İçeriğe geç

Kelebek Sırrı

Bölüm 52 · 3 dk okuma

Kelebek Sırrı

Bölüm 52

52.Bölüm

" Maviye yakındı artık ruhum , her adımda yaklaşıyordum ama ulaşamıyordum."

Gökyüzünde ki kuşlara baktım ne kadar özgürlerdi. Mavi gökyüzüyle bir bütün olmuşlardı. Ve hallerinden gayet memnun gibiydiler. Ne de olsa gökyüzü onlarındı. Ve bol bol zamanları vardı. Onlar biz kelebekler gibi zamana mahkum değillerdi. Her anları uzun uzun yaşıyor ve dinlenmek için de zamanları vardı. Oysa biz kelebekler kısa ömrümüze her şeyi sığdırmak zorundaydık. Zaman bizim hiç dostumuz olmadı. Aslında olmak da istemedi. Ne de olsa bizi unutmuş ve bizden vazgeçmişti. Zamana bir seçim hakkı verilmişti ve o da bir günlük hayatı yaşamak için biz kelebekleri seçmişti. Bu acımasızcaydı ve bir o kadar da gerekli.

Dağa geldiğimde fareler konusunda hala tedirgindim. Ama kaybedecek zamanım yoktu. Ayı kurtulmalıdı. Kuş tabi ki de benimle gelmemişti. O sadece bu planı yapacak kadar cesurdu. Fareleri benden başka kimse ikna edemezmiş deyip , beni iyice gaza getirmişti. Sonuç itibariyle burdayım. Bir fare gördüğümde hemen taşın arkasına saklandım. Of yapamıyacaktım. Bu fareler çok büyük ve korkunçlardı.

" Hey Aggef sen burda ne yapıyorsun?"

Duyduğum ses çok tanıdık gelmişti. Arkama hızla döndüğümde sesin sahibiyle göz göze geldik. Ve sanırım bir günlük yaşamımda nadir mutlu olduğum bir an yaşıyordum. Bu Tembel karınca Cubti'ydi.

" Cibti seni gördüğüme çok sevindim."

Cubti uzun uzun güldü. O sürekli gülerdi aslında ama mutluysa. Demek onun için her şey yolundaydı.

" Ben de çok mutlu oldum. Ama senin burda ne işin var. Burası dağ fareleriyle dolu. "

Sonlara doğru cubti' nin sesinde korku sezmiştim. Haksız da sayılmazdı. Dağ farelerini ikna etmeyi bir kenara bırak onlarla bir araya bile gelemiyordum.

" Cubti benim dağ fareleriyle konuşmam gerek."

Cubti sağa sola doğru yürürken birden bana hızla döndü. Bir şey bulmuş gibiydi.

" Aggef aslında bir yolu var ama pek emin değilim."

Anlat der gibi kafamı salladım. Cunti de her ne kadar kararsız olsa da anlatmaya devam etti.

" Burda çok büyük bir dağ faresi var eğer onun aradığı bir şey var. Eğer onu bulursan senin her istediğini yapar. Ama ne yazık ki onun istediği şeyi daha bulan olmadı."

Bu çok garipti. Farenin aradığı şey neydi hiç bilmiyordum ama bunu kabul edip istediği şeyi ona bulmalıydım. Başka hiçbir yolu yok. Hemen karınca ile beraber büyük dağ faresinin evine gittik. Karınca orda duran küçük farelere durumu anlatınca bizi hemen içeri aldılar. Burası kocaman bir delikti. Buraya her canlı siğabilirdi. Böyle olmasına çok sevindim çünkü kapalı yerlerde nefes almak benim için hayli zor. İçeriye girdiğimizde büyük fare kendilerince koltuk sandığı taşın üstünde oturuyordu. Büyük olmasına büyüktü fakat tek dikkat çeken durum büyüklüğü değildi. Kafasında çok büyük bir yara izi vardı. Bize doğru yaklaşınca bütün korkularım arttı. Bu dağ faresi bizi şuracıkta mideye indirebilirdi.

" Demek sen benim istediğim şeyi bulmak için geldin. "

Sesi o kadar kalındı ki ayı kardeş olmasa buradan hızla uzaklaşıp giderdim.

" Merhaba ben Aggef. Aslında aradığınız şeyi bilmiyorum fakat sizin yardımınıza ihtiyacım var. Bu yüzden burdayım."

Fare bıkkınlık içinde aşağı yukarı yürümeye başladı. Gerçekten aradığı her neyse çok uzun süredir arıyor gibiydi.

" Bak Aggef eğer istediğim şeyi bulursan sana yardım ederim. Ama eğer bulamazsan asla yardım edemem."

Sesi bu sefer daha sakindi. Aslında bana yardım etmesi gayet iyi olacaktı. Fakat ya aradığı şeyi bulamazsam.

" Ben elimden geleni yapacağım. Aradığınız şey nedir?"

İlk kez yüzü hüzünlenmişi . Öyle ki utanmasa ağlayacaktı. Hemen söze girdi.

" Bundan yıllar önce kafama çok büyük bir darbe almıştım. Ölmek üzereydim. Fakat bana biri yardım etti. Şaşıracaksın ama o bir insandı. Kafamı tedavi etti. Bu günlerce sürdü ama o hiç pes etmedi. Bena çok iyi baktı ve sonunda beni iyileştirdi. Fakat ben iyileşince bir dah onu bulamadım her yerde aradım ama hiç bir iz yoktu ona dair. "

Bu çok şaşırtıcı bir şeydi. Gerçekten bir insanın bir fareye yardım etmesi görünür şey değildi. Belki de insanlara karşı fazla önyargılıyız.

" Peki bu insan kim?"

Sorduğum soru fareyi daha çok üzmüştü. Sanırım umudu yoktu.

" Aslında ben onun ile ilgili pek bir şey bilmiyorum. Ama o bir kızdı. Çok güzel ve merhametli biriydi. Bu kadar başka bir şey bilmiyorum."

İşte bu hiç iyi olmamıştı. Adını bile bilmiyordu. Onu asla bulamazdım.

" Aggef neden vazgeçtin?"

" Aradığım şeyi bulamadım Hinzla."

" Aranılan şey her zaman çok yakındır unuttun mu Aggef ?"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.