Hastanenin üst katındaki başhekimlik odasında ise işler hiç de planlandığı gibi gitmiyordu. Başhekim, elindeki telefonla sinirli bir şekilde konuşuyordu.
"Efendim, durum kontrolden çıkıyor," dedi Başhekim, karşıdaki kalın sesli adama hitaben. "Yeni atanan o kadın doktor, sürekli Zemin Eksi İki'ye iniyor. Cihangir'in orada olduğunu ve her şeyi planladığını fark etmelerinden korkuyorum."
Telefonun diğer ucundan gelen soğuk ses, odadaki havayı dondurmaya yetmişti: "O kadının biletini kesin. Hastaneden atın ya da başka bir bahaneyle susturun. Cihangir o hücreden canlı çıkamaz."
Telefon yüzüne kapandığında Başhekim ter içinde kalmıştı. Hemen güvenlik amirini çağırıp talimatı verdi: "Dr. Asya’yı hemen buraya getirin. Ve o özel odanın kapısını dışarıdan mühürleyin!"
Ancak tard edildikleri bu plan, Cihangir ve Asya’nın kurduğu stratejinin çok gerisinde kalmıştı. Zemin Eksi İki'de, Cihangir masanın üzerindeki küçük ekranı gösterdi. Ekranda başhekimlik ofisinin kameraları canlı olarak yayınlanıyordu. Konuşulan her kelime, odadaki ses sistemine net bir şekilde yansıyordu.
"Şimdi hareket zamanı," dedi Cihangir, üzerinden çıkardığı siyah deri ceketini giyerken. Üzerindeki basit hastane kıyafetinden eser kalmamıştı; artık karşısında duran adam, yeraltının mutlak hakimi Kuzgun'du.
Asya şaşkınlıkla geri çekildi. "Kapı kilitli! Buradan nasıl çıkacaksın? Dışarıda güvenlikler vardır!"
Cihangir duvardaki havalandırma panelini tek bir sert tekmeyle yerinden söktü. İçeriden uzanan gizli geçidi gösterdi. "Bu hastaneyi inşa eden mühendis, benim en sadık adamlarımdan biriydi, Asya."
Cihangir, çıkmadan önce durdu ve Asya’ya elini uzattı. Gözlerindeki o karanlık ateş, şimdi tüm odayı sarmıştı.
"Benimle geliyor musun, Doktor? Yoksa burada kalıp onların kurbanı mı olacaksın?"
Asya, geride bıraktığı o düzenli, kuralcı, sıkıcı hayatına baktı. Sonra da ellerini uzatıp Cihangir’in parmaklarını sımsıkı tuttu.
"Arkana bakma yok," dedi Asya, cesur bir sesle.
Ve o gece, hastanenin demir kapıları arkalarında kapanırken, iki yaralı ruh için yeni bir savaş ve kaçınılmaz bir tutku başlamıştı.