İçeriğe geç

Kendini Asan Kelebek

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Kendini Asan Kelebek

Bölüm 1

1. Bölüm

Tartıya çıkmamla inmem bir olmuştu.Kendimden hiç etmediğim kadar nefret ediyordum.Normalde sürekli kilomu takip etmeme rağmen bu hafta korkudan bir kere bile tartıya çıkamamıştım ve bugün anlık bir cesaretle kilomu kontrol edişim hüsranla sonuçlanmıştı.Kendimden hiç etmediğim kadar nefret ediyordum.Üç kilo almıştım ve bu benim için bir yıkımdı.Aynanın karşısına geçip tshirtümü sıyırarak belimin ne kadar kalınlaştığını kontrol ettiğimde ağlamaya başlamam çok da uzun sürmedi.“İğrencim...” diye fısıldadğımda ağlamam daha da şiddetlenmişti.Yere çökmüş yüzümü ellerimin arasına almıştım.Kendime gelmem uzun sürecekti,biliyordum.Benim için kilo her şeydi.Böyle öğrenmiştim.İğrenç göründüğümü düşünmekten kendimi alıkoyamıyordum.Nefret ediyordum,kendimden nefret ediyordum.Yaklaşık yarım saat boyunca yerde bacaklarımı kendime çekerek ağlamıştım ancak sonrasında alarmımın çalmasıyla ayağa kalktım,gözyaşlarımı sildim,aynaya bakmaktan kaçtım ve hışımla evden çıkarak arabama bindim.Arabayı o kadar hızlı sürüyordum ki ölsem yeridir diye düşünüyordum.Kafamdan aldığım üç kiloyu silmeye çalışarak bugün hiçbir şey yememeye çoktan karar vermiştim.Trafiğin olmamasının verdiği hızla yaklaşık on beş dakika sonra kliniğe varmıştım.Karşımda duran Sedef’i umursamadan ilerlerken kafam çok doluydu.Arkamdan koşturduğunu hissetmediğim için odama girip kapıyı kapatmamla kapının açılması bir oldu.“Elzem Hanım...”derken nefes nefese kalmıştı.“Bugünki terapi seanslarınızın listesini getirdim.”Listeyi önüme koyarken ona gülümsedim ancak hiçbir şey söylemedim.Sedef bir süre bir şey söylememi bekledi ancak istediğini alamayınca sessizce odadan çıkıp kapıyı kapattı.On dakika sonra bugünki ilk seansım başlayacaktı ancak ben kendimi hiç hazır hissetmiyordum.Ağlamanın verdiği yorgunlukla hala kendime gelememiştim ve bu durumu danışanıma yansıtmamak için kendime gelmeye çalışıyordum.Odamda tek bir ayna bile yoktu.Aynalardan hep kaçmıştım.Kendimi asla güzel bulmamıştım oysaki dalgalı siyah kısa saçlarım,özellikle de yüzümdeki küçük çillerim her zaman beğenilmişti.Ama ben beğenemiyordum,özellikle de kilo aldığım zamanlarda kendimi daha da çirkin buluyordum.Kapının çalışnmasıyla irkilp düşüncelerimden uzaklaşmıştım.“Girin.” Meral içeri girerek bana gülümsediğinde ben de ona gülümsedim ve kafamdaki düşüncelerin yerini profesyonelliğime bırakarak ona oturması gereken yeri işaret ettim.Meral dört yıldır benden terapi alan bir danışanımdı.İlk geldiğinde aşırı derecede anskiyete bozukluğu vardı ve insanlardan kaçarak büyümüştü.Benimle beraber bir psikiyatristten de destek alıyordu.Neyse ki kullandığı ilaçlar ve terapi sayesinde şu anda çok daha iyi bir durumdaydı.İlk başta insanlarla konuşmayı bırak dışarı bile çıkarken anskiyete atağı geçirmesi çok olası bir durum oluyordu.O yüzden ilk başta seanslarımızı ben her ne kadar tercih etmesem de online üzerinden yapıyorduk.Şu anda buraya gelebilmesi bile çok büyük bir başarıydı.Seansın başlarında eli titresede bir süre sonra sakinleşmiş ve bir saatin sonunda ise bana defalarca teşekkür ederek odadan çıkmıştı.Kendimle baş başa kalınca aldığım kilolar tekrar aklıma geliyordu.Her ne kadar psikolog olsamda kendime yardımcı olamıyordum.Bu yüzden genelde yalnızlıktan kaçıyor başkalarının sorunlarıyla ilgilenerek kendi dertlerimden uzaklaşmaya çalışıyordum.Kapımın çalmasıyla irkilsemde belli etmeden çalan kişinin içeri girmesini söyledim.Gelen Sedef idi.“Elzem Hanım,sizinle görüşmek isteyen bir danışan var ancak randevusu bulunmuyor.”“Gelsin.”dedim hafif meraklı bir tonda.Normalde randevusuz alım yapmıyordum ama bugün yalnız kalmayı hiç istemiyordum.Sedef geri çekildiğinde uzun boylu bir adam içeri girdi ve kapı kapandı.O kadar uzun boyluydu ki kendimi uzun sanarken onun yanında muhtemelen cüce gibi kalacaktım.Bana bakmaya başlayan yabancıyı dikkatle incelerken önce dalgalı kahverengi sacları dikkatimi çekti.Yumuşacık duran saçları gözlerinin önüne geliyordu bu yüzden de gözlerini zar zor görsemde onlarında saçları gibi ancak daha koyu bir şekilde kahverengi oldğunu fark etmiştim.Gözleri çok güzeldi.salaş giyinimli olmasına rağmen kolundaki dövmeyi fark etmiştim.Ucu görünen dövme yeşil renkli ve tırtıla benzeyen bir şekilde dirseğinin iç tarafına doğru uzanıyordu.O an o dövmeyi detaylıca incelemek istesem de bunu yapamayacağımın farkındalığıyla bu sefer gözlerim vücuduna kaydı.Hafif kaslı yapısıyla adeta kocaman görünüyordu.Kasları kıyafetinden dolayı çok belli olmasa bile az çok yapılı biri olduğunu anlayabiliyordum.Bir süre bedeninde gözlerimi gezdirdikten sonra ayıp olacağını düşünerek gözlerimi yeniden o güzel gözleriyle birleştirdiğimde onun da beni incelediğini fark ettim.O ise bunu fark etmemi umursamadan beni incelemeye devam ederken en sonunda yalandan bir öksürük ile kendisine gelmesini sağladım.“Merhaba.”“Buyrun?” dediğimde sesim biraz alçak çıkmıştı ama o duymuş olmalı ki elimle işaret ettiğim yere oturdu.Bir şey söylemeyince konuşmayı ilk ben başlattım.“Israrla gelmek istediğinize göre konuşmak istediğiniz bir şeyler olmalı.Buyrun.”Benim bu tavrıma karşı ilk başta şaşırmış gibi görünsede sonrasında kendini toparlayarak elini yumruk yapıp ağzına götürdü ve hafifçe öksürdü.“Aslına bakarsan kafam çok karışık Elzem.”Sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi adımla seslenmesi hoşuma mı gitti yoksa nefret mi ettim emin olamadım ama ses çıkarmadan dinlemeye devam ettim.“Sürekli farklı bir ruh halindeyim,ne yapacağımı ne diyeceğimi şaşırıyorum.Bazı günler çok mutluyum bazı günler depresif dönemlerden geçiyorum.İşin kötüsü ise çok kolay sinirleniyorum.Bazen öfke krizleri geçiriyorum ve çevremdeki insanların kalbini dehşet bir şekilde kırıyorum.Kendime geldiğimde ise bunlardan çok pişman oluyorum.”Nedense bir an bu yabancının böyle olmamasını istedim.Sanki yıllardır tanıyormuş gibi hissettiğim bu kişinin benim de kalbimi kırmasından korktum.“Psikiyatriste gidiyor musunuz?”dedim profesyonelliğimi korumaya çalışarak.“Evet.Borderline kişilik bozukluğum var.”Buna neden bu kadar üzüldüm veya neden kendimi ona bu kadar yakın hissettim bilmiyorum ama o an onun hastalığını yenmesi için dua etmeye başladım.“Peki...”dedim hafif fısıldar bir şekilde. “İsterseniz sizinle bazı alıştırmalar yaparak durumunuzu biraz daha netleştirebiliriz. Aynı zamanda psikiyatristinizden bir belge al-”“Hayır.”sözümü kesti. “Buna ihtiyacım yok Elzem.”“Peki. O zaman ne için gelmiştiniz?” diye sorduğumda şaşkınlığımı korumaya,profesyonelliğimi kaybetmemeye çalışıyordum.“Benimle kahve içmeni istiyorum.”“Ne?” “Bakın ben bunu yapamam ki yapmak da istemiyorum.Lütfen odamdan çıkar mısınız?”“Elzem.Sadece kahve içmek istiyorum.”“Sizi tanımıyorum bile.”“Ben seni tanıyorum.”Şaşkınlığım git gide artarken sinirlerim tepeme çıkmıştı.Şimdi de bir deliyle uğraşmak zorundaydım.Harika!“Odamdan çıkın lütfen.” dediğimde bu sefer beni dinledi ve ayağa kalkarak bana kısa bir bakış attıktan sonra kapıdan çıktı.Nasıl bu kadar küstah olabiliyordu anlamıyordum.İyice sinirlenmeye başladığımda artık kilo derdimi bile unutmuş diğer seansların zamanının gelmesini beklerken defterimi alıp birkaç yazı karalamıştım.Küçüklüğümden beri yazı yazardım ve bu beni sakinleştiriyordu.Ama bu sefer bu biel işe yaramadığında defteri hızlıca kapatıp çekmeceme koydum.Kimse bana ne yapacağımı söyleyemez.

Bölüm sonu

1 yorum

  • Yazarken ara da koysan hem senin için okumak çok kolay olur hem de okurların için kolay olur. Onun dışında güzel bir kurgu 😁👍🏻