İçeriğe geç

Kiraz Ağacı

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Kiraz Ağacı

Bölüm 5

DOĞUM GÜNÜ

7 yıl önce

Bugün günüm bir başka güzel başlamıştı çünkü bugün doğum günümdü. Kendimi bildim bileli bugün için hazırlanırdım. Ve işte bugün o gündü. Elbisemi yılın başından almıştım, doğum günü temam, geleceklerin listesi, nerede yapacağım, pastam her şey hazırdı bile. Yani evet her şey hazırdı ama artık içimdeki o aman aman heves yoktu. Benim için on sekizinci yaş doğum günüm hep özeldi, oldum olası bu doğum günü için hayal kurardım ama şimdi içimden kutlamak bile gelmiyordu. Bundan tam bir ay önce 12 martta büyükbabam vefat etmişti, yani bugün 12 nisan, doğum günüm olan bugün ne kadar mutluysam da bir o kadar mutsuzdum. Bana kalırsa ben kutlamak istemiyordum, aileme kalsa onların fikri bugün kutlamamam ve yazın bir gün parti düzenlemekti ve arkadaşlarıma göre kesinlikle kutlamam lazımdı yoksa sonra çok pişman olurmuşum. Her ne kadar ısrar etsem de arkadaşlarımın ısrarıyla şuan doğum günüme hazırlanıyordum. Kutlanılacak yer büyükbabamın yılın başında doğum günü hediyesi olarak bana bıraktığı kiraz arazisiydi. Küçüklüğümden beri kiraz çok severdim, yazın her gün o araziye gider ve kiraz yerdim. Şimdi ise arkadaşlarımla her buluşacağımızda orada buluşurduk. Bahsettiğim arazi çok büyük bir araziydi, bir kösesinde 3 katlı bir ev vardı her ay bu evde ailecek toplanır mangal yakardık eskiden. Bu ev hariç her yeri kiraz ağacıydı, ağaçların ortasında bir piknik masası vardı. Bu masa hem arkadaşlarımla buluştuğum yer hem de bugün doğum günümü kutlayacağımız yerdi. Üzerime kiraz desenli beyaz bir elbise giymiştim. Dalgalı kahverengi saçlarımı da dağınık bir topuz yapmıştım. Makyajımı bitirmiş, beyaz topuklu ayakkabılarımı giymiş son olarak en sevdiğim parfümümü sıkıp evden çıkmıştım. Bahsettiğim arazi evime arabayla 15 dakikalık mesafedeydi, bende genelde motorla giderdim. Tabi bugün elbise giydiğim içim babamdan beni bırakmasını rica etmiştim.

🍒

Babamın beni bırakmasının ardından şuan arazide buluşacağımız yere doğru yürüyordum. Beni bekledikleri yer görüş açıma girdiğinde herkes bağırarak doğum günümü kutlamaya başlamıştı. Duyduğum sesler keyifle gülümsememe sebep olurken o geldi, ilk gün ki gibi hala ona bakınca içim adını koyamadığım bir sürü hisle doluyordu, tam bu sırada "Doğum günün kutlu olsun beni aşkıyla büyüleyen peri kızı." demişti. Evet Bora hep onu aşkımla büyülediğimi söylerdi. Bu yüzden arada peri kızı, arada büyücü bazen de cadı olurdum. "Teşekkür ederim, her şey için." Aramızda geçen ufak diyalogdan sonra arkadaşlarıma doğru el ele ilerledik. Kocaman kırmızı, simli ve kirazlı bir pastayla göz göze gelince sırıtmadan duramadım. Gurubumuzun en enerjik kızı olan Nazlı bugün biraz fazla durgundu ama herkes içinde ne olduğu sormak istemedim çünkü derdini dışarıya vurmayı pek sevmezdi. Onunla konuşmayı aklıma yazıp pastama odaklanmaya devam ettim. Kiraz ağaçlarının çiçekleriyle uyumlu bir tem seçmişlerdi. Beyaz masa örtüşü, ağaç dallarına aşılı yapay çiçekler ve led ışıklar, birkaç yere bağlı duran soft renkli balonlar hepsi mükemmeldi. Ben etrafı incelerken gurubumuz fotoğraf delisi olan Helin söze girdi "Efsun hadi pastanla poz ver fotoğrafını çekiyim. Sonra gurupça da çekilmemiz lazım. Ooo... daha çekilecek çok fotoğraf var hadisenize." Helin’in yoğun istekleri üzerine yaklaşık 15 dakikadır fotoğraf çekiliyordum ve asla bitmiyordu bende artık dayanamayarak "Aaa... yeter Helin ya. Yok o köse çok iyi yok bu poz, yeter benden bu kadar artık pastamı yemek istiyorum." demiştim isyan eder şekilde. Helin itiraz etmeye kalkışınca guruptaki herkes isyan etti ve Helin de bırakmak zorunda kaldı. Ardından pastamı üflemeye geçtim. Herkes yan yana durmuş beni bekliyordu. Pastayı tutan Bora dilek tutmayı hatırlattı ve pastayı önümde tutmaya devam etti.

Bu yaştan dileğim istediğim üniversiteye gitmek ve bu süreçte sevdiğim herkesin yanımda olması.

Bölüm sonu

1 yorum

  • Güzel ilerliyor. Sonraki bölümü merak ettim:)

    1Yanıt