"o halde ateş tanrıçalarını onurlandırıp sen benimle savaş!"
Dediği şeyi duyunca gözlerimi kırpıştırıp baktım. "ne saçmalıyorsun sen?" dedim. Omzunu silkip beni süzdü "ne o kaybedip rezil olmaktan mı korkuyorsun?" dedi.
Elimi yumruk yapıp bir kaç adım deana yaklaştım. "ben mi hah... senin gibi bir zayıftan mı korkucağım?" dedim ve kafamı kaldırıp baktım güçlü durmaya çalışıyordum.
"Öyle diyorsanız matmazel bunu kanıtlayın." dedi ve demesiyle yumruğumu karın boşluğuna geçirmem bir oldu tek eliyle karın boşluğunu tutup bana baktı.
"Bence yeterince iyi-" sözüm yarıda kesilmişti çünkü bu karşımdaki öküz beni saliseler içinde yere sermişti! acıyla inledim ve kalkmaya çalıştım ama yüzüstü yere sermiş,sırtımada ayağıyla basıyordu! "haklısın yeterince iyi değil." dedi "seni adi pislik!" dedim ayağını kaldırıp kenara çekildi. "elinden bu kadar mı geliyor matmazel" dedi.
Ayağa kalkıp tekrar üzerine doğru koştum,kenara çekilip beni karnımdan yakaladı ve sarmaladı."hala çok zayıf" dedi.
Sinirle çırpındım beni havaya doğru kaldırdı o an dirseğimi kurtarıp çenesine doğru vurdum. beni yere atıp bir kaç adım geri çekildi.
Kaşlarını çatıp birden saçımı kavradı ve beni yere doğru eğdi. Elini tutup tırnaklarımı geçirdim ve itmeye çalıştım. Sert bir şekilde beni savurarak bıraktı.
Sinirlenmiş bir şekilde tekrar üzerine doğru koştum. Kenara çekildi,tekrar ona doğru hamle yaptığımda hepsini kolaylıkla atlattı. Sinirle bağırıp tekmemi savurdum en sonunda o konuştu. "eee yeter be seninle mi uğraşacağım ben!" dedi ve dediği gibi yere doğru atıp tekrar üzerime ayağını bastı.
Nefes nefese yerden kalkmaya çalışıyordum... "öküz!" dedim. Ayağını daha sert bastı."duyamadım?" dedi "sağır mısın duysaydın!" dedim ve nefesimi düzene sokmaya çalıştım. "karşında kimin olduğunu bil!" dedi tehdit edercesine
Kaşlarımı kaldırdım "sende kimin olduğunu bil lan karşında!!" diye bağırdım. "karşımda zayıf bir kızdan başka kimse yok." dedi.
Elimi toprağa geçirdim ve sıktım "ne dedin sen?" dedim. Alayla dediğimi tekrar edip, "sağır mısın duysaydın." dedi ki,elime geçen ilk taşı alıp aniden yüzüne doğru attım.
Dudağına gelip yardı,elinin kenarıyla dudağındaki kanı sildi. Yerden hafif doğruldum omzumun üstünden baktım. "beni bir daha zayıf görürsen senin leşini yere sererim!" dedim.
Tepemden bana baktı,yanıma doğru dizinin üstüne çöktü,saçımı kavrayıp kendine baktırdı. "bak diana buradakiler sen sırf mutlu ol diye yenilen antrenörlerinden değil,4 5 yaşında eğitime sokulup sıkı eğitimden geçen varisler ve tanrıçalar,iki günlük eğitim alan birine mi yenilicek sence?" demişti. Gözlerinin içine doğru baktım öfkeliydim ve yüzüne yumruğumu geçirmek istiyordum!
Göz temasını benden çekmeyip tekrar konuştu. "burası senin gibiler için değil diana! belkide eğitim alıp öyle gelmeliydin ha." dedi.
Elini saçlarımda gezdirdi ve eline biraz daha dolayıp,kendine tamamen yakınlaştırdı ve gözlerini dudağımda gezdirdi ve diğer elini çeneme koydu "seni daha iyi bir şey için kullanabilirim belkide..." dedi.
Dişlerimi birbirine bastırıp birden yakasına yapıştım.iki elimle sertçe tutarak bağırdım "sen ne saçmalıyorsun lan!!" dedim bir elimle boynunu kavrayıp sıktım yüzünü buruşturdu.
"Bana bak bir daha asla ama asla bana bir fahişe muamelesi yapmıyacaksın duydun mu beni!!" dedim. "çek şu elini" dedi. Alayla sırıttım. "hadi ya çekmezsem?" dedim. Birden beni itip yere doğru düşürdü ve göz devirdi ayağı kalkıp üzerini silkeledi.
Boynunda hafif yanmış gibi kızarıklıklar vardı,kaşlarımı çatıp baktım ben mi yapmıştım?
Eva yanıma gelip beni yerden kaldırdı "iyi misin?" dedi. Kafamı salladım ve üzerimi silkeledim.
Dean ellerini cebine atıp bana bakmaya devam etti. Tanrıça adaylarına baktığımda sanki küçümser gibi bakıyorlardı... kendi aralarında konuştuklarını duydum. "cidden bu mu koruyacak bizi" dedi biri. Dudağımın içini yiyip evaya baktım. "ben dinleneceğim yoruldum. size iyi antremanlar." dedim ve arkamı dönüp ayaklarımı yere vura vura yürüdüm.
Arenadan çıkmış, saray yoluna baktım sonra kafamı çevirip ormanlık alana baktım. Kısa bir yürüyüşün iyi geleceğini düşünerek ormanlık alana gittim,tabiki aklımdaki düşünceleri susturamadım...
Eve gitmek istiyordum. ben buraya ait değildim. daha kendimi savunmayı bile bilmiyordum. yanlız kalmaya ihtiyacım vardı.
Ne kadar yürüdüğümü bilmiyordum ama büyük bir şelaleye gelmiştim. burası sessiz sakindi kafamı dinlendirmeye ihtiyacım vardı.
Göle doğru yürüdüm ve yere çöktüm. gölden biraz su alıp yüzüme çarptım. tekrar almak için eğilmiştim ki yansımamın arkasında büyük bir silüet gördüm. aniden arkamı dönüp etrafa bakındım ama kimse yoktu!
Halisyasyon gördüğümü düşünüp tekrar yere doğru çöküp, elime su aldım. yüzümü yıkayıp gözlerimi açtığımda arkamda tekrar aynı sülieti gördüm. boynuzları vardı iri yapılı biriydi kızıl saçları sim siyah gözleri vardı...
Kaşlarımı çatıp tekrar arkamı döndüm gene kaybolmuştu, irkilerek ayağa kalktım ve konuştum. "kim var orda" dedim dikkatli bir şekilde etrafa bakıyordum ama kimse yoktu. ciddi anlamda kafayı yemek üzereyim...iç çekerek kafamı eğdim o an sırtıma biri bir şey sapladığını hissettim.