evlenmemize bir gün kalmıştı hazırlıklar bitmek bilmiyordu (istemeyi falan geçtim) gelinliğimi kendim tasarlamıştım o kadar güzeldiki herkesinkinden farklıydı keremin damatlığınıda ben tasarlamıştım herşey harikaydı…
DÜĞÜN GÜNÜÜÜ
keremden;
alrmın sesiyle uyandım annem odama beni kaldırmaya gelmişti herkes hazırdı gelin evine gidip da sonra salona geçmemiz lazımdı bende hazırlanmaya başladım önce bizimkileri alıp kuaföre gidecektik odamdan tam çıkacakken halille burun burunaydık onlarla selamlaşdıktan sonra çıktık kuaförden sonrada konvoy eşliğinde gelin evine gittik
eceden;
bu gün benim için çok özel di melis bizde kalmışdı doğada bizdeydi kalkıp hazırlanmaya başladım saç ve makyaj için bir sürü insan gelmişti her şey çok güzel ilerliyordu hazırlanıp keremleri bekledik…
konvoy sesleri çok yakından geliyordu balkona çıkıp olanlara baktım tüm hayatım gözümün önünden geçti daha sonra abim elinde kırmızı kurdele ile geldi ilk kerem ve ailesi içeri girdi abim kurdeleyi takıp sıkı sıkı sarıldı ağlamak istemiyordum kendimi sıktım daha sonra babam sarıldı annem derken sırayla herkese sarıldım babamın koluna girerk çıktık kerem bizden önce inmişti babam beni kereme teslim etti son kez sarıldım dua okunmaya başladı daha sonra herkes konvoyla düğün salonuna doğru yol aldı arabada kerem sessizliği bozdu “ çok güzel olmuşsun meleğim”
”sende kocacığım”
çalan şarkıyı mırıldanmaya başlamıştık
Sana gönlümü verdim ey nazlı güzel
seni almazsam gözlerim açık gider…
Bana ellerini ver hayat seni sevince güzel
yoluna adadım ömrümü ben gel kaçma güzel…
ilk dans şarkımızdı…
salona varmıştık bizi son provaya almışlardı hızlıca çalışacaktık
daha sonra yanıma melis ve doğa geldi son hazırlıklar yapılıyordu
zaman gelmişti önce çıkış sonra ilk dans olacaktı kerem hazırdı bizde kızlala ayrıldık kapının tam önündeydik işaret bekliyorduk
gelen işaretle kapılar açıldı
keremin kulağına fısıldadım “çok fazlalar” gülerek konuşmaya başladı “bende olsam böyle bir düğünü kaçırmazdım” burnu havada tavırları vardı ee amacıda beni sinir etmekti “Allah Allah öylemi”
”öyle birtanem”
ilk dans için sahneye doğru yürüdük şarkının çalmasıyla dansa başladık kerem atladı söze
”hep merak ediyorum bu gelinle damat ne konuşuyo diye”
“konuşulcak çok şey var “
”mesela”
”mesela gelen kişilerin ne giydiği”
”başka”
”bilmem”
”bilmezmisin bence bilirsin”
salağa yatıyordum
”buldum pastanın neli olduğu”
”ecem”
“kerem”
2.dans müziği açılmıştı tüm çiftler sahnedeydi
Al aşkım beni yanına dalmışım sarhoşluğuna
Bir ömrü senle aşalım al uçur beni sonsuzluğa
Kaybetmek varsa ne çıkar aşkta yer yok hiç korkuya
Öyle günler varki baştan sonu gelmiş
Böyle istenmiş sen yaşamalısın
Ayrılık beter ölümden tanrı yazmasın
Aşkımı benden kimse ayırmasın
Melisden;
dansa bizde kalkmıştık
tam sahneye çıktığımız zaman başım deli gibi dönüyordu barışın kulağına söyledim ve dansın yarısında inmek zorunda kaldık ece telaşlanmıştı ona ciddi bir durum olmadığını söyledim oturduktan sonra dans bitti yanımda ecenin ve keremin ailesi vardı sohbet ediyorduk barışda keremin ve ecenin yanına gitmişti
eceden;
melisin telaşla inmesi tedirgin etmişti düşünmeden edemiyordum abim keremle ilgileniyordu bence melisin yanına gittim
“iyimisin balım”
”iyiyim birtanem hadi şimdi nikah kıyılacak sen yerine geç”
istemsizce yerime geçtim masaya olurduk nikah memuru gelmişti şahitlerde keremin abisi ve benim abim olan barış vardı onlarda yerlerini aldı
nikah memuru sordu
”sayın kerem Aktürkoğlu hiç bir baskı altında kalmadan kendi hür iradenizle sayın ece yılmaz ile evlenmeyi kabul ediyormusunuz”
keremin mutluluğu gözlerinden belliydi
”evet!”
sıra bendeydi aynı soruyu sordu
“evett!”
sonra şahitler imzalarını attı bizde
”Yasaların bana verdiği yetkiye dayanarak sizleri karı koca ilan ediyorum”
hızla kereme sarıldım
Daha sonra çeşitli oyun havaları ve şarkılarla takı töreniyle gün bitti evlere dağılıyorduk bizde keremle yeni aldığımız eve gidecektik herkesle vedalaştım daha sonra arabaya bindik
ikimizde o kadar yorgunduk ki her halimizden belliydi
kerem arabayı çalıştırıp söze başladı
”bizim ev hazırmış oraya gideriz orda kalalım 1-2 gün sonra balayı için istediğin bir otele gideriz”
”bana uyar”
”çok yordu beni bu düğün ilk defa bu kadar oynadım”
”en zoruda bu gelinlik her an düşecek gibiyim”
”bi eve geçelimde rahatlarız”
”ben bi abimleri arayıp teşekkür edeyim çok yardımcı oldular”
”sen konuş sonra bana ver”
ilk çalmada açıldı telefon abim telaşlıydı “ne oldu abiciğim bi sorunmu var”
”yok abi ben teşekkür için aramıştım”
”yok be ne teşekkürü ama çok ısrar ettin tamam kavubul ediyim hadi rica ederim”
”abii”
“sen bizim düğünde iki ev arasında volta atıyodun asıl benim sana teşekkür etmem lazım”
”(hafif gülmüştüm)”
”kerem yanındamı abim”
”burda burda”
kerem başladı söze
”efendim barışım”
”bak keremim ben eceyi sana emanet ettim seninde ece için elinden gelen her şeyi yapabileceğine emin oldum o günden sonra bu arada el öpmeyi çok geciktirmeyin”
biraz konuştuktan sonra kapattık telefonu eve gelmiştik valizleri içeri alıp arabayı garaja çektik hızlıca içeri girdik odaya girer girmez kerem valizleri ellerimden alıp dolabın yanına koydu “yarın yerleştirirsin birtanem” bende o sırada gelinlikten kurtulmaya çalışıyordum Keremin nefesini boynumda hissettim hızlıca gelinliği çıkarmıştık ve yatağa uzanmıştık…
(Bu sahneyi yazmadıııım djkdldödööd)
sabah çalan telefonum ile uyandım keremle birbirimize sıkı sıkı sarılmıştık telefona uzandım ve aramayı açtım
”alo”
“alo günaydın ece hanım ayarladığınız otelde odamız mevcut yarın için rezerve ettik”
”tamam teşekkür ederim iyi günler”
”iyi günler”
telefonumu koyduktan sonra üstümde hiç bir şey olmadığını farkettim hızlıca yatağın yanındaki küçük çekmeceden bir çarşaf alıp üstüme sardım valizden eşofman ve tişört alıp giyinme odasına geçtim ben giyinirken keremin sesini duyuyordum uyanmıştı bende hızlıca giyinip çıktım keremde lavaboya girmişti yatağı toplamaya başladım geremde banyodan çıkıp “günaydın birtanem” dedikten sonra belime sarılıp beni kendine çevirdi
“günaydın kocacığım”
“Ee ne yapıyoruz bu gün”
”bilmem kahvaltıda düşünürüz”
”istersen dün geceyi devam etttirebiliriz”
”kereem”
yanağımdan öptükten sonra oda yardım etti yatağı toplamama sonra telefonumu alıp aşağıya indim melisi aradım açan abimdi
“Alooo”
”abi melis iyimi”
”insan bi günaydın der iyi iyi”
”düğünde baya yorgundu”
”bişeyi yok düğünden sonra hastaneye gittik sadece çok fazla ses ve kalabalıktan olmuş”
”tamam yanındamı melis”
”uyuyo daha”
”tamam uyanınca müsait olursa arasın beni görüşürüz abilerin birtanesi”
”görüşürüz güzelim”
Telefonu kapatıp bir şarkı açtım ve mırıldanmaya başlamıştım elimdeki çaydanlığı masaya koymak için arkamı döndüğümde keremin çıplak göğüsüyle karşılaştım hızlıca geri çekildim canı yanmıştı belliydi ama çıt çıkarmıyordu elime bir bez alıp ıslattım hızlıca hem bağırıyo hemde elimdeki bezle göğsünü silmeye çalışıyodum “kerem ne işin var arkamda”
”ya dökülüp daha çok yansaydın”
diye mırıldanıyodum daha sonra buz çıkartım göğsüne tutmaya başlamıştım
ani bir hareketle beni kucaklayıp koltuğa oturtmuştu oda yanımdaydı hem kızıyo hemde buzu tutuyodum alnımdan öpüp konuşmaya başladı “bak birşey yok işte birtanem” biraz buzu tuttuktan sonra yanık kremi getirip sürmeye başladım o sırada keremde beni izlemekle meşguldü kalkıp masaya oturduk halil düğünde çekmiş olduğu kesitleri atmıştı onları izleyip kahvaltı yaptık derkeen zaman hızla akıp gitmişti akşam olmuştu
keremin telefonunun çalması ile ayağa kalktım arayan hatice halaydı (keremin halası uydurdum ismi) hızlıca açtım
”alooo nasılsınız halacığım”
”iyiyim yavrum akşama bana davetlisiniz”
”sana hayır diyemeyeceğim halacığım ama kereme sormam lazım şimdi kereme veriyorum”
”tamam kızım”
kereme vermiştim kim olduğunu anlamış olmalı direkt lafa girdi
”efendim hala”
”oğlum akşama yemeğe davetlisiniz gelemeyiz demeyin sakın”
”halacığım biliyorsun ben artık evliyim karımsan izin almam lazım” elindeki alyansıyla oynayarak demişti bana bakıp göz kırptı evet anlamında kafamı salladım ayşe halaya haber verdikten sonra telefonu kapattı
BÖLÜM SONUUU