İçeriğe geç

Keskin Nişancı

Bölüm 9 · 3 dk okuma

Keskin Nişancı

Bölüm 9

Seni seviyorum

Uyandığımda ilk işim yanıma bakmak oldu ama şaşırmıştım, Ege yatağında değildi. Elbette merak etmiştim. Ama önce temizlenmem gerekiyordu. Tuvalete gidip sıcak bir duş aldım. Çıktıktan sonra yarama pansuman yapacaktım ama bu işi pek beceremiyorum.

Nasıl yapacağım derken kapıdan içeriye Ege girdi. Beni biraz daha iyi gördüğüne sevinmiş gibiydi. "Günaydın. Pansuman mı yapacaksın." "Günaydın. Pansuman yapacağım da pek beceremiyorum sanırım." "Yardım etmemi ister misin?" "Çok iyi olur." dedim. Ege pansumanı yaptıktan sonra kendi yatağına oturdu, yorgun gibiydi.

"Sabah erken mi kalktın?" "Evet erken kalktım bugün, biraz hava aldım geldim." "Ne güzel bende bugün bi arkadaşımın yanına gideceğim." " İstersen sana eşlik edebilirim gideceğin yere kadar." "Çok iyi olur. Çıkacağım birazdan." Ege başını salladı.

Birlikte çıktık Ege yine bana yürümem için destek veriyordu. "Annenlere haber verdin mi?" Dediği şey aydınlanmamı sağladı. "Ben onu tamamen unutmuşum. Ararım şimdi dönsünler İzmir'e işleri aksamasın benim yüzümden." "Sen bilirsin."dedi Ege. Gittiğimiz kafe çok uzak olmadığı için yürüyerek gittik.

Vardığınızda arkadaşım direk gözüme çarptı. "Cansu. Bayağıdır görüşmüyorduk özlemişim seni." "Bende seni Ali." Ali Ege'ye de selam verdi. Onlarıda tanıştırdım. Ve oturduk. Garson masaya geldi ve ne istediğimizi sordu. Ali soğuk kahve, Ege ise soda istedi. Bende bir su aldım.

"Nasıl gidiyor hayat?" Konuşmayı başlatan ben oldum. "Güzel sayılır senin?" "Benimde öyle." Ali Ege'ye döndü ve "Erkek arkadaşın mı?" dedi. "Yok, Ege'yle biz aynı timdeyiz hatta oda arkadaşıyız." "Ne güzel." dedi Ali.

Ali'nin telefonu çaldı. Yaklaşık 2 dakika sonra telefonu kapattı. "Önemli birşey mi var." dedim. "Bi hastam rahatsızlanmış onun için aradılar." Ege "Doktor musun?" dedi. "Evet." diye cevap verdi Ali.

Bende hemen lafa atıldım. "Gitmen gerekiyorsa sonrada görüşebiliriz." dedim. "Evet gitsem iyi olacak, aklım orada kaldı." Hepimiz ayağa kalktık Ali ne kadar ısrar etse de Ege hesabı ödedi ve yavaş yavaş kafeden çıktık. Ali benim yardım almadan zor yürüdüğümü görünce sordu.

"Cansu iyimisin, pek iyi gözükmüyorsun." Ege benim cevap vermek istemediğimi görünce cevabı o verdi. "Cansu geçen gün vuruldu. Onun üstüne birde hastaneden kaçtı, sonra dikişlerini patlattı, dün revire gittik doktor dikişlerini yeniledi ama hastaneye uğramamızı da söyledi. Ama Cansu inat olduğu için hastaneye götüremedik."

Ege şuana kadar ne dediyse haklıydı o yüzden laf edemedim. Ali telaşlı bir şekilde bana baktı. "Geçmiş olsun, iyimisin." "Ben iyiyim, hiç bir şeyim yok." "Ama böyle olmaz, sizde benimle gelin hastaneye, bi kontrol edelim." Mecburen olumlu nlamda cevap verdim.

Hastaneye gittiğimizde Ali bizi odasına çıkarttı ve yatağa yatmamı söyledi. Ufak bir kontrol yaptıktan sonra pansumanı yeniledi. "Şuanlık iyi gözüküyorsun ama bol bol dinlenmen gerek."dedi Ali. "Anlaşıldı." dedim. Ege kalkmam için bana yardımcı oldu. Ali benim kontrolümü yaptıktan sonra hastasının yanına gitti. Bizde hastaneden ayrıldık.

Ege'nin koluna girdim ve yavaş yavaş yürüdük. Yürürken Ege sessizliği bozdu. "Deniz ne kadar güzel." "Evet çok güzel gözüküyor." Şuan denizin yanından geçiyorduk. Ege durdu, ve ellerimi tutup bana döndü. "Dün akşam dediklerimde ciddiydim. Ben sana kısa sürede çok bağlandım. Ve hayatımın geri kalanında hep yanımda olmanı istiyorum." Kalbim yerinden çıkacaktı neredeyse. Acaba bu bir teklif miydi? Ege bana bir adım daha yaklaştı. Artık aramızda santimler kalmıştı.

"Sana açık konuşacağım. Ben senden hoşlanıyorum." Ege sonunda istediğim gibi açık konuşmaya başlamıştı. "Şuan inşallah rüya görmüyorumdur." "Bu 'bende' mi demekti." Alnımı Ege'nin alnına dayadım, ve fısıldayarak. "Evet Ege bende senden hoşlanıyorum."

Ege gülümsedi ve alnını alnımdan çekti. Bana baktıktan sonra tekrar beni kendine çekip sarıldı. Bende ona sarıldım. Şuan o kadar mutluydum ki duygularımı ifade edemiyordum. Çünkü bende kısa sürede Ege'den hoşlanmıştım. Ve duygularımızın karşılıklı olduğunu öğrenmek beni çok sevindirmişti.

Tekrar birbirimize bakıp güldük ve yürümeye devam ettik. "Ege şimdi sen benim." Lafımı yarıda kesip. "Sevgilinim." dedi. Artık Ege benim sevgilimdi, ve bu günden sonra onu bırakmaya hiç ama hiç niyetim yoktu. Askeriyeye varmıştık ve yavaş yavaş odamıza doğru çıkıyorduk.

"Cansu seni seviyorum." "Bende seni seviyorum." bu konuşmanın ardından arkamızdan bir ses geldi. Arkamızdaki her kimse arkamızda olduğunu belli etmek için boğazını temizliyormuş gibi yaptı.

Egenin elleri benim ellerimden ayrıldı ve arkamızı döndük. Arkamızda gördüğümüz kişi Özgür komutandı.

Bölüm sonu.

Bölüm sonu

1 yorum