Ben kimim?
Uyandığım zaman kendime ilk sorduğum soru buydu,neden tüm vücudum uyuşmuştu? Neden tüm vücudum yıllardır uyumuşum gibi ağrıyordu? Ve en önemlisi...
Neredeyim Ben?
Eğer tüm vücudum bu kadar ağrıyor ve hasta gibi hissediyorsan hastanede olmam gerekmez mi? Oysa benim şuan bulunduğum yer oldukça lüks görünüyordu. Bir hastane olamayacak kadar lüks.
Etraf özellikle bordo ve siyah renkleriyle donatılmıştı,muhtelemen burayı yapan kişinin zevki iyiymiş,ve çokta zenginmiş. Özellikle zengin olduğu masadaki iki böbreğimi de satsam yetmeyecek kadar pahalı saat koleksiyonu ile belli oluyordu. Ayrıca etraftaki tüm süslemeler altın kaplamalı olduğu için ayrı bir şık havası vardı,buranın sahibini kapsak ne güzel olur ama neyse...
Gözlerim ve tüm vücudum hala ağrıyordu,ayrıca baştaki sorum hala geçerli. Ben neredeyim sorusu değil. Ben kimim?
Kim olduğumu hatırlamıyorum... Sadece kim olduğumu değil,hiç bir şeyi hatırlamıyorum,zihnim bir boşluktan ibaretti. Kendimi zorladım. En azından adımı hatırlayabileyim... Fakat nafile,hiç bir halt hatırlamıyorum! Benim bu evde ne işim var? Acaba borcum vardı da adamlar beni kaçırıp bayıltıp intikam mı alıyordu? Yok canım,öyle olsa beni bu odaya koymazlardı,bodruma falan kapatırlardı. Hem benim borç yapmaya bir yerlerim yemez. Ama ya hafızamı kaybetmeden önceki halimin bir yerleri yiyorsa? Eğer öyleyse ben hayatımın ta orta yerine-
"Uyandığını söylememek kabalık sayılır,biliyorsun değil mi?"
Aniden kapıdan gelen sesle tüm düşüncelerim vücudum gibi dondu. Bu çekici sesin sahibi kim?! Kusura bakmayın ama eğer benim bu adamla bir bağım yoksa,asın beni! Yaşayamam ben!
Kafamı zar zor döndürerek karşımda duran ve vücudunu zar zor seçebildiğim adama baktım ve yorgun bir sesle cevap verdin
"Böyle bir zorunluluk olduğunu bilmiyordum."
Adam gel beni al! İçimden şuan bu sözler bir mantra gibi kafamda dönüyordu ama bence bunu bilmesine gerek yok.
Karşımda duran,adını bilmediğim ama sesine tutulduğum o adam aynı ses tonu ile cevap verdi
"Eğer şuan bu malikanede yaşıyorsanız evet,her davranışızın hatta her aldığınız nefesten bile haberimizin olması lazım."
Bende sana tutuldum,haberin olsun. Gözlerim artık açıktı,vücuduna baktım ve ıslık çalmak için zor durdum. Abi oha! Benim boyumu çalıp bu adama vermişler! Acaba içimden ona yürüdüğümü duysa benim bu evde malum bir yerlerimi yakar mıydı?
"Haberimiz derken? Daha kaç kişi var? Topluca psikopatlar derneği olarak beni mi kaçırdınız?"
"Kaçırmadık."
"Ne yaptınız?"
"Bize ait olanı aldık."
Oldu! Eşyayım ben zaten,gelen geçen sahip olsun!
Tabikide bunu söyleseydim götüme kurşun dizilme ihtimalini göze alamadığın için ona çekinerek cevap verdim
"Ait olan mı? Kusura bakma sesine kurban olduğum ama adını bilmediğim adam,şuan hafızam sıfırlandığı için kime ne sahiplik sözü verdiğimi hatırlamıyorum."
Az önce adama açık açık yürüdüm mü ben? Elveda Dünya,zihnim sıfırlanır sıfırlanmaz öldüm ben.
Sesine müptela olduğum adam aynı sakinlikle cevap verdi
"Biliyorum. Hafızanızı kaybettiniz. Ama emin olun,sizin için en doğru karar bu."
Hafızamı kaybettim derken? Nasıl lan?! Gerçi bu kadar zamandır anlamadığım için bende bir gerizekalılık var ama olsun,konu bu değil.
"Hafızamı mı kaybettim?! Bak,kim olduğunu bilmiyorum ama eğer hafızamı kaybetmemi sağlayan herif sensen senin belanı si-"
"Misafirimize bu durumu daha yumuşatarak söyleyebilirsin,Kerem."
Sözümü kesen en az,az önce adının Kerem olduğunu öğrendiğim adam kadar çekici sese sahip adamla birlikte tüm vücudum dondu. Nedense bu ses,tüylerimi diken diken ediyordu... Huzursuz ediyordu. Yutkundum,şuanda battaniyeme daha da sarılıp iki adamın atışmasını izlemekten başka çarem yoktu
"Bana ne yapacağımı ne zamandan beri sen söylüyorsun,Birkan?"
Hayırlı olsun! Şuan beynimdeki en güncel bilgi bu iki adamdan ilk tanıştığım sarışın olan adamın Kerem,şuanda tanıştığım dövmeli ve aşırı uzun,simsiyah saçlı adamın adının da Birkan. Ayrıca küçük bir meze olarakta hafızamı kaybettiğini öğrendim. Harika! Yeni bir hafıza için iyi bir başlangıç!
"Seni işe aldığımdan beri söylüyorum,Kerem. Bırak ve misafirimizle ben ilgileneyim."
Kerem ona sert sert baktı,sanki varlığından rahatsız olmuş gibiydi. Birkan ise onun tam tersi kötü bir şekilde sırıtıyordu,fakat bu sırıtma iyi niyetli kesinlikle iyi değildi. Gökte şuan kim müsaitse yardım etsin!
Kerem denen adam kapıya doğru ağır ağır yürüdü,çıkmadan önce Birkan'a baktı."
"Bunu yaptığıma pişman etme beni."
"Ben seni ne zaman pişman ettim?"
"Var olduğun her dakika."
Dedi ve odanın kapısını sert bir gürültü ile kapatıp çıktı. Hayır! Beni bu adamla bırakmayın! Zebani bunun sadece tipini görse çıktığı yere geri döner! Diye zırlamak geldi içimden ama şuan zaten kendimi yeterince zor bir duruma soktuğum için durumu daha da kötüleştirmek istemedim.
Birkan denen adamın sırıtışı Kerem çıktığı an soldu ve masadan yarısı dolu bir şarap bardağını kafaya dikti. Battaniyenin altına daha çok girdim. Neden mi? Çünkü adam bir anda beni öldürmek istese ve battaniyenin altında olduğumu görürse 'Hayır,o battaniyenin altında,ona hiç bir şey yapamam!' Diyecek ve kurtulacam,ne plan ama!
"Adını hatırlıyor musun?"
"Şuan sadece kendi adımdan önce ikinizin adını biliyorum."
"Acınası durumdasın yani?"
Ben bu adama silkerim,ama l harfi olmadan!
"Adımı hatırlamamak acınası olduğum anlamına gelmiyor."
"Keşke sadece adını hatırlamıyor olsan..."
"Bana bak-!"
"Sevgilin ile böyle konuşmak sence de ayıp değil mi?"
Sevgili mi? Ne sevgilisi? Bunla mı? Zevkim iyiymiş ama kim itiraf etti acaba... Gerçi bu piç itiraf etmek yerine evime saatli bomba yollayarak 'Seni bu bombanın içindeki atomlar kadar seviyorum!" Yazar ve tüm hayatımın ağzına sıçar
"Ne sevgilisi? Hayırdır? Benim hafızam yerinde değil şuan,sana karşı duygum yok."
"Bana karşı duygun var mı diye sormadım."
"O zaman neden sevgiliyiz?!"
"Seni ben seviyorum,ama sen seviyor musun bilmem."
"Sevmiyorum! Tanımıyorum şuan seni! Hem zaten niye uğraşıyorsun,ayrılsana benden."
"Ayrılamam."
Buna o kadar hızlı bir şekilde yanıt verdi ki bir an adamın telepat olup olmadığından şüphe duymaya başladım
"Sebep? Kendine hafızası yerinde olan bir kız bulabilirsin."
"Sorun hafızan değil."
"Sorun ne o zaman?"
"Biz evleneceğiz."
Yazar Notu: Sellaam>_< Biliyorum bir tık kısa oldu,yazım dili basit gelmiş olabilir. Bunun için özür diliyorum hayatımda yazdığım ilk hikaye. Daha öncesinde böyle bir konuya sahip olan bir kitap okumadım,eğer sizin benzettiğiniz bir kitap varsa hikakeyi elimden gelen bir şekilde değiştiririm😔 Şimdilik bu kadar,yorumlarınızı merak ediyorum ✨