Bir tırıl misali kelebeğe dönüşmeden yıllarca yaşayacağım...Seninle.Çieçeğin üstünde yazan not buydu.Kimden geldiğini bilmediğim çiçeğin beni ürkütmesi gerekirken nedense sevindirdiğinin farkına varmak pek hoşuma gitmemişti.Beyaz zambaklar...En sevdiğim çiçekti...Ancak bunu benden başka bilen yoktu bu yüzden tedirgin olmam gerekiyordu sanırım.Ama nedense içimdeki garip huzurla bir süre çiçeklere öylece baktıktan sonra saksı halinde gelen çiçeği balkonumun en güzel köşesine koymuştum.Biri beni tanıyordu.Zambak sevdiğimi,beyaz olanı sevdiğimi ve en garibi de saksı dışında bir çiçeği evimde barındırmayacağımı çünkü çiçeklerin ölmesinden nefret ettiğimi biliyordu.Bu garipti.Hayatım boyunca bunları bilecek kadar kimseyle yakın olmamıştım.Kafamda bir sürü soru vardı ancak onları şimdilik bir köşeye atarak kendime kırmızı bir şarap doldurdum.En sevdiğim renk beyazdı ancak kırmızı şarap için canımı verebilirdim.Şarap bardağımı alıp balkondaki küçük köşeme oturup çiçeklerimi incelemeye başladım ve bir süre sonra gözlerim yeniden o beyaz zambakları buldu“Bir tırtıl misali kelebeğe dönüşmeden yıllarca yaşayacağım...Seninle.”Bu not nedense içimde bir sızı bırakıyordu.Bunu gönderen kişi neden kelebek olmak istemiyordu ki?Tamam kelebekler çok az yaşıyordu ama daha görkemliydiler.Tırtıllardan ise çoğu insan iğrenirdi.İğrenilerek uzun bir ömür mü yoksa sevilerek kısa bir ömür mü?Ben kesinlikle ikincisini seçerdim.Sevilmek benim için önemliydi.Herkes tarafından imrenilen o kişi olmak istiyordum.Ya o? Uzun bir ömürü buna tercih mi ederdi?Şarabımı yudumlarken bunları düşünmek nedense bana keyif veriyordu.Neden tanımadığım birinin beni tanımasından endişe duymamıştım bilmiyordum ama dediğim gibi huzurlu hissettiriyordu garip bir şekilde.Notu defalarca incelemiştim belki gönderen kişinin ismi vardır diye ama yalnızca notun sonunda küçük bir tırtıl sembolü vardı ve o anda bir şeylerin farkına vardım.Tırtıl dövmesi vardı...Evet,nasıl da aklımdan çıkmıştı.Peki o...İşte şimdi tedirgin olmaya başlamıştım.Evimi nereden biliyordu?Beni nasıl tanıyordu?Neden özellikle benimle görüşmek istemişti?Kimseyle çok yakın değildim dolayısıyla beni birinden duyma ihtimali yoktu.O zaman bu da neyin nesiydi şimdi?Zil sesiyle irkildim.“siktir.”Kim gelmişti?O muydu?Temkinli adımlarla kapıya gidip kapı deliğinden baktığımda kimse yoktu.Yavaşça araladığım kapının arasından kafamı uzatıp etrafa baktım ancak gerçekten de kimse yoktu.Yalnızca...Bir zarfZarfı elime almamla balkona geri dönmem bir oldu. Titreyen ellerimle zarfı açtığı mda ise küçük bir notla karşılatım.“Aslında sende beni tanıyorsun kelebek.”Notu okumamla tüylerimin diken diken olması bir oldu.Ne oluyordu böyle?Onu nasıl tanıyor olabilirdim ki?Neden bilmiyorum ama onu tanıyor olmak onun beni tanımasından daha korkutucu gelmişti bana.Boşluk.Zihnimi deli gibi zorlamama rağmen oluşan tek şey boşluktu.Onu nasıl tanıyor olabilirdim ki?Ona dair hiçbir şey yoktu hafızamda.O bir yabancıydı.Kendime bir kahve yapmalıydım,kafamın yerine gelmesi gerekiyordu.Aceleyle mutfağa gidip kendime bir kahve yapmaya başladığımda ne için acele ettiğimin farkında bile değildim.Sanki kovalanıyordum ama ne veya kim tarafından kovalandığımı bilmiyordum.İçimdeki garip huzursuzluk beni gitgide daha çok geriyor ancak bu huzursuzluğun verdiği garip hissi de aşamıyordum.O garip his sanki iyiydi.Sanki ben sonunda fark ediliyor ve yıllarca bundan kaçmama rağmen yakalanmaktan onur duyuyordum.Sanki ilk defa biri beni gerçekten tanıyordu.Kahvemi hazırladğımda yeniden kendimi balkondaki köşemde beyaz zambaklara bakarken gördüm.Beyaz zambaklar aslında ruhun yenilenmesini temsil ederdi ve bu yeniden doğuş sanki yıllardır ihtiyacım olan bir şeymiş gibi geliyordu bana.Ah...O güzel beyaz zambaklar...Yeniliği temsil ettiği için hayatıma almaya korktuğum o beyaz zambaklar...Şu an tam önümde duruyor ve onların bana verdiği bu yeniden doğuş nedense hem korkutucu hem de güzel geliyordu.Korkuyu sevmek...Tam olarak yaptığım şeyin adı buydu sanırım.Korkuyu normalde sevmez hatta nefret ederdim ama şu an korkuya aşık gibi hissediyordum.En azından bu korkuya...
Bölüm 2
2. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.