İçeriğe geç

Kırık aynalar

Bölüm 4 · 1 dk okuma

Kırık aynalar

Bölüm 4

BÖLÜM 4: Sessizliğin Çöküşü

BÖLÜM 4: Sessizliğin Çöküşü(Anlatıcı bakış açısı)Burak’ın kalbi göğsüne sığmıyordu. Arkadaşından gelen mesajı okuduktan sonra bir süre oturduğu yerde donakalmıştı. “Ela’yı kafede Mert’le gördüm. Yan yana, çok... yakınlardı.”Başta inanmak istememişti. Ama bu, zihninde uzun süredir yankılanan şüphelerin artık şekil kazanmış haliydi. İçindeki parçalanmış güven duygusu, yerini derin bir öfkeye bırakıyordu. Sessizce ceketini aldı, evden çıktı. Kafeye doğru yürürken elleri titriyordu.O kafe...
Orası bir zamanlar üçlü oldukları, kahkahalarla dolu günlerin mekanıydı. Şimdi ise ihanetin vitrini haline gelmişti.Kapıdan içeri girdiğinde zaman yavaşladı.Ela ve Mert karşılıklı oturuyordu. Masada iki kahve, bir susturulmuş vicdan, bir de gözlerden kaçamayan gerilim vardı.Burak’ın ayak sesleri duyulunca ikisi de başlarını kaldırdı.Ela’nın yüzü bembeyaz oldu.Mert, o anda nefes almayı unuttu.Burak ise sakindi — fazlasıyla sakin. Ve bu sakinlik, fırtınanın en korkunç anıydı.“Ne zamandır?” diye sordu. Sesi, buz gibi. Gözleri Ela’da.Ela gözlerini kaçırdı. Dudakları titredi. “Burak, lütfen—”“NE ZAMANDIR?” diye tekrarladı. Bu sefer sesi yükseldi. Kafedeki birkaç masa dönüp onlara baktı.Mert ayağa kalktı. “Burak... Bunu konuşabiliriz. Dışarı çıkalım.”Burak onun yüzüne baktı. “Sen... benim kardeşimdi. Seni ailemden sayardım. Ve sen—” bakışlarını Ela’ya çevirdi, “beni en çok seven insan olmalıydın. Ama ikiniz de... sadece kendinizi sevdiniz.”Ela’nın gözünden yaşlar süzüldü. “Ben seni hiç aldatmak istemedim. Ama kendimi durduramadım. Mert bana, senin yıllardır dokunmadığın bir duyguyu verdi. Duyulduğumu hissettirdi.”Burak bir adım geri attı. İçindeki dünya, yavaşça yıkılıyordu. “Sevilmek bir ihtiyaç, ama ihanet bir seçimdir Ela. Sen seçimini yaptın.”Bir sessizlik çöktü. Mert'in gözleri yerdeydi. Ela artık ağlamıyordu, sadece bakıyordu — geçmişine, hatalarına, kaybolan bir adama.Burak, ceketini düzeltti. “Bitti,” dedi. “Siz hak ettiğiniz hayatı yaşayın. Ben... artık sizden hiçbir şey istemiyorum.”Ve arkasını dönüp çıktı.Kapı çaldığında, içeride kalanlar yalnızca susturulmuş kelimeler ve boğaza düğümlenen pişmanlıklardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.