Yere düşmüştüm korna sesi ve lastiklerin yere sürtme sesinden sonra bacağımda büyük bir acı ile yerdeydim, nefes nefese başımı kaldırdım araba tam dibimde son anda durmuştu, ellerim titrerken bacağımı tuttum.
Arabanın kapısının hızlı bir şekilde açılma sesinden sonra önümde bir çift ayakkabı gördüm başımı kaldırdığımda bir adam endişeli gözlerle bana bakıyordu şaşkınlığı hala üstünde gibiydi yanımda dizlerinin üstüne eğildi bir bana bir bacağıma birde üstümdeki dahada mahfolmuş gelinliğime bakıyordu.
"İyimisiniz"
Bacağımı oynatmaya çalışırken acı ile hafifçe bağırdım.
"Değilim"
Bana bakarken kolumu tuttu destek vererek kaldırmaya çalıştı.
"Kusura bakmayın siz karşıma bir anda çıkınca ani frenle zor durdum"
Hızlıca ona baktım.
"Suçlu ben miyim? siz beni eziyordunuz az kalsın"
Adam derin bir iç çekti.
Tamam benimde suçum vardı ama adam az daha vuruyordu bana, ki çok vurmadıda sayılmaz, daha kaçıcaktım çok uzun yolum vardı benim, ayağa zor da olsa kolundan tutunarak kalktım, acısada ayakta durabiliyordum, adama çevirdim bakışlarımı.
"Tamam iyiyim"
Arkama dönüp gitmeye çalıştım burda daha fazla kalamazdım beni bulabilirlerdi, ilk adımımda canım acıdığı için sendeledim ağzımdan acı dolu bir inleme kaçtı, aynı zamanda tekrar kolumdan tutulmuştum.
"İyi görünmüyorsunuz sizi hastaneye bırakayım"
Adama baktım 'iyi görünmüyorsunuz' derken daha çok üstüme bakıyor gibiydi gelinlik berbat halde olunca normaldi birde bir anda ormandan çıkınca.
"Hayır teşekkür ederim ben giderim"
Sabır diler gibi başını kaldırıp bir şeyler fısıldadı, bense acıdan sızlana sızlana yürümeye çalışıyordum abimin ayakkabısı iyice rahatsız etmişti ayağımı, gelinliğin eteklerini tumaya çalışıyordum bir yandanda, acıdan daha fazla dayanamayıp tam düşerken belimden tutuldum.
"Lüften itiraz etmeyin böyle ilerleyemezsiniz, hemde kasabadan uzağız"
Belimdeki ellerine baktım sonra başımı kaldırdım adamla çok yakın duruyorduk ve hafiften korkmaya başlamıştım tanımıyordum etmiyordum.
"Aa sapıkmısınız ya bırakın beni"
Belimdeki elini çekip kolumdan tuttu sadece.
"Sapık falan değilim ama siz yaralısınız ve bunda benimde payım var izin verin yardım edeyim"
Uzaktan duyduğum seslerle ben gözlerimi yolun başına çevirirken o konuşuyordu bir süre durdu benden ses gelmeyince tekrar söze girdi.
"İyi gelmeyin niye uğraşıyorum ki ben, siz bilirsiniz hava birkaç saate kararacak ve siz yaralısınız"
Kolumu bırakıp arabaya doğru bir kaç adım yürümüştüm ki yolun başından gelen 3 tane siyah arabanın babamların olduğunu fark etmiştim, ellerim titrerken gelinliği hızla tutarak arabaya doğru tüm acıma rağmen hızlı birkaç büyük adım attım.
"Tamam geliyorum"
Acıdan eğiliyormuş gibi yaparak görünmemeye çalıştım ön kapıyı açtığım gibi kendimi içine atıp aşağı eğildim, bir kaç saniyeye kalmadan arabalar hızla geçmişti.
Derince yutkunup nefes nefese başımı yavaşça kaldırıp önüme baktım anlamaz bir şekilde bana bakan adamı gördüm başını iki yana sallayarak yavaşça arabaya doğru geldi ön kapıyı açarak bindi.
Araba çalışırken etrafa baktım yol boştu kimse görünmüyordu, araba ilerlerken ancak etrafımı inceleyebilmiştim araba lüks bir arabaydı koyu griydi, deri koltuklar kahve kokusu, heryeri parlıyordu sanki, yerden yüksek büyük ve genişti, yanımda duran sessiz adama baktım giyinimi iyiydi beyaz bir gömlek ve koyu mavi bir pantalon giymiş bileğindeki saatinden, düzgün saçına kadar ben zenginim diyordu resmen.
Bindiğimizden beri hiç konuşmamıştı bende konuşmayınca sessizlikten gerilmeye başlamıştım zaten binerek bile büyük bir cesaret göstermiştim şimdi ise korkuyordum bana saldırsa en fazla ısırabilirdim vursam etki edermiydi? yanımdaki adam iki katımdı resmen spor yaptığı gömlekten bile gözüken kol kaslarından belliydi.
"Bir şeymi diycektin"
Bir anda konuşması ile yerimde sıçradım.
"H-hayır yok yani demiycektim"
İyice batıyordum.
"Uzun uzun bakınca öyle sandım"
Düşüncelere dalarken adama baktığımı bile unutmuştum, fark edince kim bilir neler sanmıştı.
"Arabaya baktım da dalmışım bir anda, modeli ne?"
Konu değişsin diye girdiğim araba konusu çok elitti kesinlikle.
Bana saniyelik olarak bakarak bakışlarını tekrar yol çevirmişti.
"Hyundai tucson"
Demişti kısaca. Bense anlamış gibi başımı sallayarak onaylamıştım. Araba markalarını ve modellerini anlamazdım aslında yani daha önce hiç araştırmamıştım.
"Bacağın çok acıyormu?"
Ayağıma bakarak biraz hareket ettirip kontrol ettim.
"Biraz acıyor ama basabilirim"
Başı ile onaylayıp yola dönmüştü tekrar, bende etrafıma baktım ormandan çıkmıştık ama kasabaya daha varmamıştık meydana varmadan inmeliydim hem bu halde çıkamazdım hemde tanırlardı ki çoktan herkes arıyordur beni, otogara yakın sayılırdık inip yürüsem yarım saat.
"Şey ben iyiyim hastaneye gerek yok yani inebilirim"
Bana bakarak arabayı biraz yavaşlatıp sonra sağa çekerek durmuştu.
"Nereye gidiceksin"
Koltukta biraz yan oturarak adama döndüm.
"Neden soruyorsun"
Yüzü ifadesizdi düz bir şekilde bakıyordu ne düşündüğünü anlamıyordum.
"Sen birindenmi kaçıyorsun, düğünden falanmı"
Arkama yaslanarak bakışlarımı ondan çekip önüme baktım.
"Evet, şimdide otogara gidiyorum"
Böyle soruncada bir garip olmuştu korku tekrar sarmıştı içimi yanlızdım ve kaçıyordum.
"Peki ama tavsiye etmem otogara gitmeni fark etmişlerse ilk oraya adam dikerler"
Başımı ona çevirdim tekrardan haklıydı, yürüyerek şehir değiştiremezdim kimsede yoktu.
"Neden evlenmiyorsun"
Gözlerim dolmuştu derin bir nefes aldım.
"İstemiyorum daha çok gencim hayallerim var okumak istiyorum"
Başını salladı tekrardan bir kaç dakika bir sessizlik oldu düşünceliydi.
"Sana bir teklifim var"
Bakışlarımı ellerimden kaldırıp yanımdaki adama baktım.
"Ne teklifi"
"Benimle gel"
Dedi kısaca ne yani bende tamam diyip kollarına mı atlıycaktım ne sanıyordu bu beni.
"BANA BAK NE SANIYORSUN SEN BENI!!"
bağırmamla şaşırmıştı bende o anki öfkeyle devam ettim.
"Sorucaksın bende tamam diyip kucağına mı atlıycam ben o kızlardan değilim ahlaksız teklif mi sunuyorsun sen bana döverim adam seni döverim!"
Omzuna vurmaya başlamam ile kollarımı sıkı sıkı tutup sarsmıştı beni.
"Kendine gel ve bağırma!"
Sert ve otoriter sesi ile gerilemiş ve sessiz kalmıştım kollarım hala ellerindeydi ve bana doğru eğilmişti.
"Sana ahlaksız teklif falan ettiğim yok sakin ol sadece bir kaç saat sonra bu yerden gidiyorum ve gelmek istersen gel şehirde inersin"
Kısık çıkan sesimle konuştum.
"Baştan desene"
"İzin mi verdin sanki, çok konuşuyorsun biraz da dinle"
Başımı sallamam ile kollarımı bırakmıştı bende arkama yaslanıp derin bir nefes aldım, teklifini düşündüm tanımıyordum belki gidebilirdim ama risk almaya değermiydi bir şey yapıcak olsa o kadar ormandaydık yapmazmıydı hemde iş adamı zengin bir tipi vardı kötü biri gibi değildi sanki.
"Nasıl güvenicem ben sana"
Başımı ona çevirerek sorduğum soru ile oda bana bakmıştı.
"Bir şey yapmam merak etme hem bende sana güvenmek zorundayım ormanda karşıma gelinlikle çıkan saçı başı üstü dağınık bir kıza neden güveniyim tek erkekler mi tehlikeli bu dünyada, ayrıca istemiyorsan gelme benim için fark etmez"
Haklıydı bir yandanda birbirimize bir süreliğine güvenmeliydik hem yeni hayatımın başlangıcı olabilirdi hayata atılmak istiyorsam risk almalıydım.
"Tamam kabul ama parasını veririm"
Ayaktabanım ile ayakkabının altına sıkıştırdığım abimim cüzdanını çıkararak gösterdim, bana şaşkınca bakarak ne yaptığımı anlamaya çalışıyordu.
"Tamam verirsin"
Demişti sadece, ve birlikte bir yola çıkma kararı almıştık hemde birbirimizi hiç tanımadan.
oy verirseniz sevinirim, kendimi yeni yeni geliştiriyorum, bir dahaki bölüm görüşmek üzere.
Bölüm 4
4.
Bölüm sonu
1 yorum
Çok güzel olmuş devamını bekliyorum