İçeriğe geç

Kimsin Sen?

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Kimsin Sen?

Bölüm 2

Sadakat ve Takıntı

Sıramda yarı uykulu bir şekilde İlayda'yı bekliyordum. Harbi neden dün gece uykumu alamamıştım ki? Belki hatırlamadığım bir kabus görmüşümdür hatırlamıyordum. Ben bu düşüncelere dalmışken yanıma benim aksime gayet enerjik bir şekilde İlayda geldi.

"Ne oldu dün gece karabasanlar mı geldi yoksa? Ne bu hal?" dedi. Yüzüm o kadar çökmüş mü görünüyordu?

"Ne var ki? anlamında bir bakış attım.

"Gözaltlarını görsen anlarsın. Gel de bir yüzünü yıka kendine gel." dedi ve cevabımı beklemeden beni lavaboya doğru sürüklemeye başladı.

Aynaya döndüğümde sadece gözaltlarımın hafif morardığını gördüm ama İlayda'nın abartmalarıydı işte. Kapatıcımı çıkarıp gözaltlarıma hafif bir şekilde uyguladım ve İlayda'ya döndüm.

"Ben de ciddi bir şey sandım. Ne diye o kadar abarttın ki?" dedim.

"Çok uykulu görünüyordun. Uykun açılsın diye dedim." dedi ve kıkırdadı. ona trip atıyormuş gibi bıkkın bir bakış attım.

"Ya tamam, özür dilerim."dedi ve ardından sıkıca arkamdan sarıldı.bende gülüp sarılmasına karşılık verdim ve sınıfa döndük.

Lavabodan dönerken yanlışlıkla biri bana çarptı. Yüzümü çevirdiğimde bir de ne göreyim? Ece o tiz sesiyle saçma sapan bana atarlanıyor. Normalde olsa görmezden gelirdim ama sabahın o saatinde cidden çekilmiyordu.

"Ece'ciğim acaba susmaya ne dersin? Normalde yapsan hiç sıkıntı yok ama şuan cidden çekilmiyorsun. Ayrıca sen bana çarptın farkındaysan."

"Pardon da benimle sen nasıl böyle konuşabilirsin? Hem bana çarpıp bir de nasıl konuşuyorsun ha?" ve sırıtarak ekledi:

"Ne bekliyordun ki, herkes hak ettiği yeri buluyor Aylin'ciğim... Senin gibi aptal bir kızı aldatmak çok kolay olmuştur." dedi ve ardından güldü.

Bu cidden bardağı taşıran son damlaydı. O dediğinden sonra bende bütün şalter indi ama Ece'nin saçına öyle bir yapıştım ki İlayda ve Ece'nin iki yancısı bizi ayırmaya çalıştı ama Ece'nin saçı elimde tutam tutam.

*

Ben, İlayda , Ece ve Ece'nin yancıları müdür yardımcısının odasında bekliyorduk. Normalde hocalarla aram çok iyidir bu yüzden bu olaydan sıyrılacağımı biliyordum Ece'de bunun farkındaydı bu yüzden müdür yardımcısı Figen Hoca'ya döndü.

"Hocam ben İlayda'dan şikayetçi değilim. Artık çıksak olur mu?"

"Evet hocam hem haftaya sınav haftamız başlıyor derslerden geri kalmasak iyi olur." diye ekledim.

Figen Hoca beni severdi. "Peki bugünlük böyle olsun ama bir daha olursa bir daha böyle kurtulamazsınız haberiniz olsun." dedi.

Figen Hoca'ya teşekkür edip çıktık. İlayda hemen bana döndü ve "Aylin yanlış anlama ama içinde böyle bir canavar olduğunu bilmiyordum. kızın saçları elinde kaldı resmen." dedi.

"Sorun şu ki ben de bilmiyordum. Neyse en azından Figen Hoca'yla aram iyiydi. Yoksa bu işten o kadar kolay sıyrılamazdım."

"Boşver o geçen seneden beri böyle bir dayak istiyordu, iyi yaptın." dedi ve güldü.

İlayda tam lafını bitirdiğinde yanımıza Semih geldi.

"Neden bu kadar sinirlendin güzellik?"

Cidden mi bugün neden bu kadar kötüydü. İlayda tam konuşacakken döndüm ve İlayda'ya "Biraz bizi yalnız bırakır mısın?" dedim. İlayda başıyla onayladı ve uzaklaştı.

"Sen bana hala ne yüzle 'güzellik' diyorsun?" diye çıkıştım.

" Eski sevgilim değil misin?" dedi pişkin pişkin.

"Beni aldatan sendin Semih, hala bana gelmiş nasıl hiçbir şey yokmuş gibi davranıyorsun? Bir insan bu kadar mı yüzsüz bu kadar mı gurursuz olur ha?"

"Ama ben seni istiyorum." dedi. Cidden artık sinirden başım zonkluyordu.

"Lan madem beni istiyordun neden beni o Ece denen kızla aldattın salak herif? Hala nasıl böyle pişkin pişkin konuşuyorsun anlayamıyorum ya. Şimdi beni rahat bırak!" Bu söylediğimden sonra kaşları çatıldı ve koluma sıkı bir şekilde yapıştı. Ne kadar belli etmesem de korkutmuştu. Etrafıma bakındım ama kimse yoktu bu beni daha çok gerdi.

"BIRAK KOLUMU SEMİH!"

"BIRAKMIYORUM VE BENİM OLANA KADAR BIRAKMAYACAĞIM!" Artık iyiden iyiye korkmaya başlamıştım ben ne tür bir takıntılıyla sevgili olmuştum? O anki sinirle güçlü bir tokat yapıştırdım ve yüzüne tükürdüm.

"Beni artık rahat bırak ve Ece'ye git anladın mı? SENİ İSTEMİYORUM! dedim ve arkamı döndüm. Arkamdan bağırdı:

"MERAK ETME SANA SONRA TEKRAR ŞANS VERECEĞİM!" dedi. Cidden bana takıntılı mıydı? anlam veremiyordum?

Koşar adımlarla sınıfa gittim. İlayda sınıfta değildi. Hatta sınıfta kimse yoktu. o anki korku ve öfkeyle kendimi yere bıraktım.

"Sen ne tür bir pisliksin Semih ? Beni aldatan sendin beni terk eden sendin şimdi neden bana bu kadar taktın? Bırak artık peşimi! Korkuyorum , korkuyorum ALLAH KAHRETMESİN Kİ NE YAPACAĞINI KESTİREMİYORUM VE KORKUYORUM!" ve gözlerimden yaşlar boşaldı. Tam o sırada arkamdan bir ses geldi:

"İyi misin?"

Arkamı döndğümde Emir'i gördüm. Sınıfta kimse yok sanmıştım ama meğer Emir en arka sırada sessiz sessiz oturuyormuş. hızlıca göz yaşlarımı sildim.

"Evet, sadece biraz sinirlendim."

"Normal bir sinirlenme gibi durmuyordu ama neyse, sen bilirsin." dedi ve ardından ekledi:

"Eğer yardıma ihtiyacın olursa arka sırada oturuyorum." dedi ve sırasına geri oturdu. Yüz ifadesinin aksine bakışları gayet yumuşaktı ve insanı gerçekten rahatlatıyordu. Ama cidden mi? Sadece bu kadar mı? Ben romantik kitaplarda olduğu gibi bir şey hayal etmiştim, doğrusu bir şey yok diyen bendim. Bana yalvaramaz sonuçta.

Yerimden kalktım, üstümü çırptım ve İlayda'yı aramaya çıktım.

*

Kısa bir okul turundan sonra İlayda'yı buldum. ve yanına gidip sıkı sıkı sarıldım.

"Ne oldu?"

"Bir şey yok ya, salak sinirimi bozdu."

"Ne dedi sana yine? Cidden artık sinir bozuyor."

"Boşver keyfimizi bozmayalım. Hazır kantindeyken kahvaltımızı yapalım hadi. Ece salağı yüzünden yiyemedik zaten." dedim. İlayda bu dediğime güldü ve gidip bir şeyler aldık.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.