Ben Kîera Wostre...
25 yaşında kadın polis memuruyum. Tek başıma kız yetiştirme yurdunda yapa yalnız büyüdüm, ailemi daha önce hiç görmedim belkide ölmüşlerdir, aslında onları merak etmiyorum tanımadığım kişiler beni ilgilendirmez nede olsa.
Nasıl polis olduğuma gelecek olursak, dediğim gibi yurtda büyüdüm, 16 yaşıma geldiğimde burs kazanarak kolejde eğitim görmeye başladım. Zeki bir öğrenciydim, öğretmenler beni severdi, tabi herkes için aynı şey söylenemez. Sessiz biriydim kimseyle konuşmazdım, başkaları benimle konuşmak istediğinde onları görmezden gelir kendimden uzaklaştırırdım herkesi kendime bir tehtid olarak görürdüm, gerekmedikçe konuşmazdım. Çoğu okulda olduğu gibi burada da klasik zorbalar vardı benimle burslu olduğum için dalga geçerlerdi, tabiki sessiz olmam onlara karşı gelemeyeceğim anlamına gelmezdi bana bulaştıklarında ağızlarının payını verirdim. Bazen onlara saldırmak geçiyordu aklımdan kendimi zor tutuyordum,ama bunu yapamazdım bursumu bu döl israfları için kaybedemezdim.
~3 Sene sonra…
Son 1 senem kalmıştı. Okulda sıradan bir gündü, moladaydık ve bende her zamanki gibi vaktimi okulun çatısında oturarak geçiriyordum. Rüzgârın sıcak esintisini hissetmek beni rahatlatıyordu, keyfim yerindedyi taki nefret ettiğim kız bir anda karşımda belirene kadar, ilk seneden beri beni kışkırtmaktan bıkmamıştı. saniyeler öncesindeki keyfim tuzla buz olmuştu. Karşımda pişkince sırıtarak bana bakıyordu, göz devirerek ayağa kalktım
tam gidecekken kolumu tuttu ve sonra onun tiksinç sesi kulaklarımı doldurdu "Nereye, kaçıyormusun yoksa?" cidden benimle uğraşmktan bıkmıyordu "Beni rahat bırak." kolumu çekmeye çalıştım ama daha sıkı tutmaya başladı "Öyle bir niyetim yok açıkçası" "Yine ne istiyorsun benimle uğraşmaktan bıkmadınmı! Neden yapıyorsun bunu!?" "Eğlenmek için diyelim" beni kışkırtmaya çalışıyordu ve başarmıştıda, kolunu itekleyerek onu kendimden uzaklaştırdım, arkamı dönüp gidecekken söylediği şeyle adeta yerimde çivilenmiştim. "Beni nasıl itersin ailen sana hiç terbiye vermedimi!?…Ah pardon sana terbiye verecek bir ailenin olmadığını unutmuşum!" ve sonra kulağıma ilişen kahkaha sesiyle ne ara dibine kadar geldiğimi bilmediğim kızı sinirle iterek "Sen ne dediğinin farkındamısın!?" kız gülerek "Ne, yalanmı? Ailen bile senin gibi bir ucubeyi istememiş, hiçkimse seni sevmiyor, herkes senden nefret ediyor!"
Söyledikleriyle beynimden vurulmuşa döndüm, artık dediklerini hazmedemiyordum, kafamda dedikleri uğulduyordu şuan öfkeden kıpkırmızı olduğuma emindim. Sinirle üzerine yürümeye başladım, ben yaklaştıkça arkaya doğru adımlıyordu. "Kimsenin sevgisine ihtiyacım yok benim!! Eğer birdaha benimle uğraşırsan seni gebertirim!!" Son sözümü söyleyerek onu sert bir şekilde ittim ve sonra hiç ona bakmadan arkamı dönerek uzaklaşmaya başladım…
Birkaç saniye sonra duyduğum çığlıkla olduğum yerde kala kaldım, arkamı döndüğümde…o yoktu.
Yavaşça ilerleyerek aşağıya baktım ve gördüğüm görüntüyle nefesimin daraldığını hissettim yerde kanlar içinde yatıyordu ve birkaç kişi etrafına toplanmıştı. Dizlerim titriyordu, kafamda uğultular dönüyordu, daha fazla dayanamayarak dizlerimin üzerine çöktüm. Korkmuştum, ilk defa korkmuştum ama onun için değil kendim için, katil olmaktan korkmuştum, nedense onun için içimde küçücük üzüntü kırıntısı bile yoktu ve pişman değildim. Bu normalmiydi, onun bu sonu hakettiğini düşünmem normalmiydi?…
Düşüncelerimi bölen ambulans siren sesiyle burdan hemen gitmem gerektiğini hatırlattım kendime, burada kamera da yoktu beni de kimse onunla görmemişti yani hiçkimse benim yaptığımı bilmiyordu, tabi o yaşarsa beni direk ihbar ederdi ama 7 katlı bi okuldu ve o en tepeden düşmüştü, yaşayacağını sanmıyordum yani umarım…
Olaydan 1 hafta geçmişti umduğum gibi olmuştu kız ölmüştü ve bu bir sır olarak kalmıştı.Sonrasında herşey normaldi son seneyide bitirmiş ve mevzun olmuştum sonrası hızlı gelişti hayâl ettiğim gibi polis memuru oldum sonrasında kendime küçük bir daire kiraladım artık mutluydum güzel bir işim vardı. Hayatımı yaşamaya başladım özgür bir şekilde…
