İçeriğe geç

Kendi Fikirlerimiz ve Araya Sıkıştırılmış Saçma Salak Aşk Hikayelerimiz

Bölüm 10 · 5 dk okuma

Kendi Fikirlerimiz ve Araya Sıkıştırılmış Saçma Salak Aşk Hikayelerimiz

Bölüm 10

Kendim hakkında

~Şimâl Çuğaşvili

Ben Şimâl, aslında 2. adım Yağmur ama Şimâl'i kullanıyorum. Yağmur ismini o kadar kullanmıyorum ki bazen ben bile unutuyorum sipariş geldiğinde “Yağmur Hanım” dediklerinde “Yanlış geldi galiba " diye düşünür sonra diğer adım olduğunu hatırlarım. Adım Arapça/Farsça kökenli ama ailem muhafazakar değil ateist bir aileden geliyorum. Genelde insanlar “Ailen ateistse bu isim ne alaka aile büyükleri mi koymuş? ” diye sorar.Anlamı kuzey dini bir manası falan yok, Trabzonda doğduğum ve Trabzon da ülkenin kuzeyinde olduğu için bu ismi koymuş babam. Anne tarafım Trabzonlu,baba tarafım Amasyalı ama 15 senedir Aydın'da yaşıyoruz.

Ailem ateist demişken nasıl ateist olduğumu da anlatayım:

Babam ve annem bana 12 yaşımdan beri hiç dinden bahsetmedi okuldan, arkadaşlarımdan, annanemden falan duyuyordum. 12 yaşıma geldiğimde ailem “Bak kızım ateist bu demek, deist bu demek, müslüman bu demek. ” diye tamamen tarafsız şekilde anlatıp “Sana hangisi mantıklı geliyorsa onu seçebilirsin, biz her nolursa olsun kararına saygı duyarız. ” dedi ve ben de o yaşta çok dini bilgiye sahip olmadan sadece her şeyi gören duyan bir varlık saçma geldiği için ateist olmayı seçtim sonrasında Kuran'ın Türkçe mealini, Richard Dawkins'in Tanrı Yanılgısı kitabını okuyarak haklı olduğumu gördüm.

19 Mart 2005 doğumluyum doğum günü gibi özel günlere çok önem veririm sonuçta yılda 1 oluyor hatırlanmasını isterim, hediye bekmemem ama bana “Doğum günün kutlu olsun. ” yazmalarına çok mutlu olurum.

Bir sene sınıfta kaldığım için şu an 12. sınıfa geçiyorum sınıfta kaldıktan sonra “Ben aptalım gerizekalıyım” pskolojisine girmiştim sonra dönüp baktığımda o dönem pskolojimi kötü etkileyen olaylar olduğunu ve bunların uyku düzenimi bozduğunu bu yüzden bütün derslerde uyuduğumu ve hatta okula doğru düzgün gitmediğimi bu yüzden de kalmamın normal olduğunu görüyorum.

En sevdiğim renk kahverengidir, en sevdiğim yemek işkembe çorbasıdır, en sevdiğim içecek şeftalili ice tea eskiden günde 2.5 litre içerdim şimdi 1.5 litreye düşürdüm giderek azaltmaya çalışıyorum,müzik olarak en çok Türkçe rap onun dışında arabesk ve Türk halk müziği severim şu sıralar en sevdiğim şarkilar

1- Cegıd- Kendinle gurur duy

2- Hidra - Beddua

3- Cegıd- Sevilmeyen Adam

4- Xece- Keyfa Mın Jı Tere Te

5- Ender Balkır- Yüce Dağ Başında Yanar Bir Işık

En sevdiğim şiir Atsız- Geri Gelen Mektup, evet Atsız, fikirleri bana çok uzak olsa da en sevdiğim şairdir kendisi.

Aşırı yemek seçerim sebze yemeklerinden nefret ederim, menemen ve turşunun yanımda yenmesine bile tahammül edemem midem bulanır.

Zaten midem çok hassas, aklıma kötü bir olay gelsin hemen mmidem bulanır ve kendimi tutamayıp kusarım her hafta hemen hemen 2-3 defa kusarım. Bazen sokağın ortasına istemsizce kusarım ve bu durumdan çok utanırım o yüzden midem bulanırsa diye yanımda tuz taşıyorum.

En sevdiğim kitap Veronika Ölmek İstiyor onun dışında genelde siyasi kitaplar okurum.

Çok iyi olmasam da ilgi alanlarım siyaset, tarih, resimdir. Ege üni. resim öğretmenliği istiyorum şu an resimlerim çok iyi olmasa da sınava 1 senem var gelişir diye düşünüyorum. Babam resim öğretmeni o da bana “Çok hızlı gelişiyorsun kazanırsın. ” diyor.

Günde 2 saat resim çalışıyorum bazen moralim bozuk olduğunda kendimi resme veriyorum 3-4 saatte bile çıkıyor.

Babamla çok samimiyiz, sevgililerimi vs. hep ona anlatırım beni hep dinler muhabbetimiz iyidir çok severim babamı ilişkimiz hep iyi olmuştur. Annem ve babam 2 yıldır ayrı ben babamla yaşıyorum.

1 kız kardeşim var 14 yaşında onu çok severim çok iyi anlaşırız.

Annem İngilizce öğretmeni olsa da ben dillerde çok kötüyümdür hiç de sevmem.

Günde 2 paket sigara içerim sigarasız kalmadıkça kırmızı pall mall dışında sigara içmem gittiğim markette yoksa gerekirse market market dolaşırım ama illa kırmızı pall mall alırım başka sigara sevmem, alkol kullanmam.

Saçlarıma bakım yapmayı boyamayı çok severim kendimde fiziksel olarak en beğendiğim şey saçlarımdır. Özünde dalgalı ve kahverengiler ama kızıla boyayıp düzleştiriyorum.

Kendimde en beğendiğim özelliğim zevkli olmamdır müzik zevki olarak, kıyafet/takı olarak kendimi çok zevkli bulurum

En sevmediklerim de:

1- İnsanlara çok çabuk güvenirim o kadar kazık yedim ama hâlâ akıllanmadım

2- Her şeyi her yerde anlatırım nefret ederim bu huyumdan ama çenemi kapalı tutamam

3-Çok kafamın içinde yaşarım insanlar aileme "yanından geçiyoruz selam bile vermiyor" diyormuş aslında egoyla alakası yok o kadar içime kapanığım ki onları fark etmiyorum bile duran arabaya çarpıyorum

4- Ani ruh hali değişimi bu bipolar bozuklukla alakalı arkadaşlarımlayken ortam muhabbet ne kadar güzel olursa olsun bi anda modum düşer ve sessizleşirim insanlar da "noldu" diye anlatmam için halbuki olan bir şey yok sadece sessizce oturasım geliyor.

Bunlar dışında yalpalayarak yürürüm bunu da dışardan biri söylemedikçe fark etmem elimde olan bir şey değil ama birisi "Bi yürüsene nasıl yürüyorsun" dediğinde yürümem bir anda pat diye düzelir. Muhtemelen sebebi kaslarımın zayıf olması yani sporla düzelebilir ama ben spor yapmaktan nefret ederim. Biri Denizlide 3 hafta diğeri İzmirde 3 hafta olmak üzere iki kere Pskiyatr hastanesinde yattım.

Sevmediğim bir diğer özelliğimse aşırı takıntılı olmamdır sevdim mi tam severim.

Sadece sevgili olarak da değil hayatımdan yakın bir arkadaşım çıksın hüngür hüngür ağlarım günlerce moralim düzelmez.

Yemeklere de aynı şekilde takıntım var bir dönem patates kızartmasına sardım ve günde 3 öğün patates kızartması yedim başka hiçbir şey yemiyordum. Bir ara da kokoreç için aynısı geçerliydi. Şu an öyle takıntılı olduğum bir yemek yok ama çok yemek seçerim sebze asla yemem küçükken de annem bu yemek seçme mevzusunu bırakmam için “Bunu yemezsen aç kalırsın. ” diye sebzeden başka yemek yapmıyormuş ama benim gerçekten onu yemek yerine aç kaldığımı görünce bana göre yemek yapmaya başlamış.

Sinemaya gitmem çünkü dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğum var bir filmi oturup izleyemem sıkılır bırakırım evde izlediğim filmleri veya dizinin bir bölümünü 3 günde bitiririm. Kitaplar için de aynı şey geçerli 9. sınıfta günde 100 sayfa okurdum şimdi 50'yi zor okuyorum.

En sevdiğim mevsimler yaz ve ilkbahardır.

Soğuğu sevmem sevenleri de anlamam insan tenini acıtan soğuğu nasıl sevebilir ki? Kalın montlar ve sweatshirtler içinde kendimi rahat hissetmiyorum, yazı crop ve şort giyebildiğim için seviyorum.

12 yaşımdan beri pskiyatra ve pskoloğa gidiyorum pskyatr ve pskolog odalarında hep kendimi çok rahat hissederim çünkü karşı taraf seni sadece dinler ve düşündüklerinin altında yatanı söyler. Seni asla yargılamaz.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.