İçeriğe geç

Kick Box {🌃}

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Kick Box {🌃}

Bölüm 7

Bolum 7 💅

Aramızdaki birkaç santimi saymazsak neredeyse dip dibeydik. Ben onun ormanına bakıyordum, o benim toprağıma. Saniyeler geçtikçe kalbim daha da hızlı atıyor, daha da tutuluyorum.

Bana saatler gibi gelen ve daha uzun sürmesini ümit ettiğim saniyelerin sonunda kolumu bıraktı.

-Nereye gidiyorsun?

-Eve.

-Ben konuşmamı bitirmedim.

-Gayet de bitirmiş gibi duruyordun. İzninle evime gidiyorum.

-Kurstan neden çıktığımı merak etmiyor musun?

Evet.

-Hayır.

-Neden?

-Etmiyorum işte, illa merak etmem mi lazım?

-Evet.

-Ege cidden uykum var, sal beni!

-Uyuma

-Bu senin yeni zorbalık yöntemin mi?

-Ne? Ben- hayır! Asla.

-Bırak beni o zaman!

Birakma. Seninle tüm geceyi burada konuşarak geçirebilirim.

-Pekala. İyi geceler! Ve pes etme, güçlüsün.

Neyden bahsediyor, hiçbir fikrim yok. Merdivenleri çıkarken aklıma takilmisti.

Ben sana aşık olmak istemiyorum Ege. Aklımdan çık artık! Beni korkutuyorsun kalbim.

Gece yarısına kadar uyuyamadım. Lanet olası!

Neden aklımdan çıkmıyor ki! Aşık olmak istemiyorum, hele de Egeye.

Sabah kalktığımda her zamanki ince sweatshirtimi giyip otoparka indim. Arabayı bulunca kilidini açmak için elimi cebime attım. SIKTIR! NEREDE BU ANAHTAR?

Ciddi anlamda başımdan aşağı kaynar sular inmişti.

Sakin kalmaya çalışıp arkamı dondum.

-SENI KUCUK-

-Bugun ben sürmek istiyorum. Hem, arabayı hep sen suruyorsun. Yorulmuyor musun hiç?

-Arabayi benim sürdüğümu kim soyledi?

-Cok konusma da arabaya bin.

-HAH! Nereye gideceğimi biliyor musun ki?

-Şey... Sen söylersin...

-Beni kendi arabama zorla bindireme-

Lafım yarıda kesildi çünkü Ege beni ön koltuga oturturmustu bile. Yanıma geçip arabayı çalıştırdı.

-Ee, nereye gidiyoruz?

-Kursa.

-Pekala.

Ege'nin alnında boncuk boncuk terler bıraktığınız gorebiliyordum. Omzuna şakacıktan yumruk attim:

- Araba sürmeyi bilmiyor musun yoksa!?

-Sacmalama! Tabii ki biliyorum. Sen arkana yaslan yeter ki.

Boylelikle kursa doğru yola koyulduk. Evim kursa uzaktı bu da Ege'yle daha fazla baş başa zaman demekti.

Argh! Böyle düşünerek yüzümü kizartmamaliyim. Zaten çabuk kızaran biriyim iyice domates olacagim.

Yaklaşık yarım saat sonra kursa vardık. Ben arabadan indim ve çantamı alıp kapıdan girdim.

Bugün koç geç gelecekti demek ki; henüz yoktu.

Biz de kocun olmamasından yararlanıp kızlarla oturup aramızda konuşmaya başladık.

Birkaç dakika sonra yanımıza adının Buğra olduğunu bildiğim çocuk geldi ve bana konuşmak istediğini söyledi -kimsenin olmadığı bahçeyi işaret ediyordu.

Kızların fısıldayarak 'git, git' dediğini duydum ve ön bahçede Buğra ile bulustum.

- Ee ne diyecektin de kızların yanında soyleyemedin?

- Hiç uzatmayacağım direk konuya gireceğim. Aslında ben uzun zamandır seni izliyordum ve bu uzun zamandır sana karşı olan hislerime engel olamıyorum. Senden hoşlanıyorum. Benimle çıkar misin?

-PUAHHAHA! Bir dakika bunu böyle dümdüz söyleyince şaka gibi geldi, kusura bakma.

- Ben ciddiyim. İstersen bunu biraz düşün.

- Bence hiç düşünmeme gerek yok.

Bunu dedikten sonra bileğimi kavradı. Cidden çıkma teklifini kabul edeceğimi mi sanıyordu?

- Öncelikle kolumu bırak.

Kolumu elinden kurtarmaya çalıştım ama çok sıkı tutuyordu. Kangren olabilirim.

- ANLAMIYOR MUSUN REDDEDİLDİN! SİKTİR İŞİNE. KOLUMU DA BIRAK.

Ama bu pislik anlamamakta israrliydi. Tam yüzüne okkalı bir yumruk atmak için hazirlaniyordum ki baskasi benim yerime bu işi halletti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.