İçeriğe geç

Kibirli Mimar

Bölüm 1 · 1 dk okuma

Kibirli Mimar

Bölüm 1

BETONUN SOĞUKLUĞU VE İNATÇI RUH

SEOUL — KANGNAM GÖKDELENİ, TOPLANTI SALONU

Toplantı odasındaki atmosfer, dışarıdaki dondurucu kış havasından daha soğuktu. Dev cam masanın üzerindeki mimari paftalar, maketler ve lazer ölçüm cihazları, iki kutba ayrılmıştı.

Jungkook, elindeki siyah mürekkepli kalemi masaya, Taehyung’un pürüzsüz geometrik maketinin tam önüne sertçe bıraktı. Siyah boğazlı kazağının kollarını dirseklerine kadar kıvırmış, gözlerini masanın karşı tarafında oturan adama dikmişti.

"Sizin 'zamansızlık' dediğiniz şey Bay Kim, bu binanın yüzyıllık hikayesini dümdüz etmekten başka bir şey değil," dedi Jungkook. Sesi sakin ama bir o kadar da geri adım atmayan, çelik gibi sert bir kararlılıktadır. "O taş duvarların bir ruhu var. Onları cam panellerle kaplamak, binayı diri diri gömmektir."

Taehyung, masanın karşı tarafında, kusursuz kesim gri takım elbisesiyle hafifçe geriye yaslandı. Gümüş çerçeveli gözlüklerinin arkasındaki kızıl-kahve gözleri, Jungkook’un hırslı yüzünde ve masaya bıraktığı basit kalemde gezindi. Dudaklarında kibirli, hafif alaycı bir tebessüm belirdi.

"Bay Jeon," dedi Taehyung. Sesi derinden gelen, pürüzsüz, dondurucu ve bir o kadar da hipnotize edici bir özgüven taşıyordu. "Mimaride 'ruh' aramak, çocuk masallarına inanmaktır. Binanın işlevselliği, estetiği ve dayanıklılığı vardır. Sizin o 'hikaye' dediğiniz şey, sadece yıkılmaya yüz tutmuş eski malzemenin yarattığı nostaljik bir yanılsama. Müşteri benden bir müze istedi, bir müze yıkıntısı değil."

Jungkook çenesini sıktı, elleri masanın altında yumruk oldu. "O zaman bu projede neden beni istediğinizi açıklayın? Sizin o soğuk beton fikirlerinizi onaylamam için mi?"

Taehyung ayağa kalktı. Yavaş, ölçülü adımlarla masanın etrafından dolanıp Jungkook’un tepesinde durdu. Boy farkı ve yaydığı o baskın aura odadaki tüm havayı tüketmiş gibiydi.

"Çünkü Bay Jeon," dedi Taehyung, Jungkook’un kulağına eğilerek. Sesi dondurucu bir fısıltı halindeydi. "Binanın o 'eski' kısımlarını yıkmadan, sizin o 'naif' dokunuşlarınızla modern mimariye nasıl entegre edileceğini çözmeniz için. Ama görüyorum ki, siz daha kendi egonuzu entegre edememişsiniz."

Jungkook gözlerini Taehyung’un gözlerine dikti, nefret kıvılcımlar saçıyordu. "O entegrasyonu senin minimalist hayallerini yıkarak yapacağım, Taehyung."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.