmazdı. Ayrıca bu sokaklarda 12 yaşındayken gece arkaşlarının yanından oyundan dönerken ş*r*fsizin teki Adaya saldırmıştı. O günden beri hep karanlıktan korkar olmuştu.
Ada sağına soluna dikkat kesilmiş bir şekilde hızlı ama sessiz adımlarla sanki her an biri onu duyacakmış gibi ilerliyordu. Kalbi yerinden fırlayacakmış gibiydi. Daha 10 dakikaya yakın yol vardı. Telefonunu çıkardı annesini aradı. Hat meşguldü. Neredeyse kaldırımlara oturup hıçkırarak ağlayacaktı. Daha fazla dayanamadı ve Özgürü aradı. Özgür açar açmaz
- Beni özlediğini bu kadar da belli etme bari, tabi özlenmeyecek biri de değilim dee, dedi.
Ada ağlamaklı bir sesle :
-Özgürr eve varana kadar telefon açık durabilir mi
-Noldu Ada iyi misinn niye ağlıyorsun ne oldu
-İyiyimm, korkuyorum sadecee
- Neyden korkuyorsun güzelim
- Karanlıktan, bu sokaktan, insanlardan...
- Tamam korkmaa sakin ol ben yanındaymışım gibi düşün tamam mı
-Şimdi hızlıca eve doğru git kapatma tamam mı telefonu
- İyi ki varsınn
- Sen de Ada sen de iyi ki varsın
- Ne kadar kaldı yolun
- Geldim sayılırr
-Daha iyi misin peki şimdi
- Senle konuşmak iyi geldi teşekkürler
-Bunu duymak da bana iyi geldi
- Ben eve giriyorum görüşürüz
- Görüşürüz dikkat et kendine uykucu
- Birgün şunu demesen olmayacak dimi
- Tabii olmaz güzelimm
- Pekii öyle olsun
diyerek kapattılar. Adanın gözleri yaşarmıştı. Annesinin onu bu halde görmesini istemiyordu. Gözlerini sildi ve zile uzandı.

