İçeriğe geç

Kilitli Kapılar

Bölüm 9 · 3 dk okuma

Kilitli Kapılar

Bölüm 9

Bölüm 6

Buluşma saati gelmişti ve biz kafeye ulaşmıştık bile. Kafe her zamanki gibi doluydu. Biz nereye gideceğimizi bilemeden etrafımıza bakıyorduk ki az ileriden birisinin bize el salladığını fark ettim ve Ellen’ın kolundan çekiştirip oraya doğru gittik.

"Selam!" konuşan kişi ayakta ve cam tarafında idi. Ela gözleri ve dalgalı sarı saçlarıyla farklı bir havası vardı. "Otursanıza." dediğinde Ellen onun tam karşısına bense Ellen’ın yanına geçmiştim. Bu Erich olamazdı çünkü sesi daha çok kendinden emin çıkıyordu.

Hemen sağında oturan Erich olmalıydı. Dikkat çeken buz mavisi gözleri ve koyu kahve saçları güzel bir tezat oluşturuyordu. Fit bir vücuda sahip olduğu otururken bile çok belli oluyordu. Aynı zaman da kaş piercingi onun çok havalı durmasına neden oluyordu.

Kafamı Ellen’a doğru çevirdiğimde Erich’in yakındaki çocuğu süzüyordu ve o ise Ellen’a sırıtarak bakıyordu. Alttan Ellen’ın koluna vurdum ve gözünü ondan çekmesini sağladım. "Ben Erich." diye sessizliği ilk bozan Erich oldu. Telefondakine göre sesi daha kalın çıkıyor ve ifadesiz bir yüzle beni süzüyordu. "Ben de Lucas." diye kendilerini tanıtmaya başladılar. "Ben de Yeji, kuzenim Ellen." diye elimle Ellen’ı gösterdim.

Kendimizi tanıtmanın ardından kısa bir sessizlik oldu. Lucas’ın hafif gülümsemesi her şeyi kontrol altında tuttuğuna dair bir güven yayıyordu. Ellen, onun bakışlarını fark ettiğinde yanakları hafifçe kızardı ve hızla bakışlarını masadaki kahve fincanlarına çevirdi. Lucas ise bu anın tadını çıkarır gibi görünüyordu, gözleri hâlâ Ellena’nın üzerindeydi.

Onları biraz daha tanımak için konu açmaya çalıştım, "Arya’yı tanıyor musunuz?" Lucas kafasını Erich’e çevirdi, Erich ise kafasını dahi hareket ettirmeden göz ucuyla Lucas’a baktı. Sanki sözsüz iletişim kuruyor gibiydiler. Biraz sonra "Hayır." dedi Erich yumuşak sesiyle. "Onu biraz araştırdık fakat ne ismiyle ilgili ne de soyismiyle ilgili bir şey bulamadık." diye açıkladı Lucas. "Ne yani siz soyismini biliyor musunuz?" dedi şaşırmış bi şekilde Ellen. "Biraz zorlandım ama sonunda öğrendim." dedi Ellen’ın dikkatini çekmek için saçını düzeltirken.

Onu görmezden gelerek, "Soyismi neymiş peki?" dedim masaya bir elimi koyup, Erich’e merakla yaklaşırken. "Size nasıl güvenebiliriz peki?" dedi ve benim yaptığım hareketi yaparak yüzlerimizi daha çok yaklaştırdı. Gözleri yakından daha farklı ve güzel gözüküyordu, ister istemez heyecanlanmıştım.

Hemen sonra geri çekilerek, "Hadi ama! Biz artık bir ekibiz, birbirimizden başka kime güvenebiliriz?!" dememle o da arkasına yaslandı ve sessizce güldü.

Hiçbir şey demeden kollarımı bağladım ve kafeyi süzmeye başladım. İlk geldiğimde korkudan ne yapacağımı bilememiş, etrafıma bakmayı dahi akıl edememiştim. Ama şimdi bakınca ne kadar güzel bir yer olduğunu fark etmiştim.

Lucas’ın sesi beni yeniden masaya çekti. "Asıl soru şu," dedi "Arya neden kendini bu kadar gizliyor? Madem küçük bir araştırma neden hâlâ bize bir şey söylemeyip herşeyi saklıyor?"

Ellen, Lucas’a kısa bir bakış attıktan sonra bana döndü. Onun da bu soruya bir cevabı yoktu gibi görünüyordu. "Arya… Bir tür ipucu olabilir diye düşünüyorum," dedim sonunda. “Onunla ilgili her şey, nereden geldiği, kim olduğu bir muamma.”

Erich’in bakışları bir an için gözlerime kilitlendi. "Bazen," dedi yavaşça, "insanların gizemli olması, sadece saklayacak çok şeyleri olduğundan değildir. Bazen, onlar hakkında ne kadar az şey biliniyorsa, o kadar güvende kalırlar."

Bu sözler içimde bir huzursuzluk yarattı. Erich’in gizemli havası ve söyledikleri, bir şeyler bildiğine işaret ediyordu. Belki de Arya'yla ilgili bildiğimizden daha fazla bilgiye sahipti ama bizimle paylaşmıyordu. Ellen da aynı şeyleri düşünmüş olmalıydı ki, "Eğer bir ekip olacaksak birbirimize güvenmeli ve bilgilerimizi paylaşmalıyız," dedi ciddiyetle ve devam etti, "eğer bir şey biliyorsanız lütfen söyleyin ki işin içine daha fazla batmadan çıkalım." Ellen sözünü bitirir bitirmez hepimizin gözü Erich’in üzerine inmişti. "Ne bakıyorsunuz," dedi Erich ellerini havaya kaldırarak "Ben bir şey bilmiyorum!" "Umarım." dedim sert bir ses tonuyla ve ayağa kalktım. "Gidelim mi Ellen?" "Hemen mi?" dedi Lucas. Kafamı evet şeklinde salladım ve "Gittiğimizi fark etmeden gitmeliyiz." dedim Ellen’ın ayağa kalkışını izlerken. "Bugün için teşekkürler!" dedi Ellen ve kafenin çıkışına doğru yöneldik.

6. Bölüm sonu

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.