İçeriğe geç

kendimi bulduğum an

Bölüm 3 · 3 dk okuma

kendimi bulduğum an

Bölüm 3

2. bölüm

yine kütüphanede oturmuş sallanan sandalyemde kitap okuyordum sizi bilmem ama ben istediğim sevgiyi de ilgiyi de kitaplarda buldum.

kitap çok güzel ilerliyordu ve bence daha güzel ilerleyecekti içimde öyle bir his vardı. elimdeki kitabı biraz daha okuduktan sonra anladım ki gerçekten de kız küçüklük aşkını 20 yıl sonra bulmuş ve sevdiği adam onu sevmeyi hiç bırakmamıştı. kitabın bölüm sonuna geldiğimde kapıdan hafif bir gıcırtı sesi yükseldi kapı tam karşımda olduğu için kitabı yüz hizamdan biraz daha aşağıya indirip gelenin kim olduğuna baktım gelen aynı ben gibi yalnızlığa bırakılmış biriydi ama arkasında çok daha tanıdık bir simayla karşılaştım.

evet yine o illet yetimhane müdüresi

şu kadına benden başka gıcık olmayan varsa söylesin ya uyuz çok ciddiyim uyuz

"eda nerdesin sen " hiç öyle fizana gezmeye gittim

"burdayım hocam " elimi kaldırarak nerde olduğumu belli ettim

" okula yeni bir öğrenci geldi onu gezdirir misin " neden ben ya neden

"hocam nöbetçi öğrenci gezdirse " dedim sert çıkarmaya çalıştığım sesimle

amma velakin hocanın eda diye kişnemesiyle buna el mecbur olduğumu anladım.

buradan bir çıkayım var ya seni dava edicem kadın görürsün sen

kitabımın içine ayracımı koyup ilerlemeye başladım hızlı bir iki adımla zaten nalan hanımın yanına varmıştım. yine yetişmiş olsam da arkasından ilerliyordum her ne kadar kadına uyuz olsam bile tarzı hoş bir kadındı. her gün faklı giyiniyordu. yine her zaman yaptığım gibi baştan aşağı süzdüm

altında siyah kumaş bir pantolon üzerinde beyaz crop tarzı bir bluz ve bluzun üzerine attığı kahverengi bir blazer vardı, ayağına giydiği stiletto ayakkabısı bu kombi taçlandıran bir seçimdi

bana kalsa bunları giymem ama içimde kalan bir yanım bunlara hevesli.

önümde yürüyen kadını biraz daha süzdükten sonra daha fazla göze batmamak adına önüme döndüm üzerimdekilere bakınca bence gayet güzeldi bizi buraya bıraktılarsa bende keyfime bakarım arkadaşım bana ne

üzerimdekileri umursamadan yoluma devam ettim çünkü bir ben değil bu okuldaki herkes tatil günlerinde gecelikle geziyordu nereye baksanız barbie'li

tweety'li arabalı geceliklerle geziyorduk yani anlayacağınız biz burada çok rahattık başkasını bilemem

nalan hanım durunca otomatik olarak ben de durmak zorunda kaldım etrafa boş bakışlar atmaktan buraya ne ara geldiğimizi hatırlamıyorum bile nalan hanımın odasının önüne gelmiştik. ama neden buraya gelmiştik ki genelde öğrencileri hep aşağı kattan yani kapı önünden alırdı. özel biri sanırım diyeceğim de neden özel birini yetimhaneye bıraksınlar öyle değil mi?

nalan hanım bana dönüp " bir iki dosya almam gerek beni burada bekle " bu kadın neden bu kadar otoriter bir sesle konuşuyor. başımı olumlu anlamda sallayıp kapının önündeki puflardan birine oturdum. zaten işinin çok uzun süreceğini de sanmıyorum .

önümden geçen yetimhane öğrencilerine boş bakışlar atıyordum. derken karşımdaki kapı gürültülü bir şekilde açıldı. ve içerden küplere binmiş şekilde nalan hanım çıktı. allahım ya ne oldu yine.

sesimi naif bir tonda tutup nalan hanımın yanına ilerledim. "iyi misiniz nalan hanım " ortalıkta fıldır fıldır dönen gözleri beni buldu " sence " diye cırladığında yüzümü ekşittim. ben ne yaptım be karı.

" peki " diyerek geri çekildim bu iş böyle olmayacaktı. arkamı dönüp ilerlerken. arkamdan bağırmasını umursamadım. bana durduk yere bağıran birin ben neden umursayayım ki.

2.katı çıkarken gözümde eskiden kaan ile olan anılarım canlanmıştı. tam duvarın olduğu köşede burnuna yumruk atmış ve kanatmıştım. mesela tam karşımda duran pufta önümüzden geçenlerin dedikodusunu yapıyorduk. ve daha neler neler yapıyorduk.

aslında içimdeki küçük çocuğu sadece kaan görmüştü ilk gldiği zamanları anımsamaya çalışıyorum ama çocuğu pek te umursamamışım. aklıma geldikçe gülüyordum. ama ne yapabilirim komik yani şimdi neredeyse en yakın dostum veya kardeşim gibi bir şey diyebilirim.

4.katı çıkmak tam olarak bir zulüm idi. bu ne ya yemin ediyorum in çık in çık bacak kası yaptım abicim.

odama vardığımda neredeyse nefes nefese kalmıştım. derin bir soluk alarak girdiğim odada kaanı enim çizim defterime bakarken gördüm. ama pek de umursamadım bana ne canım.

ne! kaan benim çizim defterime mi bakıyor? no! no! no! olamaz.

kaanın yanına giderek açmakta olduğu defterimi elinden aldım. bana ters bir bakış atıp gözlerini defterime dikti. onun içinde ne olduğunu deli gibi merak ediyordu değil mi?

etmeye devam etsin çünkü söylemeyeceğim.

---------------------------------------------------------

nasıl gidiyor kendimce yazıyorum ve umarım seversiniz

Bölüm sonu

2 yorum