"Bazı anahtarlar kapıları değil, geçmişi açar."
Elimde tuttuğum anahtara uzun süre baktım.
Küçücük bir metal parçasıydı.
Ama nedense ağırlığı çok fazlaydı.
Üzerindeki yazı gözümün önünden gitmiyordu.
D-14
Ne demekti bu?
Bir oda mıydı?
Bir ev mi?
Yoksa geçmişimden kalan bir şey mi?
Telefonumu elime aldım.
Numaraya yazmak istedim.
Ama ne yazacağımı bilmiyordum.
Sonunda parmaklarım hareket etti.
Siz:Bu anahtar neyin anahtarı?
Mesaj gönderildi.
Beklemeye başladım.
Bir dakika...
Beş dakika...
On dakika...
Cevap yoktu.
Tam telefonu bırakacakken ekran aydınlandı.
**0507 *** ** :Onu bulacağını biliyordum.
Kaşlarımı çattım.
Siz:Benim eşyalarımın arasına nasıl girdi?
Uzun bir süre cevap gelmedi.
Sonra:
**0507 *** ** :Çünkü bazı şeyler zamanı gelince ortaya çıkar.
Sinirlendim.
Sürekli cevap veriyor ama hiçbir şeyi açıkça söylemiyordu.
Siz:Benimle oyun mu oynuyorsun?
Bu kez cevap daha hızlı geldi.
**0507 *** ** :Hayır.
Seni korumaya çalışıyorum.
Bu cümle beni daha da düşündürdü.
Beni korumak mı?
Kimden?
Neden?
Ertesi gün okuldan çıktıktan sonra direkt eve gitmek istemedim.
Bursa hâlâ bana yabancıydı.
Ama artık sadece yabancı değildi.
Sanki bu şehirde benim bilmediğim bir geçmişim vardı.
Telefonumdaki haritayı açtım.
"D-14" yazabilecek herhangi bir yer aradım.
Hiçbir şey çıkmadı.
Tam vazgeçecekken eski bir bina fotoğrafı dikkatimi çekti.
Bir ilan sitesinde eski bir apartmanın fotoğrafı vardı.
Apartmanın girişinde küçük bir tabela görünüyordu.
D Blok
Yaklaştırdım.
Fotoğraf bulanıktı.
Ama içimde garip bir his oluştu.
Sanki bu yeri biliyordum.
Akşam annem eve geldiğinde beni salonda otururken buldu.
"Ne yapıyorsun?"
"Hiç."
Yalan söylediğimi anladı.
Ama bir şey demedi.
Bir süre sessiz kaldık.
Sonra ona baktım.
"Anne..."
"Evet?"
"Bursa'ya daha önce geldik mi?"
Elindeki tabak yavaşça durdu.
Sadece birkaç saniye.
Ama o birkaç saniye bana yetti.
"Hayır."
Cevabı çok hızlıydı.
Fazla hızlı.
Gözlerimi ondan ayırmadım.
"Hiç mi?"
"Hiç."
Ama içimde bir ses bunun doğru olmadığını söylüyordu.
Gece herkes uyuduktan sonra odama geçtim.
Anahtarı tekrar elime aldım.
Tam o sırada telefonum titredi.
**0507 *** ** :Yarın D-14'e git.
Kalbim hızlandı.
Siz:Neresi olduğunu biliyor musun?
Cevap geldi.
**0507 *** ** :Evet.
Siz:Sen de gelecek misin?
Bu kez cevap çok uzun sürdü.
Sonunda:
**0507 *** ** :Hayır.
Ama orada geçmişinden bir parça bulacaksın.
Telefonu kapattım.
İlk defa korkuyordum.
Ama aynı zamanda...
İlk defa gerçekten bir şeyi öğrenmeye yakındım.
Ertesi sabah çantamı hazırlarken küçük bir şey fark ettim.
Anahtarın arkasında daha önce görmediğim bir çizik vardı.
Dikkatlice baktım.
Sanki biri oraya bir harf kazımıştı.
Parmaklarımla üzerinden geçtim.
Tek bir harf seçebildim.
E
O an kalbim duracak gibi oldu.
Çünkü nedenini bilmeden...
Bu harfin benim için önemli olduğunu hissettim.