İçeriğe geç

Kim Olduğumu Söyle

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Kim Olduğumu Söyle

Bölüm 2

Biz Evleneceğiz

"Biz evleneceğiz."

Bu ses kafamda yankılandı. Nasıl? Ben bu adamla evlenecek miyim? Ama hiç bir şey hatırlamıyorum! Hiç bir duygum yok şuan! Ama istemiyorum desem bir şey ifade eder mi? Gerçi şuan karşımda oldukça kararlı ve soğuk görünüyor, hayır deme şansım yok gibi...

"Ama ben daha seni tanımıyorum? Bir tık erken değil mi? Hani ben seni tanısan tanışsak falan?..."

Diye umutsuz bir şekilde sordum,battaniyeme daha çok gömüldüm. Ama o daha sonra üstümdeki battaniyeyi omzuma kadar açtı ve benimn yüzümü odanın ağır havasına maruz bıraktı

"Evleneceğiz. Ben sen sana evlenmeden bazı şeyleri anlatırım. Hafızanı kaybettiğin için üzgünüm."

Ayağa kalktı,arkasına döndü ve kapıya doğru yürüdü. Hiç bir şey söylemeden çıktı.

Kafam çok karışıktı,ben bu adamla nasıl bir ilişkiye girmişim? Ama yakışıklı... Ve zengin. Odadan çıkmasıyla bir iç çektim ve yataktan kalkmamla bir şok yaşadım.

Ben niye çıplağım amına koyim?!

Daha önce fark etmemiştim,yeni uyandığım için üşüdüğümü sanmıştım! Ellerimle refleks olarak göğüslerimi ve iç uyluklarımı örttüm,nefesim düzensizleşti. Başım dönüyordu,aklıma hep en kötüsü geliyordu. Benim hafızamı kaybettiğimi nerden biliyorlardı? Ya beni sırf o iş için kaçırdılarsa?

Aklımdaki o düşünceleri geçiştirmek için kafamı sağa sola doğru salladım ve odada gözüme ilk kestirdiğim dolaba koştum. Dolabın altın kaplamalı kapaklarını tutup açtım ve içerisindeki elbiselerin ışıltısıyla gözüm kamaştı. Fakat şuan düşünecek vaktim yoktu,acilen bu mağlum durumdan kurtulmalıydım!

Elimi içeri attım ve ilk gelen kıyafeti seçip üstümü giydim. Kıyafet bembeyazdı,dekoltesi ve kolları ışıltılıydı.

"Anasını satayım... Geleceğimden daha parlak bu!"

Odanın köşesinde duran boy aynasına gittim,görünüşümden haberim yok sonuçta. Hatırlamıyorum. Fakat yinede gözlerim sıkı sıkı kapalıydı,kendime bakmak istemiyordum sanki. Ya çok çirkinsem? Zorlukla da olsa aynadan kendime baktım.

Kendime baktığımda gözlerim büyüdü. Ben hem albino hem de vitiligo olmayı nasıl başardım lan?! Bahtımın talihini sikeyim! Ama en azından kahküllerim güzel. Saçlarım kısa,omzumun biraz altındalar. Ve göğüslerim niye bu kadar küçük amına koyim?! Ben daha büyük bekliyordum!

Sinirle yatağa oturdum,zihnim karmakarışıktı. Neden burada olduğumu,kim olduğumu,adımı,yaşımı,ailemi ve şu evleneceğim adamı bile hatırlamıyordum. Bir sürü sorun vardı,mesela memelerimin küçük olması gibi.

Biraz kafamı dağıtmak için bu malikanede gezmek istiyordum ama hala çıplak uyanmanın şokunda olduğum için pek sıcak bakmadım bu fikre. Yinede belki çıkış bulabilirim? O yüzden odanın çıkışına yürüdüm ve kapıyı açtım.

Kapının açılmasıyla beni lüks ve uzun bir koridor karşıladı. Yutkundum. Ben nasıl adamlara bulaştım? Koridor lüks tablolar,vazolar ve heykeller ile doluydu. Tereddütle koridorda yürümeye başladım. Etrafta bir sürü çalışan vardı, çoğu acalyele koşuyor ve sert adımlarla birilerini takip ediyordu.

Koridorda amaçsızca dolaşmaya başladım ve nedense çalışanlar bana iğrenmiş bir şekilde bakıyordu... Nedenini anlamamıştım,ve mümkünse de anlamak istemiyordum.

Koridorda diğerlerinden daha büyük ve kenarları altın kaplamalı bir kapı buldum. İçeriden sesler geliyordu,daha çok bağırma,inleme sesleriydi. Bunlar kadın sesleriydi. Sinirle kapıyı açtım.

"Şiddet mi var burada?!"

Diye sövecekken gördüğüm görüntüyle dondum. İki kişi masanın üstünde üst üste... Anladınız işte. Dondum kaldım

"Ha,şey... Pardon,devam edin siz."

Dedim ve hızla kapıyı kapatıp koşarak kaçtım. Ben ne gördüm az önce?!

Nereye koştuğumu bilmeden kaçarken bir merdiven gördüm. Merdivenlerden inerken artık nasıl acale ettiysem merdivenlerden bok çuvalı gibi düşmemde bir oldu

"Ananı-!"

Son sözüm bu olacaktı herhalde diye düşünürken bir anda bir kol beni tuttu. Refleksine kurban olayım senin! Kafamı hafifçe kaldırdım ve beni tutan kadına baktım

"Özür dilerim,sanırım biraz sert düştüm-"

"Kapa çeneni ve kolumdan in."

Amına koyim herkesin mi bana karşı düşmanlığı var?!

"Merak etme,bende kolunun arasında rahat değildim zaten."

"Sus ve kalk!"

Gözlerimi devirdim ve kalktım,biraz sendeledim fakat sonrasında ayakta durdum.

"Kalktım kalktım... Adını söyler misin en azından?"

"Mai."

"Şey, bende-"

Diyecekken duraksadım. Ben kendi adımı bile bilmiyordum... Yani kendi adımı kendim seçebilirdim!

"Mizuki,evet. Adım Mizuki."

"Mizuki?..."

Dedi bana bomboş bakarken,kollarını kavuşturmuş nöbetçi öğretmen gibi bakıyordu bana.

Sonrasında gözleri kısıldı ve ellerini belinin kenarında yumruk yaptı

"Demek sevgilimi çalan ucube sensin,ha?!"

Dedi ve ben daha olayı kavrayamadan benim yüzüme doğru bir yumruk doğru geliyordu...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.