İçeriğe geç

Kırık Aynalar Arasında

Bölüm 29 · 3 dk okuma

Kırık Aynalar Arasında

Bölüm 29

Son Kayıt

Depoda kimse konuşmuyordu.

Bütün bakışlar Rauf'a çevrilmişti.

Yaşlı adamın elleri titriyordu.

Lara bunu ilk kez görüyordu.

Yıllardır bütün cevapları bilen adam.

Her şeyi kontrol ediyor gibi görünen adam.

Şimdi çökmüş görünüyordu.

"Doğru değil."

Sesi zayıf çıkmıştı.

Kader acı şekilde gülümsedi.

"İlk kez mi yalan söylüyorsun?"

"Kader."

"Hayır."

Kadın başını salladı.

"Bu kez kaçamayacaksın."

Rauf gözlerini kapattı.

Ve Lara o anda gerçeği anladı.

İnkâr etmiyordu.

Sadece teslim olmaya hazırlanıyordu.

"Tablo nerede?"

Kader'in sesi yeniden sertleşti.

"Son kayıt nerede?"

Murat cevap verdi.

"Lara'da."

Herkes Lara'ya döndü.

Bir anda.

Silahlı adamlar.

Kaan.

Kerem.

Nermin.

Herkes.

Lara'nın kalbi hızlandı.

"Kırmızı ev."

Murat başını salladı.

"Evet."

"Resmin arkasında."

Lara gözlerini kapattı.

Tablo çocukluğundan beri yanındaydı.

Yıllardır.

Ve bütün bu savaş onun içindeki birkaç dakikalık kayıt yüzündendi.

Kaan yavaşça cebine uzandı.

Lara ona baktı.

Adam küçük bir anahtar çıkardı.

"Bu ne?"

"Atölyenin yedek anahtarı."

Lara dondu.

Çünkü anladı.

Kaan çoktan tabloyu almıştı.

Yalıdan kaçmadan önce.

Bu yüzden sakin görünüyordu.

Bu yüzden bekliyordu.

"Kaan."

Adam ceketinin iç cebine uzandı.

Ve küçük kırmızı tabloyu çıkardı.

Depodaki herkes aynı anda ona baktı.

Yirmi yedi yıllık savaş.

Yirmi yedi yıllık ölüm.

Yirmi yedi yıllık yalan.

Ve sebebi...

Bir çocuğun resmi gibi görünen küçük bir tabloydu.

Kader'in gözleri doldu.

İlk kez.

"Sonunda."

Kaan tabloyu Lara'ya uzattı.

"Aç."

Lara titreyen ellerle çerçeveyi çevirdi.

Arka kısmındaki eski ahşabı söktü.

İçeriden küçük bir ses kaseti düştü.

Kaset.

Son kayıt.

Son sır.

Son cevap.

Depoda ölüm sessizliği oluştu.

Kerem eski kayıt cihazını getirdi.

Kaseti içine yerleştirdi.

Kimse nefes almıyordu.

Sonra kayıt başladı.

Önce cızırtılar duyuldu.

Ardından bir erkek sesi.

Genç bir adamın sesi.

Kader ağlamaya başladı.

Çünkü sesi tanımıştı.

Kocasının sesi.

"Bugün her şeyi kaydediyorum."

Kasetteki adam konuşuyordu.

"Çünkü eğer ölürsem..."

"...bunu yapan kişinin bilinmesini istiyorum."

Depodaki herkes dondu.

Rauf gözlerini kapattı.

Kaset devam etti.

Kapı açılma sesi.

Bağırışlar.

Bir tartışma.

Sonra başka bir ses.

Çok tanıdık bir ses.

Rauf'un sesi.

"Onu durdurmak zorundayız."

Kasetteki adam bağırıyordu.

"Polise gideceğim."

Sonra bir çarpışma sesi duyuldu.

Bir masa devrildi.

Bir kadın çığlığı.

Nermin.

Lara hemen tanıdı.

Ardından başka bir ses duyuldu.

Silah sesi.

Tek.

Kısa.

Ölümcül.

Depodaki herkes donmuştu.

Ama asıl şok henüz gelmemişti.

Çünkü kasette son cümle duyuldu.

Ve bu cümle bütün hikâyeyi değiştirdi.

Rauf'un sesi değildi.

Kader'in de değildi.

Murat'ın da değildi.

Başka bir erkek sesi konuştu.

Sakin.

Soğuk.

Kararlı.

"Cesedi hazırlayın."

Sessizlik.

Sonra aynı ses tekrar konuştu.

"Suçu Rauf'un üzerine bırakacağız."

Kaset durdu.

Depoda ölüm sessizliği oluştu.

Lara'nın kalbi duracak gibiydi.

Çünkü o sesi tanımıştı.

Herkes tanımıştı.

Kaan da.

Nermin de.

Kerem de.

Murat da.

Çünkü o ses...

Ayna Kulübü'nün yıllardır ölü sandıkları kurucusuna aitti.

Lara'nın büyükbabasına.

Yangında öldüğü söylenen adama.

Ve bu tek bir anlama geliyordu.

Yirmi yedi yıl önce ölen kişi büyükbabası değildi.

Birisi onun ölümünü sahtelemişti.

Ve gerçek kurucu...

Hâlâ hayattaydı.

Tam o sırada deponun ana kapıları açıldı.

Gıcırtıyla.

Yavaşça.

Herkes döndü.

Kapıda tek bir adam duruyordu.

Beyaz saçlı.

Şık giyimli.

Bastonlu.

Yetmiş yaşlarında.

Ve yüzünde sakin bir gülümseme vardı.

Adam Lara'ya baktı.

Sonra Nermin'e.

Sonra Murat'a.

Ve çok sakin bir sesle konuştu.

"Merhaba ailem."

🗣️ Okuma Kulübü Sorusu: Sizce kapıdaki adam gerçekten Lara'nın büyükbabası mı, yoksa yıllardır onun kimliğini kullanan başka biri mi? Ve eğer gerçek kurucuysa, bütün bu olayları neden torununu ortaya çıkarmak için bekledi?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.