(Bölümü beğenirseniz sevinirimmm, iyi okumalarr)
Geçmiş/Gece 4.sınıftayken
"Gece bana pas at!" Beni heyecanla bekleyen Mevsim'e döndüm. Kahverengi saçlarını sıkı bir şekilde bağlamış ucunada kurdele takmıştı. Kurdeleyi ona benim verdiğimi hatırlayınca gülümsedim.
Hemen ayağımdaki topu karşımdaki çocuğa kaptırmamaya dikkat ederek Mevsim'e pas attım. Mevsim tam bir profesyonel gibi topu kolayca kaleye attı. Kaleci Mehmet topu son anda yakalayacak gibi olmuş ama yakalayamamıştı.
Aniden sevinç dolu bir çığlık attım. Takımdakilerinde benden aşağı kalır yanı yoktu. Mevsim'e doğru koşup ona sarıldım .Maçı kazanmamıza son 1 sayı kalmıştı Ve bu maçı kazanırsak karşı takımdakiler bize dondurma alacaklardı.
Kafamda sadece dondurma vardı.
O dondurma benim olacaktı!
Hırsla tekrardan pozisyonumu aldım. Ve o anda onunla göz teması kurdum.
Kayra'yla.
Ona en kızgın yüz ifademle bakmaya çalıştım fakat başaramamış olacaktım ki kendisi sırıtmaya başladı. Bende daha fazla dayanamayıp gülümsedim.
Gülümsemek bulaşıcıydı galiba.
Hakem düdüğü çalınca hızlıca topa doğru koşmaya başladım. Karşımda ise Kayra vardı. O da benim gibi topa doğru koşuyordu .Daha fazla hırslanıp daha hızlı koşmaya çalıştım fakat pek bir işe yaramadı. Kayra çok hızlı koşuyordu ve hızlıca topu ayağıyla kavradı. Ben ise tam o sırada topa ulaşmıştım .Karşı karşıyaydık ve ona bakmadan topu ayağından almaya çalıştım. Önce sağ ayağımla bir hamle yaptım fakat Kayra öyle hızlıydı ki hamlem hiç bir işe yaramadı. Sonra ise onu şaşırtmaya çalışarak ilk sağ sonra sol ayağımı topa doğru savurdum. Ama Kayra ben bu hareketleri yaparken 'ben bunları yemem' gibi bir surat ifadesindeydi.
Ben tam yine ayağından topu almaya çalışacaktım ki kendisi beni şaşırtarak sol ayağıyla topu çaprazıma attı. Ben neye uğradığıma şaşırırken onlar topu bizim kaleye sürmeye devam ediyorlardı. Kendimi toparlayıp topa doğru koştum ve rakip takımımızdaki Ece tam topu kaleye atacakken son anda topu kurtardım ve onların kalesine doğru sürmeye başladım.
Heyecanlanmaya başlamıştım. Bu maçı kazanmak ve bir şeyi başarmak istiyordum. Belki eve geldiğimde maçı kazandığımı babama söylersem benimle gurur duyardı.
Kalp atışlarımın sesini umursamamaya çalışırken kaleye ne kadar yaklaştığımı fark ettim. Görüş açımda kimse yoktu bu yüzden bende sert bir şut çektim ve topun kale tarafına gitmesini sağladım.
Topun kaleye girdiğine bakmadan arkamı döndüm ve zıplamaya başladım. Net gol atmıştım. Maçı biz kazanmıştık.
Diğerlerine bakınca kimsenin sevinmediğini gördüm ve arkamda ne olup bittiğini anlamak için arkamı döndüm.
"Ah." sesin sahibinin arkamda olduğunu anladığımda telaşlandım. Sesin sahibi Kayra'ydı ve yüzünü acıyla buruşturmuştu .Yere baktığımda topun onun önünde olduğunu gördüm ve o anda beynime şimşekler çakmaya başladı.
Kayra'nın özel bölgesine tam olarak şut çekmiştim!
Koşarak onun yanına gittim.Yaptığım hatadan dolayı çok mahcup olmuştum.Kayra'nın yanındaki Mert'e baktığımda bana "Yakınlarına vurdun merak etme." dedi.İçimde tuttuğum nefesi özgür bıraktım.
Ama içimdeki endişeyi gizleyemiyordum.Ne kadar rakibim olsa da o da arkadaşımdı ve ben arkadaşlarımın canlarını yakmayı sevmezdim.Onları üzmeyi,kırmayı sevmezdim.
"İyi misin Kayra?" sesimin titremesine engel olamamıştım.Kimseyi üzmek istemiyordum.Belki Kayra böyle yaptığımdan dolayı benimle arkadaş olmak istemezdi.
Kayra yüzündeki acıya rağmen bana gülümsedi ya da gülümsemeye çalıştı.
"Senin hatan değildi ben topun önüne atladım." dedi.Onu onaylamayıp yine bir şeyi olup olmadığını sordum.Cevabımı alınca rahatladım.
Maçı bitirme kararı almıştık ve bu sayede berabere kalmıştık.Arkadaşlarımla vedalaşıp ve en sonunda Kayra'dan özür dileyip evimin yolunu tuttum.
Evde yaşayacaklarımdan habersizdim.
---------
Masadan çayımı alıp yudumladım ve önümdeki proje ödevime bakmaya devam ettim.Yanımda Mevsim vardı onunla beraber edebiyat proje ödevimizi bitirmeye çalışıyorduk.Şairlerin şiirlerini,hayatlarını,anlamlarını yani düşünüp düşünemeyeceğiniz bir çok şeyi yazmıştık şimdi ise son rötuşları yapıyorduk.
Benim aklımda ise bugün Kayra ile yaptığım konuşma vardı.Ona 4.sınıftakenki bir anımızdan gönderme yapmıştım o ise sadece bana göz kırpmıştı.Ne demek istediğini ise hala anlayamamıştım.Sadece sinirlerimi bozmuştu.
"Gece bence saçlarını kurula maç günü hasta olursun falan." Mevsim'in dediği ile gülümsedim.Mevsim'de benim gibiydi duygularını çok ifade etmezdi ama yinede onu karşıdaki insana aktarırdı.Aramızdaki fark ise onun en azından duygularını aktarabilmesiydi.Ben insanlara duygularımı,hissektiklerimi göstermez içimde yaşardım.
Maçı bahane etmişti ve aslında hasta olmamı istemiyordu.Bana kurduğu cümlenin anlamı buydu.Bugün iki buçuk saat antreman yaptığımız için ter koktuğumu düşünmüş ve Mevsimle eve girdiğimiz gibi kendimi banyoya atmıştım o ise benden sonra girmişti.Banyodan sonra ise saçlarımı kurutmaya üşenmiş direkt katil civcivli pijamalarımı üzerime geçirmiştim.
Mevsim' birazdan kurutacağımı söyleyerek mutfağa gittim ve bizim için meyve tabağı hazırlamaya başladım.Bu sırada Mevsim'in sesini duydum.
"Ben tuvalete giriyorum." onu onayladığımı görmese de ben kendi kendime kafa sallamıştım.Portakalı da soyduktan sonra elimde meyve tabağı ile salona doğru gitmeye başladım.
Annem ve babam saat 11'e kadar gelmeyecekleri için rahattım.Evin benim olması hoşuma gitmişti.Aslında bir tane de abim vardı fakat o kendi kafasında takılıyor ve saat gece 12'den önce dönmeyeceğini biliyordum.
Tam salona girmişken kapının çaldığını duydum.İstemsizce kaşlarımı çattım fakat sonra gelenin kargocu olacağını düşünerek elimdeki meyve tabağıyla kapıya doğru gittim.
"Kim o?"
"Tatlı'n"
Hızlıca kapının kulpunu tuttum ve kapıyı açtım.
Duyduğum sesle ağzım açılırken olduğum yerde çakılı kaldım.
"Buyrun karışık ama peynirsiz pizzanız,tatlı olarak beni rica etmiştiniz galiba fakat ben şuanlık müsait değilim. Başka bir zaman bir kahve içeriz." dedi ve elimdeki meyve tabağını görüp elini uzattı uzatırken bana baktı. Yüzünde motorcu kaskı olmasına rağmen benden izin istediğini anlayabiliyordum. Kitlenmiş bir şekilde aşağıya e yukarıya doğru yani onayladığımı gösterircesine kafamı salladım. O da tabaktan bir portakal aldı ve kaskındaki cam bölmeyi açıp göz kırptı. Ben ne olup olmadığını anlayamamışken o arkasını dönmüş ve motoruna oturmuştu.
Kalbimin hızlanmasına içimden küfürler ederken bir yandan da ona bakıyordum.
Elimdeki pizza kutusuna baktım.Ben fark etmeden o elime pizza kutusunu tutuşturmuştu bile.Yanaklarımın kızardığını hissetmeye başlamıştım.
Demin ne yaşanmıştı!
Kapıyı kapattım ve derin bir nefes alıp arkamı döndüm ve bir çift gözle göz göze geldim.
"Gece aradığımız kişi-" Mevsim eliyle ağzını kapatırken ben cümlesinin devamını getirdim.
"Kayra'ymış."
Biz beraber şok geçirirken pijamamın cebindeki telefonun titrediğini hissettim.Telefonu cebimden çıkarıp elime aldım ve kilit ekranını açtım.Whattsap'tan kaydetmediğim bir numaradan mesaj geldiğini gördüğümde kaşlarımı çattım.
Hızlıca mesaja baktım.
532*******; Saçlarını kurut ,üşüteceksin
Mesaja şaşkınlıkla baktım ve ardından numaraya.Numara bizim o gün yazdığımız numaraydı.Numarayı aklımdan tutamasamda tanıdık gelmişti.
Mevsim'in bileğimi tutmasıyla kendime geldim.Mevsim beni sürüklemeye devam ederken ben telefonu tekrardan cebime koymuş ve mesajı düşünüyordum.Bir anda ne olmuştu da beni önemsemeye başlamıştı? ya da beni önemsiyor muydu?
Kafamdaki düşüncelerime kızdım.Kalbimi dinlememeliydim beni saçma sapan anlamlara sürüklüyordu.
Mevsim beni koltuğa oturttuktan kendisi de karşımdaki koltuğa geçtikten sonra konuşmaya başladı.Kendisinin tam meyve tabağından portakal dilimi aldığı kısmı sadece gördüğünü devamında ne yaşandığını sordu.Ben ise ona olayları tüm gerçekliğiyle anlattım.
Sadece mesajı söylememiştim çünkü o mesaja başka bir anlam yüklemek istemiyordum ve olayları tam olarak anladığımda ona söylemek istiyordum.
Her şeyi Mevsim'e anlatmıştım ve şimdi Kayra'nın getirdiği pizzayı yiyorduk.
"En azından peynirsiz pizza getirmiş baksana!" Mevsim'in olaya bu açıdan bakması beni güldürmüştü .Ben ise hala utancımdan geberiyordum.Mevsim konuşmaya devam etti.
"Okuldan birisini arayalım diye dua ettiğimde bu kadar çabuk kabul olacağını bilmiyordum.Ve o kişinin Kayra olacağını da." buna bende katılmıştım. Anlık olarak ettiği dua kabul olmuştu galiba.
--------
Yatağıma geçip yorganımı üzerime doğru örttüm. Kafamı yukarıya doğru kaldırdım ve tavana astığım parlayan yıldızlara bakmaya başladım. Mesajı ve kendisini düşünmekten başka bir şey düşünemiyordum.
Kafam çok karışmıştı.
Mesaja tekrar bakmak istediğim için komidinimin üzerinden telefonu aldım ve bilinmeyen numaranın bana attığı mesaja baktım.
532*******;Saçlarını kurut, üşüteceksin
Mesajın yüzümde aptal bir gülümseme bırakmasına izin verdim. Kimse yokken duygularıma yer verebilirdim.
Mevsim gittikten sonra ilk işim saçlarımı kurutmak olmuştu.
Bir mesaja bu kadar fazla anlam yüklediği düşündüm ve kendime sinirlendim. Saçma sapan düşünceleri aklıma sokuyordum.cKafamdakileri susturdum ve uyumaya çalıştım. Kendimi uykunun kollarına bırakmadan önce kafamda sadece şu cümle vardı.
Bu benim kaderim miydi? yoksa sadece benim talihsiz şansım mıydı?
(Selamlarr,bölümümüz bu şekildeydi umarım beğenmişsinizdir bölüm ile ilgili yorumlarınızı bekliyorum ve bölümü beğenirseniz sevinirimm.Ve sizlere bir fikrimden bahsetmek istiyorum, ben bu bölümlerden hepinizin haberdar olmanızı istiyorum yani yeni bölüm attığımı size bildirmek istiyorum.Bu yüzden tiktokta bir grup kurma kararı alım o grupta karakterler hakkında konuşacağız ve size yeni bölüm geldiğinde hemen haber vereceğim.İsteyenleriniz olursa tiktoktan bana dm atsınlar eğer 15 kişiyi geçerse dmler grubu kuracağım.Tiktok;Kitapkolikbirii hepinizi bekliyorummm)









