"Bazı gerçekler unutulmaz. Sadece üzerleri örtülür."
O gece uyuyamadım.
Telefonum elimdeydi.
Son mesajı defalarca okudum.
**0507 *** ** :Çünkü ben seni hiç unutmadım, Aleyna.
Neden?
Bu sorunun cevabı yoktu.
Ama artık emin olduğum bir şey vardı.
Bu kişi beni tanıyordu.
Hem de sandığımdan çok daha iyi.
Sabah kahvaltıya indiğimde annem sessizdi.
Ben de...
Masadaki sessizlik boğazımı sıkıyordu.
Sonunda dayanamadım.
"Anne."
Başını kaldırdı.
"Dün sana sorduğum soruya cevap vermedin."
Gözlerini kaçırdı.
"Hangi soru?"
"Bir abim var mı?"
Çatalı elinden düştü.
Metal sesi mutfakta yankılandı.
Uzun süre konuşmadı.
Sonra yavaşça başını kaldırdı.
"Bu konuyu konuşmak istemiyorum."
"Neden?"
"Gerek yok."
"Sana göre."
Annem ayağa kalktı.
"Gerek yok, Aleyna."
Sesindeki sertlik beni şaşırttı.
"Çünkü bazı yaralar açılmamalı."
"Benim geçmişimden bahsediyoruz."
"Geçmiş bazen olduğu yerde kalmalıdır."
İlk kez anneme kızıyordum.
Çünkü bana gerçeği söylemiyordu.
Öğleden sonra evde yalnızdım.
Annem işe gitmişti.
Can sıkıntısından kitaplığımı karıştırmaya başladım.
Eski klasörler...
Defterler...
Dosyalar...
Tam vazgeçecekken kalın, siyah bir albüm buldum.
Daha önce hiç görmemiştim.
İlk sayfayı açtım.
Boştu.
İkinci sayfa...
Boş.
Üçüncü sayfa...
Yine boş.
Kaşlarımı çattım.
Bu albüm neden tamamen boştu?
Sayfaları hızlıca çevirmeye başladım.
Tam ortalara geldiğimde bir şey dikkatimi çekti.
Bir sayfa diğerlerinden daha kalındı.
Parmağımla kenarını kaldırdım.
Sayfa çift katlıydı.
Yavaşça ayırdım.
İçinden eski, sararmış bir gazete kupürü düştü.
Kupürü açtım.
Başlık büyük harflerle yazılmıştı.
İŞ İNSANI HAYATINI KAYBETTİ. OĞLU KAYIP.
Kalbim duracak gibi oldu.
Haberi okumaya başladım.
"...Bursa'da meydana gelen olay sonrası..."
Devamını okuyamadan kupür elimden çekildi.
Annem...
Kapıda durmuştu.
Yüzü bembeyazdı.
"Nereden buldun bunu?"
Sesinde korku vardı.
Gerçek korku.
"Bu ne?"
diye sordum.
Annem cevap vermedi.
Kupürü arkasına sakladı.
"Görmemen gerekiyordu."
"Neden?"
"Çünkü..."
Cümlesini tamamlayamadı.
İlk kez gözlerimin içine baktı.
Ve ağlamaya başladı.
O gece telefonum saat tam 23.47'de titredi.
**0507 *** ** :Haberi gördün.
Siz:Babam gerçekten öldü mü?
Bu kez cevap çok uzun sürdü.
Dakikalar geçti.
Sonra telefon yeniden aydınlandı.
**0507 *** ** :Evet.
Gözlerim doldu.
Parmaklarım titriyordu.
Yeni mesaj geldi.
**0507 *** ** :Ama sana anlatılan şekilde değil.
Nefesim kesildi.
Ne demekti bu?
Babamın ölümü...
Bana anlatıldığı gibi değildi.
O hâlde...
Bana daha kaç yalan söylenmişti?
Tam telefonu bırakacakken son bir mesaj daha geldi.
**0507 *** ** :Gerçekleri öğrenmek istiyorsan...
Yarın eski tren garına gel.
Saat 18.00.
Tek başına.
Telefon elimden kayacak gibi oldu.
İçimdeki ses bana gitmememi söylüyordu.
Ama merakım...
Korkumdan daha büyüktü.