Ege davetimi nazikçe kabul etmişti dışarıya çıkıp gezecektik çünkü ikimizde çok sıkılmıştık. Üzerime gri bir eşofman ve bol siyah bir tişört geçirdim pek özen vermediğim kombinim hazırdı saçlarımı da açık bırakmıştım.
Ege de benim gibi kombinine çok özen vermemişti ama yine de çok şık gözüküyordu. Dışarıda bir kafeye oturmuştuk ve çay içiyorduk. Derin sessizliği bozan Ege oldu. "Nasıl geçti ilk görevin." "Çok iyiydi bence Tarık'da tutuklandı ondan mutluyum."
"Ege bişey soracağım." "Sor tabiki." "Asker olmaya nasıl karar verdin" Ege cevap verdi "Benim aklımda hiç yoktu aslında ben annemi kaybettim." Sözünü keserek "Başın sağolsun" dedim.
"Vatan sağolsun. Annemi kaybedince kafayı yedim, sonra kafayı dağıtmanın yollarını aradım. Hem bi işe yarıyım hemde kafayı dağıtıyım diye askere yazıldım.Bana iyi geldiğini anlayınca da kendimi geliştirmeye karar verdim.
"Sen nasıl karar verdin?" "Ben küçüklüğümden beri ssker olmak istiyordum, o yüzden şuan çok mutluyum."diyip gülümsedim. Yaklaşık 10 dakika kadar daha oturup konuştuktan sonra yürüme kararı aldık.
Yürürken birbirimizi daha çok tanımak için daha çok sorular soruyorduk. "Bugün o adamı aldığımız için çok sevindim." "Bende, ülkeyi bir pislikten daha kurtardık."
Onaylamış gibi başımı salladım. Konuşmaya öyle dalmışız ki baya ilerlemişiz. "Yavaştan dönelim istersen." "Olur dönelim." Karşımda gördüğüm şeyle şok oldum.
Çünkü karşıda gözüme çarpan şey bizi öldürmek için pusu kurmuş bir keskin nişancıydı. Daha önce eğitim aldığım için onu fark edebilmiştim ama zaten çok gizli bir yere saklanmıştı. Ani bir hareket yapmam gerekiyordu çareyi kendimi Ege'nin önüne atmakta buldum.
"Cansu!" Sokağın ortasında hemde ıssız bir yerde kanım vücudumu terk ediyordu. Alışık olmadığım bu acıyı ilk defa yaşıyordum. Kendimi bırakmak istemiyordum. Allahtan yaram çok kötü gözükmüyordu, bu içimi rahatlatmıştı.
"Cansu sık dişini hastaneye gidicez tamam mı? "Ben iyiyim" dedim ama yalan söylüyordum bunu ikimizde biliyorduk. "Keskin nişancı var dikkat et, buradan gitmemiz gerekiyor." "Yürüyebilecek misin?" "Evet"
Zorda olsa Ege'nin kucağında kalkıp ayaklandım. "Üç diyince karşıdaki inşaata koşuyoruz tamam mı?" Olumlu yönde başımı salladım. "Üç!" Koşmaya çalışıyorduk ama iyi değildim.
Ve inşaat hâlindeki binanın içindeydik artık, keskin nişancıdan da kurtulmuştuk. Ama emindim ki bunların devamı gelecekti. "Ege ben Özgür komutanı arıyorum." "Tamam konuşabilecek misin." "Evet."
Telefon çaldı yaklaşık 10 saniye boyunca çaldı ve sonunda açıldı "Komutanım Ege'yle dışardaydık bize tuzak kurdular. Ben yaralıyım şimdi bi binaya girdik güvendeyiz ama acil destek lazım" "Ne, neredesiniz konum atın hemen geliyoruz." "Emredersiniz komutanım."
"Sen nasılsın dayanabilecek misin." diye sordu komutan "İyiyim komutanım, ben dayanırım." Telefonu kapattık. Geliyorlardı. "Ege geliyorlar ben keskin nişancıyı halledicem sende diğer adamları indir." "Tamamdır, dikkat et adamı öldürme bize canlı lazım. Yaptıklarının hesabını soracağız ondan.
"Tamam." Keskin nişancının omuzuna nişan aldım çünkü ölmesini istemiyorduk. Ve ateş ettim omuzundan vurulmuştu ve artık etkisiz hale gelmişti.
"Ege ben keskin nişancının yanına gidiyorum eğer bizimkilerin gelmesini beklersek adam kendine gelir gelmez yerimizi çözer. O yüzden ben gidiyorum." "Gidebileceğine emin misin?" "Evet."
Bizimkiler gelmişti seslerini duyabiliyordum. Beni bu halde görselerdi büyük ihtimalle gitmeme izin vermezlerdi ama ben çoktan keskin nişancının olduğu binaya girmiştim bile.
Keskin nişancının olduğu odanın yanında bekliyordum ve bir sorun vardı ben hiç iyi değildim başım çok dönüyordu ve ayakta zor duruyordum. Ama o adamı almak zorundaydım. Buna mecburdum. Odaya girer girmez yerde yatan keskin nişancıyı gördüm bilinci açıktı.
Birden yanındaki silaha uzanmaya çalıştı ama son anda ayağımla silahı ondan uzaklaştırdım. O da benim gibi ayağa kalktı, ikimizde yaralıydık.
Ellerini önünde yumruk yapıp bana saldırmaya çalıştı ama bana vurmasına gerek kalmadan yere yığıldım. Bilincim açıktı ama hiç gücüm kalmamıştı. Yerden silahını alıp kafama dayadı. Sanırım bu macera başlamadan bitecekti.
Bölüm sonu.

