İçeriğe geç

Kırık Bağlar

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Kırık Bağlar

Bölüm 1

Kırılmanın Başlangıcı

Bazen sıradan diye uyandığımız günler aslında hayatımızın dönüm noktası olabilir.

O sabah hiçbir şey farklı değildi.

Aynı sesler, aynı ev, aynı insanlar

Ama içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk vardı.

"ASEL HADİ KALK KIZIM KAHVALTI HAZIR!" diye seslenen annemin sesini duyunca elimdeki telefonu bırakıp yataktan kalktım.Cidden bir telefon bağımlısı olabilirdim sürekli reels kaydırmayı post atmayı seviyordum.Gerçi sorgularsınız büyük ihtimal bir üsteğmen nasıl sürekli reels kaydırıp post atar diye.Evet ben ÜSTEĞMEN ASEL DEMİR ,küçüklüğümden beri en büyük hayalim her zaman asker olmaktı sokaktaki rütbeli abileri gördükçe kendimi onların yerinde hayal ediyor ve sürekli evde asker olucam diye geziyordum.Babam her zaman halime çok gülerdi bu renkli kişiliğine rağmen sen nasıl ciddi durup asker olucan diye dalga geçerdi annem ise her zaman arkamda durmuştur gerçi babam da öyle sadece bana fazla değer verdiği için asker olup bana birşey olucağından korkuyordu.Ama herkese rağmen işte şuanki durumumdayım askerim ve mesleğimden çok memnunum.Boyum gerçekten çok uzundu aynı babam gibi upuzundum annem bizim yanımızda resmen çocuğumuz gibi kalıyordu.1.75 boyundaydım burnumun üzerindeki hafif çillerim, yeşil gözlerim ve açık kahverengi saçlarım uyum içindeydi.Gülünce yanağımda oluşan o hafif çukur ,gamze bütün ciddiyetimi bozuyordu gerçi o olmasa da çok ciddi kalacağımı pek düşünmüyorum da neyse.Telefonu bırakmış olsam da tavana bakıp boş boş overthinklemeye devam ederken babam odaya daldı.Bir anda yanıma koşup beni omzuna alıp "Eşşek sıpası annen aşşağıda avaz avaz bağırıyor sen hala ne gelmiyorsun Aylin sultanla yine didişmek mi istiyorsun sen" diye bağırırken aynı zamanda sıkıca tutarak beni omzundan sarkıtıyordu.Bu adam nasıl beni böyle omzunda sarkıtabilir anlayamıyorum hani o kadarda küçük bir şey değildim, yine yapılı bir vücudum vardı e bide boy eklenince yani beni bu kadar kolay kaldırması gerçekten şok edici bir durumdu.Babamın omzunda gülerek inmeye çalışırken o beni inadına daha sıkı tutarak yemek masasının yanına kadar getirdi.Annem halimizi görünce gülüp "Kazık kadar boya geldi hala küçücük çocuk gibi ya Allahım!" diye sabır dileniyordu.Babam beni yemek masasına oturtturup "o benim hala minik sümükle kızım" diyerek başıma küçük bir öpücük kondurdu.Ona ters bir bakış yollayarak hafif acıtmayacak şekilde karnına yumruk vurdum.Ben sümüklü değildim bir kere hadi ama o çocuklukta kalmıştı artık kazık kadar kızdım.Babam daha çok gülerek yemek masasına oturdu ve kahvaltımızı etmeye başladık.Ailemi gerçekten çok seviyordum onlar benim herşeyimdi bu zamana kadar beni hiç bir zaman üzmeyip arkamda durmuşlardı gerçekten çok şanslıydım.Kahvaltımızı ederken her zamanki gibi sıradan konuşuyorduk.Ta ki o telefon sesine kadar.Babam telefonun ekranını okuduğunda ifadesi ciddileşti kaşları çatıldı ve anneme baktı.Ne oluyordu babamı ilk defa bu kadar ciddi görüyordum.Bir anda yemek masasından kalkıp yukarı odaya gitti.Şaşkınca anneme bakarken onun da durgun olduğunu görmüştüm.Biri bana burada ne olduğunu açıklayabilir miydi sabahtan beri içimde olan huzursuzluk biraz daha artarken az olan iştahım da uçmuştu tamamen.Bir süre sonra bahçede araba sesi duyulurken babam koşa koşa aşağıya indi resmen, sertçe bana bakıp "ASEL NE OLURSA OLSUN SAKIN DIŞARI ÇIKMA" diye bağırdı.Daha ben hiçbir şey diyemeden hızlıca dışarı çıktı.Anneme dönüp "anne ne oluyor burada babam neden öyle dedi"diye bağırırken ne olucağını anlayamıyordum.Annem de çok ciddiydi bana bakıp "babanı dinle asel"derken aynı zamanda perdeleri kapatıyordu.Yemek masasında telaşlı telaşlı otururken aynı zamanda dışarıdan babamın ve bir kaç adamın bağırırkenki sesi geliyordu.Masadan kalkıp dışarı gidicekken annem durduruyor ve dışarı çıkmama izin vermiyordu.Annemi üzmek istemediğim için sesimi çıkartamıyordum ki dışarıdan silah sesi duyulunca benim için bu son damlaydı.Annemi hemen kenara çekip dışarı koştum.Aynı zamanda belimdeki silahı kontrol ediyordum.Asker olduğum için her zaman yanımda silah taşırdım.Hemen hızlıca dışarı koştuğumda babamın kolundan yaralandığını gördüm.Ve karşısında 4,5 tane iri yapılı adam vardı.Burada noluyordu? hemen koşarak babamın önüne geçerek karşısındaki adamın yüzüne yumruğumu indirdim.Daha o ne olduğunu anlamadan ikinci darbeyi karnına doğru yaparak iki büklüm kalmasını sağladım.Silahımın kabzasıyla ensesine doğru sertçe geçirerek onu bayıltırken arkamdaki adamın bana doğru savurduğu yumruğu gördüm.Hızlıca onun elini tutup karnına doğru 2 yumruk geçirirken diğer adam bağırarak "HERKES DURSUN" diye silahını çıkardı.Önümdeki adamı bırakıp ona doğru atılırken başka bir beni tutmaya çalıştı.Arkamdaki adamın bacak arasına doğru tekmemi geçiricekken az önce dövmeyi yarım bıraktığım adam "Eğer durmazsan baban ölür"diye bağırınca hemen babama doğru döndüğümde babamı yere diz çökütürüp başına silah yasladıklarını gördüm.Bu ses beni tamamen durdurdu çünkü şuanda ne olursa olsun babama zarar gelmesini istemezdim belki arkamdaki adama tekme atıp hızlıca babama doğru koşmayı denesem de o silahın patlama ihtimali vardı ve bu ihtimal bile durmama yetiyordu.Hareketlerimi durdurup adama doğru baktım."Silahını bırak ,ilk ters hareketinde baban gider"diyince çaresizce tek yaptığım silahımı arkamdaki adama vermek oldu.Şuanki durumumdan nefret ediyordum elim kolum bağlıydı ve hiçbir şey yapamıyordum lanet olsun.Adamlardan birisi "Asel öncelikle sakin olmalısın çünkü biz buraya kötü bir niyetle gelmedik"dediğinde ona tersçe bakıp "NAH KÖTÜ NİYETLE GELMEDİN OROSPU ÇOCUĞU BABAMIN KOLU NE HALDE SENCE AMCIK"diye bağırırken aynı zamanda kendimi çok zor tutuyordum.Ah bide gelmiş kötü niyetle gelmedik diyor babamın kolu nereden oldu o zaman salak ayrıca masum kim silah taşır yanında.Yani polis ve asker gibi rütbeli insanlar dışında.Konuştuğum adam beni tutan adama bakıp hafif gülümseyip "dış görünüş olarak Efe'ye ne kadar benzesede karakter olarak sanki karşımda Kaan varmış gibi hissettim ne kadar da benziyor"dediğinde ne demek istediği hakkında gram anlamadım."Arkamdakide "harbi abi aslında baya benziyolar DNA testine gerek bile kalmadı"diyince ikisine dönüp siz ne sikten bahsediyorsunu bakışı attım.Bunlar neyden bahsediyorlardı DNA testi? EFE? KAAN? bunlar kimdi?Birisi bana burada ne olduğunu acilen açıklamalıydı.Adam benim ona olan sorgu dolu bakışlarımı görünce hafif gülüp "Sana DNA testi yaptırıcaz çünkü bebekken hastanede karıştırılmışsın"

NE!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.