İçeriğe geç

Kerem-Ece

Bölüm 11 · 9 dk okuma

Kerem-Ece

Bölüm 11

10.Bölüm

Eceden;

önce abimleri sonra doğaları aldık yazlığa doğru 3 araba yola çıktık arada duruyorduk doğam hamile olduğu için bulantıları oluyodu sonunda yazlığa varmıştık kendimi yatağa attım ve valizimi kenara bıraktım ben melis aynı odada barış ve kerem aynı odada doğa ve halilde aynı odada yatıcaklardı melisle uzun bir sarılma yaptıktan sonra herkes mutfakta toplandı yemek için hazırlık yapıyorduk doğa yı masaya oturttuk bize bebeğiyle zamanın nasıl geçtiğini anlatıyordu yemekleri hazırlamıştık tam masaya koyarken doğa elinde bir zarf uzattı elim dolu olduğu için melis açıp ne olduğunu anlamaya çalışıyordu

veeee “EVE BİR PRENSES GELİYOOOOR” diyerek bağırdı melis hızlıca doğaya sarılmaya başladık sanırım bunu keremlerde öğrenmişti onlarında sevinç sesleri geliyordu hızlıca yemekleri bırakıp keremleri çağırdık herkes çok mutluydu kerem karşıma oturdu sohbet başlamıştı kerem gözlerimin içine bakıyordu bu hoşuma gidiyodu ona tripli olunca bir bebek gibi mızmızlanıp barışmak için çabalıyordu abim önce bana sonra kereme bakarak “söyleyin bakalım neden bu kadar sessizsiniz”

kerem abimin ona hak vereceğini biliyordu ama yinede sustu ben konuşmaya başladım “önemli bir şey yok ya”

abim gülerek “öyle olsun” diyip yemeğe devam etti sohbet devam ediyordu doğa “size doyum olmaz ben artık yatayım” diyip bizle vedalaştı ve odasına geçti halilde doğamı yalnız bırakmamak için yanına gitti bizde melisimle masayı topladık abim hafifçe keremin sırtına vurarak “ee az kaldı düğünede” dedi keremde “çok hızlı geçiyomuş zaman sevdiğinle olunca derlerdide inanmazdım” leremin gözlrine bakıp güldüm ve o sırada tam zamanı olan soruyu sordum

”eee abi doğamın prensesine bir prens lazım” melisim bana bakıp “zamanlaman çok iyi ecemm” abimde sırıtıp duruyodu

Bizde biraz sohbet ettikten sonra yataklara dağıldık

keremden;

önce barışlar dağıldıktan sonra eceme sıkı sıkı sarıldım “bu gün ki tribimizi neye borçluyuz?” Dedim aslında sebebini çok iyi biliyordum “gayet iyi biliyosun kerem” hızlıca atladım “değil,kerem değil kocacığım” “hiç yumşatmaya çalışma” oda biliyordu isteğimi son olarak yüzüme bakıp “bu sabah hiç gelemezsin çünkü abimler var gene rahat yok sana kerem bey” ardından bende “istesemde gelemem zaten barış çıkartırmı odadan” alnından öptüm onunda barıştığından emin olup gidecektim tam o sırada “sana trip atmak kadar güzel bir şey yok biliyormusun kocacığım” evet eceden beklenen o cümle gelmişti “iyi geceler karıcığım abin beni bekler sonra yok nerde kaldın yok bir insan neden bu kadar uzun süre banyoda kalır” daha sonra yanağına bir buse kondurup yatağa gitmeye koyuldum

eceden;

odaya girdim ve melis hazırlanıyordu “nereye böyle” dedim şaşkın şaşkın “abin dururmu sence ben onun yanına gidecekmişim keremde yandaki odaya” bende durumuyum “abimin karısına bukadar düşkün olması ne güzel bu biraz keremin işine yarayacak ama hadi hayırlısı” diyip güldük keremde odadan çıkmış yan odaya geçmişti bende yatağa yatıp telefonumu aldım keremden gelen mesajla uygulamaya girdim

”kerem:abin beni öldürecek bana hanımcı diyene bak”

”ece:hadi hadi mızmızlanma seninde işine yaradı”

“kerem:pff ya ne olurdu evlenseydik”

”ece:koca bebeğim mızmızlanmaya başladı genee”

”kerem:KDKDMDMÖDM”

”ece:hadi iyi geceler sevgilim seni seviyorum”

” kerem:iyi geceler birtanem bende seni seviyorum”

ve sonra uyumak için yatağa yerleştim.

tam uykuya dalacakken bağırma sesiyle uyandım

doğanın sesiydi kerem gelip kapıyı çaldı “girebilirsin” dedim hızlıca girip “bebeğim doğa doğoruyo kalk üstüne bir şeyler geçir hastaneye gideceğiz” halil ve doğa çoktan çıkmışlardı bende hazırlanıp doğamın odasından her ihtimale karşı doğum çantadını alıp çıktım kerem yanlış anlamıştı bence çünkü daha 1,5 ayı vardı hızlıca arabaya binip hastahaneye gittik hepimiz koltuklara oturmuş gelen giden bütün doktorlara doğayı soruyoduk ve en sonunda bi doktor geldi “doğa dervişoğlunun yakınları” dedi hepimiz ayaklanıp dinlemeye başladık “minik kızımız çok sıkılmış bir sn önce gelmek istiyo ama daha 1,5 ayı var o yüzden biz gerekli işlemleri yapıyoruz” halil söze atladı “peki erken doğarsa ne olur” doktor yüzündeki tebessüm ile lafına başladı “genellikle erken doğan bebekler ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor buda bebek için çok tehlikeli ama biz yinede en sağlıklı şekilde kızınızı kucağınıza vereceğiz” hepimiz beklemeye devam ettik doğam çıkmıştı hemen odasına doluşmuştuk doktor şu anlık bir sıkıntı olmadığını söyleyip sabah taburcu olabilirsiniz dedi abimde benim yorgunluğumu görünce kereme “siz geçin eve biz bekleyelim ecem çok yorulmuş” ne kadar yorgun olsamda gitmek istemiyordum “abi ya beklesek ne olur” doğam elimi avuçlarının arasına aldı “balım lütfen bak gözlerin ne kadar yorgun olduğunu söylüyor yolda ağır geldi sana hadi lütfen” doğama sarılıp abimlerle vedalaştım odadan çıkar çıkmaz kerem sırıtmaya başlamıştı

“Eve gidince hemen uyuyacağız kerem”

”uyuyacağız”

”kerem”

”efendim birtanem”

Beni delirtiyordu bu çocuk

arabaya bindiğimizde uyuklamaya başlamıştım çok geçmeden keremin kokusunu almıştım kucağındaydım bilerek uyumaya devam ettim üstündeki ceketi çıkartıp yatağa yatırdı beni daha sonra yanıma uzandı eleriyle saçlarımı okşamaya başladı bende ona yavaşça sarıldım ve kendimi kollarına bıraktım…

keremden;

telefonuma gelen mesaj ile uyandım halil mesaj atmıştı

”halil:biz geliyoruz haber veriyim dedim nsmsöbdösns”

”kerem:iyi yapmışsın”

“halil:hadi görüşürüz”

”kerem:görüşürüz zile basmayın”

”halil:tamam”

yavaşça yataktan zar zor ecemden ayrıldım kendi odama geçip uzandım bir kaç dakika sonra kapı çalındı söylediğim gibi zile basmadılar ece uyanmasın diye kapıyı açmak için hızlı adımlarla kapıya doğru yol aldım

-kerem:hoş geldiniz bir şey yok demi

-barış:biraz daha kalsaydık halili alıcaklardı doğuma

-melis:seni düşünemiyorum barış ben doğuma girerken sende yanımda girersin heralde

-halil:hadi bise müsade çok yorulduk bence bu gün uyumakla geçer

-doğa:benim için öyle olacak sanırım

-barış:ece nerde

-kerem:uyuyo arabada uyukluyordu zaten bende uyandırmadım çok yoruldu bu gün

-barış:iyi yapmışsın

herkes odalara dağıldı her zamanki gibi bende uyumaya çalıştım uyku tutmuyodu saat 7:30 du kalkıp eceye bakmak için ayaklandım kapıyı açıp yavaş adımlarla içeri girdim hala uyuyordu uyurken o kadar güzeldi ki tarif edilemezdi yanına oturup biraz izledikten sonra ecenin telefonuna bir mesaj gelmişti

“+90**********”

”merhabalar ece hanım yarın bir buluşma ayarlamak istiyorum bu kadar erken yazmamın sebebi çok önemli olması cevabınızı bekliyorum”

bir yandan yazmak istiyordum bir yandanda normal bir

mesaj gibi geliyordu 2. Mesaj gelene kadar aynı numaradan gelmişti

”ben eda bora beyin çalışanı belki tanıyorsunuzdur bi ev tasarımı için konuşmak istiyoruz”

dayanamayıp yazdım

”merhabalar bora beyi tanımıyorum soy adını öğrenebilirmiyim”

o an o mu? Diye çok düşündüm

“tabiki bora demir”

(önceki bölümde dediğim gibi keremin babasının düşmanının oğlu)

evet oydu daha çok konuşup niyetini öğrenmek istedim

“Bana biraz istediğiniz tasarım hakkında bilgi verirmisiniz”

”tabiki size fotoğrafları atacağım ve bora bey sizinle konuşacak”

”tamam”

”3 fotoğraf *”

fotoğrafları açtığımda o kadar sinirlenmiştimki saçma sapan eski kulübe resimleri vardı ve altında

“ben boran evet boran demir keremin düşmanı şu anda nerde olduğunu bulmam 2 dakikamı alır ya attığım konuma gelirsin yada…”

öfkeyle yataktan kalkıp kapıdan çıkarken ece uyanmıştı

“nereye sevgilim”

“bekle ece sakın çıkmayın evden”

hızlıca çıkıp barışı ve halili kaldırdım işi belli olmayan adamlardan oldukları için korumalarıyla vb uğraşmak istemiyordum 3 ümüz bir hışımla çıktık arabaya bindiğim anda il duyduğum kelime

“ne hakla yazıyı bu oruspu çocuğu eceye”

oldu barışdı

”bilmiyorum bunların sağı solu belli olmaz çıkarın silahları”

attığı konuma gelmişdik arabadan indiğimi görünce yüzündeki ifade değişmişti silahımı hızlıca kafasına dayadım koruma yoktu şaşırtıcı şekilde hizmetçiler vardı

“şimdi söyle vurup tektemi öldüreyim yoksa illaki acı çekeyimmi diyosun”

”bak bak bak kimler gelmiş”

barış hızla konuşmaya başladı

”bana bak (eliyle uçurumu göstererek) ağzından bir kelime daha duyarsam şurdan atarım seni”

”durun bi ya adam akkılı konuşalım”

yakasına yapışıp

“ne işin var lan karımınla”

ensesinden tutup kafa attım yüzünü eliyle silip konuşmaya başladı

”haa bu arada ecede baya güzelmiş”

acı çekmesini istiyodum o yüzden bacaklarına sıktım

”bir daha o pis ağzına karımın adını alma”

ben yakasını bıraktıktan sonra barış çok sinirli bir şekilde yumruğu yapıştırdı ona istediğimiz zararı verebilirdik bizi şikayet etmeyeceğinden o kadar emindim ki sebebi ise kendi yaptığı suçların daha ağır olmasıydı (eski bölümlerde yaptıkları) halil yaklaşıp “sızlanmayı kes ece barış için neyse benim içinde o” yerde kıvranıp duruyordu biz arabaya binip eve geçerken hizmetcilerde o pisliği içeri aldı

arabada derin bir sessizlik vardı barış bana dönüp “bir kez daha eceyi ne kadar sevdiğini gördüm” diyip sessizliği bozdu kendi aramızda şakalar yaparak eve geldik

ama hâlâ herkes çok sinirliydi kapıyı

çaldığımızda ece kaşımdan akan kanı görünce endişeyle bağırmıştı “kerem nerdeydiniz siz”

sarılmıştı o an bütün sinirimi alıp götürmüştü

melisde barışa sarılıp ne olduğunu sordu

doğada halili içeri aldı salona geçtik ve ece odadan pansuman için malzeme getirmişti barış söze girdi “bir iş vardı hallettik abiciğim”

eceden;

abimin elinin üstü kanıyordu melis onu temizliyodu bende keremin kaşındaki yarayı “kerem cevap ver nerdeydiniz” kerem sessiz bir şekilde “anlatıcam bekle” dedi kaşına bir parça pamuk koyup kanı almaya çalıştım göz temasını asla kesmiyordu içim içimi yiyordu ne olmuştu nereye gitmişlerdi

son olarak kaşına bir parça pamuk koyup onu oraya yapıştırdım “evet şimdi anlat bakalım” dedim abimler odalarına geçmişlerdi bizde salonda tek kalmıştık

kerem anlatmaya başladı (olayları anlatmaya başlar)

”aferin kerem gidip vurdunmu cidden sen delimisin ya seni şikayet ederse, başına bela olucak, bak neden bana söylemedin ,ya orda seni vursay-“ hepsini tek nefeste söylemiştim tam son kelimemi söylerken kerem sarılıp dudaklarımdan öpmeye başlamıştı durup “bak yavrum eğer sana haber verseydim gitmeme engel olurdun ayrıca asla şikayet edemez” dedi daha sonra devam etti kendimi ona bırakmıştım…

ayak sesleri gelince durmuştuk abimler gelmişti ilk cümlem “delimisiniz siz” di

melisde beni desteklemek adına bağırdı “ya sizi şikayet etseydi”

”edemez” dedi kerem rahat bir şekilde

“evet kerem doğru söylüyo onun önceden yaptıkları daha ağır bi suç”

saate bakmak için telefonumu aradım kerem elini cebine attı ve telefonumu verdi saat 9 du keremler çok yorgundu abim ve melis bir biraz kestirelim diyerek yukarı çıktı bende kereme sarılıp “sende dinlen çok yoruldun” dedim “yoruldum ama karıma bir kere sarılıp yatsam her şey geçer”

”onun için söz veremiyoruz abim denen varlık çıldırı”

”bizde gizleriz hem ayıp bir şey yapmıyoruz ckgkvkgkgıg”

hızlıca beni kucağına alıp yatağa götürdü uykum yoktu ama keremin kokusu insanı büyülüyordu eee nede olsa kerry potter kafamı göğüsüne yaslayıp gözlerimi kapattım…

Saat 11 tüm ev uyanmıştı kerem hâlâ yanımdaydı istemsizce “kerem kalk hadi” dedim “5 dakika dahaa”

diyerek mızmızlandı daha sonra hızlıca kalktı ben ilk odadan çıkıp aşağı indim ardımdan kerem geldi kahvaltı hazırlamaya başladık kızlarla daha sonra kahvaltı yaptıktan sonra denize girmek için hazırlanmaya çıktık rast gele bir mayo seçtim bikini giymek istemedim üstünede bir pareo giyip çıktım çantam hazırdı Kerem hemen salonda oturuyordu yanına gittim kafasını kaldırıp bana baktı “ee hadi çıkalım” diğerleri arabaya binmişlerde bile kapıdan çıkarken “bakıyım mayona” dedi gülmeye başladım ve telefonumdan mayoyu gösterdim “bu bence mayo değil may oolmalı” “aşkııım” diyerek koluna girdim arabaya binip sahile doğru yol aldık

sahil çok yakındı zaten hemen inip güzel bir yere oturduk doğam hamile olduğu için o girmeyecekti biz girdik keremin yüzü beş karıştı abiminkide kerem yanıma gelip havluyu uzattı “hadi çık artık ece” ecemi eceme ne oldu dedim kendi kendime “geldim” ikimizde oturduk

işte bir kaç gün böyle geçtikten sonra döndük

BÖLÜM SONU

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.