"Herkes kendi derdindeydi. Yaşam bir savaş yeri gibi kurulmuş ve kazanmak için hırslarına yenik düşen bencillerle doluydu. Ve zaman onlar için verilmiş en büyük armağandı."
Bedenimde hissettiğim ağrı beni karanlıktan çıkarmıştı. Yine Hinzla yoktu. Ve ben ağacın dalında hareketsizce duruyordum. Güneş ise her zamanki gibi bana tehditle bakıyordu. Sanki bu durum onu mutlu ediyordu. Oysa batmak yok olmaktı. Gerçi yeniden doğacağını biliyor olsa gerek. Yoksa bu kadar rahat olamazdı.
Aşşağı tarafta gelen seslere kulak verdim.
" Hey cimri kelebek bu yiyecekten bana da vermelisin."
Diğer kelebek cüssesine güvendiğinden kendinden fazlaca zayıf olan kelebeklerin yiyeceklerini yağmalıyordu. Evet sadece insanlar bunu yapmıyordu. Maalesef kelebek ve diğer hayvanlar da yapıyordu.
" Hey onları ben topladım. En azından biraz ver. Çok açım."
Neden bu kadar güçlüyken güçsüzü ezeriz ki. Bu zevk vermemeli. Büyük kelebek bütün yiyecekleri yiyip doğu tarafındaki uzun ağacın üstüne konup dinlenmeye çekildi. Olan zayıf kelebeğe olmuştu. Güçsüz olmanın bedelini açlıkla ödemişti. Belkide bu durum artacak ve bedeli daha ağır olacaktı. Ölmek gibi.
...
" Bak Aggef sen her zaman güçlü olamazsın. Ama zekanla güçlülere iyi bir ders verebilirsin."
Hinzlayı karşımda görünce hemen etrafıma baktım odadaydık.
" Niye güçten bahsettin ki ?"
" Sen sordun ya Aggef."
Ne sormuştum ne ara sormuştum. Kafam iyice karışmıştı.
"Peki sen güçlü müsün Hinzla?"
" Bilmiyorum . Yani güçlü olmak bilinebilen bir şey değil bence.Ancak anlık gelişen bir şeydir."
" Nasıl yani?"
Hinzla duruşunu düzeltip konuşmaya devam etti.
" Mesela bir yaşlı adam düşün bir de genç bir adam. Sence hangisi güçlüdür?"
" Tabi ki de genç adam."
Kafasını olumlu anlamda sallayıp, devam etti.
"Peki yaşlı bir adam ve bir çocuk düşün. Hangisi güçlü?"
"Yaşlı adam."
Hinzla bir kez daha onaylamıştı.
" Şimdi soruyu şöyle değiştiriyorum. Genç adam kör , yaşlı adam sapasağlam. Diğer soruyu da şöyle değiştiriyorum. Yaşlı adam sağır ve sakat. Çocuk ise sapasağlam."
Anlamıştım. Bu çok doğruydu. Birinin zaafı onun gücünü etkilerdi. Bu durumda fiziksel güç ancak zaaflarla etkisiz hale getirilebilirdi. Başımın dönmesiyle , karanlığın beni tekrar etkisi altına alacağına emindim. Son kez Hinzla'ya baktım. Dolabın içine benim yarım kalan resmimi koymuştu.
𝒀

