İçeriğe geç

Kimsesiz Kız

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Kimsesiz Kız

Bölüm 1

Çocukluk

Merhaba , benim adım Ceylan. Ceylan KARA. 17 yaşındayım. Ve hep 17 yaşında kalacağım. Çocukluğum hep sallantılı geçti. Annemin beni istememesi , birçok arkadaşımın beni sevmemesi , üvey abimin benden nefret etmesi gibi şeylerle geçti.

.

Annem beni iki yaşındayken terk etti daha doğrusu terk etmiş. O zamanları pek hatırlamıyorum. Beni amcam ve yengeme bırakmış. Ben iki yaşımdan beş yaşıma kadar yengemin gereksiz baskısı ile büyüdüm. Amcam bunu biliyordu ama engel olmuyordu. Annem o zamanlar geri gelmişti yanıma. Beş yaşımdan altı yaşıma kadar ise annem ile birlikte kaldım. Fakat her şey altı yaşımdan sonra başladı. Annem başka biriyle evlenmişti ve adam hiç düzgün biri değildi. En azından o görüntüyü vermiyordu. Adamın eski evliliğinden olan 2 oğlu vardı. Yani benim üvey abilerim. Biriyle aram çok iyiydi ama diğer abim Merih ile asla aram iyi değildi. Beni istemiyordu. Kardeşi olarak değilde düşmanı olarak görüyordu. Zaten her şeyin başını yani bu hikayenin başını Merih, üvey abim çekiyordu.

Kendimi ona sevdirmek için elimden geleni yaptım ama nafile. Asla kendimi ona sevdiremedim. Diğer üvey abim Melih ise beni seviyordu. En azından o aileden beni seven birisi vardı. Aslında bir değilde birileri de diyebiliriz. Çünkü o evdeki hizmetliler de beni seviyorlardı. Bana evin küçük neşesi diyorlardı fakat üvey babam , öz annem ve üvey abim o yönde değillerdi. Eğer bana öz babamı sorarsanız annem ve babam ben doğmadan önce boşanmışlar. Annem zaten beni o yüzden sevmiyor. Babama çok benzediğim için.

Babamı hiç tanımadım ama yüzünü fotoğraflarda gördüm. Gerçekten de babama çok benziyordum. Anneme babamdan söz edersem eğer bana ağzına ne gelirse söylüyordu ve sonuna "babası kılıklı" lafını da asla esirgemiyordu. Mesela üvey abilerim Merih ve Melih de babalarına benziyorlardı ama annem hiç onlara babalarına benziyor diye kötü davranmıyordu. Evde bir tek eşit davranan hizmetlilerdi galiba. Asla ayrım yapmazlardı.

Mesela Süreya abla. Beni kendi çocuklarından asla ayırmazdı. Annem bana kızdığı zaman hemen yanıma gelirdi. Beni teselli eder birazda olsun rahatlamamı sağlardı. Onu bu yüzden çok seviyordum. Birde yaptığı yemekler her şeyden güzeldi. Çünkü annem bana kendi eliyle yemek yaptıysa bile bir elin beş parmağını geçmezdi. Birde evde Zeytin adın simsiyah bir köpek vardı. Çok tatlıydı o köpek. Her sabah beni uyandırmaya geliyordu.

Aslında amcamlarda kaldığım zaman orada da bir köpek vardı. Adı da Duman'dı. Çok tatlı ve güzel bir köpekti ama onu da benim gibi öldürdüler. Duman'ın gidişine çok üzülmüştüm. Çünkü o bana yengemin yaptığı baskıları unutturuyordu.

Zeytinin de öyle olmasını istemiyordum ve her gün neredeyse vaktini onunla güzel geçirmeye çalışıyordum. Her zeytinin yanına indiğimde ise üvey abim Merih'in bakışları beni korkutuyordu. Sanki öldürmek istiyormuş gibi bakıyordu. Ama o zamanlar daha küçük olduğum için pek fazla takmıyordum bakışlarını. Zaten ben takmaya çalışsam da Sümeyra abla hep unuttururdu bana. Her seferinde onun bakışlarını görüyordü ve beni yanına çağırıp bakışlarını unutturuyordu. Zeytini o da çok seviyordu bir de Melih abim. Her sabah yanıma gelir nasıl olduğumu sorardı. Bende iyi olduğum zaman "iyiyim" derdim , kötü olduğum zaman ise "kötüyüm" derdim. Kötü olduğum zaman neden kendimi öyle hissettiğimi yazmam için bir defter vermişti. Bu da o defterden kalan yazıların birleşimi.

Kendimi genelde iyi hissederdim ta ki annem beni azarlayana kadar. Azarladığı zaman odama geçer defterimi açardım. En sevdiğim kalemim ile yazmaya başlardım. "Annem bugün yine bir şey yapmadığım halde azarlamaya başladı. Belki beni sevdiğinden yapıyordur ama beni çok kırıyor. Sevgilerimle Ceylan KARA" .

Bu o defterde ki yazılarımdan biri. Genelde hepsi birbirine benziyordu. Ben hep annemin beni sevdiğine inandım. Umudumu asla yitirmedim. Bazen üvey abim Merih gelip "annen seni sevmiyor ve asla da sevmeyecek." Deyip moralimi bozsa bile hala umudum vardı. Annem elbet birgün beni sevecekti. Ama ne zaman? Belki de üvey oğlu Merih aklındaki şeyi yapana kadar. Üvey abim Merih beni sevmese de ikizi Melih beni seviyordu. Hatta ben ilkokula başladığım zaman o kadar heyecanlıydı ki. Sanki benimle birlikte o da okula gidecekmiş gibiydi. Benim için her şeyin en iyisi olmasını istiyordu. Asla kötü bir şey düşünmüyor ve söylemiyordu. Annemin bazen bana söylediği şeyleri o da duyuyordu ve annem ile kavga ediyordu. Aslında annem, abim Melih ile ne kadar kavga etse de asla ondan vazgeçmiyordu. Ona daha doğrusu onlara gözü gibi bakıyordu. Hatta abim ikizinin bakışlarını da fark ediyordu. Onunla da kavga ediyordu. Zaten ikizi ile arası pek iyi değildi. Belki de hiç iyi olmayacaktı. Melih abim ikizinin planından yani aklındaki şeyden haberi var gibiydi. Sürekli bana "Merih'in dediği hiçbir şeye inanma. Seninle oyun oynuyor." Diyordu. Birde sonuna beni sevdiğini ilave ediyordu. Bende nedenini sormadan tamam deyip geçiyordum. Çünkü en fazla ne olabilirdi ki. Sonuçta üvey bile olsa abimdi. Kendi aklımda asla ikisiyle alakalı kötü bir düşünce geçmedi. Geçmeyecekti de. Bazenleri abimin verdiği deftere Merih abim ile ilgili bir iki şey yazsam bile aklıma asla öyle kötü şeyler getirmemiştim. Onun hakkında yazdığım iki şey ise çok küçük şeylerdi. Mesela "Bugün üvey abimin bakışları beni çok korkuttu. Hatta dün gece rüyamda bile onun bakışlarını gördüm. Onu seviyorum ama bakışları beni korkutuyor. Sevgilerle Ceylan Kara." Yazmıştım. Ama gerçekten de o gün kendimi çok kötü hissetmiştim. O yüzden yazmak istedim. Zaten diğer yazdığım şeyde bunun aynısı gibiydi. Galiba yazdığım her şey birbirinin aynısı gibi. O defterde en çok annem ile ilgili şeyler yazıyordu. Sadece 1 2 tane falan üvey abim ile ilgili vardı.

Tabii o zamanlar beni herkesin sevdiğine kendimi inandırmıştım ki her cümlenin sonuna "Belki beni seviyordur." Yazıyordum. O zamana kadar asla kendi içimi kötü düşüncelerle doldurmadım. Dolduramazdım da zaten. Küçücük el kadar yedi, sekiz yaşında bir çocuktum. Zaten üvey abim Merih'in planı o zaman devreye girmeye başladı..

Bölüm sonu

8 yorum