İçeriğe geç

KELEBEK ETKİSİ

Bölüm 6 · 6 dk okuma

KELEBEK ETKİSİ

Bölüm 6

-6- Sonuçlar

Gözlerimi sıkıca kapatıp kendimi Uraz'ın kollarına attım. Beni rahatça tuttu ve yere bıraktı.

"Tamam, indim. Ayaklarım yere basıyor." Erkekler önlerine döndüler. Bedirhan'da atladıktan sonra yola koyulduk. Tabii hemen varmadık. Önce erkeklerı gratise girdirdik. Sonra erkekler bize şişelerle futbol oynattılar.

En sonunda o meşhur Çiğköfteciye geldik. İçeri girdik. Çok garip bir yerdi. Herkes kendi Çiğköftesini yoğuruyor ve ortada oynanıyordu. Etrafta masalar vardı. 3 masayı bir araya getirdiler. Hepimiz taburelere oturduk.

Bir yanımda Ilgaz, diğer yanımda Toprak vardı. Biri yanımıza geldi. Toprak ayağa kalktı. "Ouyyy Adnan Amcam, nasılsın? İyi misin? Bak arkadaşlarımı getirdim, güzelce bir servis, doysunlar, hesabı da aha bu sarı olan halledecek." Tuğra hafifçe başını eğdi "Ee toprak, arkadaşların olmasa yüzünü göremezdik, bacılardan hangisi yavuklun. Yoksa aşiretimizden gelecek bir helal süt emmiş biri bulalım" Ilgaz gülmemek için kendini zor tuttu ve Ilgaz'ın kulağına eğildim "Gülme Ilgaz, sen gülünce herkes patlar, sakin ol, gülme" "Bizim halimize bak, amcanın göbeği bambaşka, hiçbirimiz o taburelere yakışmıyoruz, bir de bize yavuklu diyorlar, eh toprak bir kız bulup rahatlasa" "Ayyy, sanki sen yaşlanınca göbeğin olmayacak" "Yok, yaşlanınca hep fit kalırım, şimdi görmek ister misin" göz kırptı "Iyyy, cıvık cıvık şeyler" Önüme dönüp su içtim.

"Yok Adnan amca yavukluya ihtiyacım yok bekar olmaktan mutluyum evlenince mutlu musun bak ne kadar perişansın amca" "Sorma oğlum sorma ben söylüyorum başlasınlar servise" bunu söylerken elindeki tespihi salladı Ilgaz kıpkırmızı olmuştu ilgazi kolumla dürttüm.

Toprak erkekleri ayağa kaldırdı ve halaya doğru çekti masada birkaç kişi vardı. Melis Lina Tuğba ben Zafer ve Asaf da oradaydık arkamızdaki çocuklardan çok rahatsız olmuştum sürekli bize bakıp bir şeyler fısıldaşıyorlardı bizden büyük iri yarı 6 kişiydiler müzik durunca bizimkiler yerlerine döndüler.

Garsonlar ayran meze falan getiriyordu Toprak eldivenlerini taktı ayağa kalktı "Ekin bacım kollarım" kollarini yukarıya doğru çektim. Toprak Bismillah dedi ve yoğurmaya başladı müzik ekibi şarkı söylüyordu. Çalgı ekibi türküler çalıyordu biz ise alkışlarla eşlik ediyorduk Toprak eline aldı sıktı ve ikiye böldü. birini bana diğerini de Ilgaz'a uzattı. Ilgaz elinden aldı. "Teşekkür ederim, almayacağım." "YE GIZZ bu şifaaa." Toprak ağzıma depmişti. Uraz bana bir peçete verdi. Ilgaz da tek seferde agzina attı. Uraz'ın elinden peçeteyi alıp ağzını sildi.

"Toprak, iki saattir yoğuruyorsun. Kas gücüne ihtiyacın var. Geç lan sana yoğurmayı öğreteceğim." Ilgaz, Toprak'ın yanına gitti ve eldiven takıp yoğurmaya başladı. "Bak Toprak bak, errrkek beee görrr." Toprak, Tuğra'nın üzerine uçacakmış gibi görünüyordu.

"İki saattir yoğuruyorsun. verde yiyelim açız." dedi Tuğba "Beyler, hanımları duydunuz, tabakları bana verin." Erkekler tabakları önümüzden toplayıp Ilgaz'a uzattılar. Toprak bunları Ilgaz'a uzattı. Ilgaz çiğ köfteleri eşit şekilde dağıttı.

Herkese tabakları verdiler. Ilgaz tabağını alıp yanıma geldi. "Bekleyiin, önce Ekin Hanım'dan düşüncelerini alalım" Bedirhan, ağzına girmek üzere olan çiğ köftelere acıyla bakıyordu. Lina, sanki bu çiğ köfteleri yiyecekmiş gibi elleriyle sevgilisini besliyordu. Tuğra, çiğ köfteleri Tugba'dan almak için mücadele ediyordu. "Hemen tadına bakalım o zaman" Ilgaz'ın bana uzattığı çiğ köfteleri aldım ve ısırdım. Biraz çiğnedim. Ilgaz bana umutla bakıyordu. "Hayatımda yediğim ennnnn güzel çiğ köfteydi, çok teşekkür ederim" dedim.

" Bunu ben yaptım çünkü bu kasları boşuna yapmadık, yiyebilirsiniz bacılarım vede gardaşlarım."

Ilgaz kulağıma eğilip "İçine sana olan sevgimi kattım, o yüzden çok güzel olmuş" dedi. Öksürmeye başladım ve toprak sırtıma hızla çarpmaya başladı. "Bekle- Dur ta- DUR GEÇTİ BEN İYİYİM BENİ ÖLDÜRMEK Mİ İSTİYORSUN O NE BİÇİM VURUŞ" Toprak ellerini havaya kaldırdı. Ağzında hala çiğ köfte vardı. Uraz bana ayranımı uzattı ve ben de ondan bir yudum aldım. Hepimiz çiğ köftelerimizi bitirdik.

"Offf, çok iyi yapmışım, bravo bana."

"Şiştim, o son köfteyi yemeyecektim."

"Aşkım, hala yanıyorum." "Meleğim gel ağzına üfleyeyim geçer." Ilgaz elindeki peçeteyi Emin'e fırlattı.

Garson yanımıza geldi. "İçecek bir şey ister misiniz?" diye sordu Ilgaz gruba sordu "Evet ne istiyorsunuz gençler." Herkes cevap verdi.

"Evet abi, 2 meyveli gazoz, 8 sade gazoz, 6 çay yaz. Zeki, Zafer, Rıfat, Mehmet, emin misiniz, hiçbir şey içmeyeceksiniz." Başlarını evet anlamında salladılar. Garson kağıda yazdı ve mutfağa doğru gitti.

sodalar ve çaylar geldi Ilgaz, Tuğra, Emin, Akın ve Bedirhan Asaf, Uraz Toprak sade soda içiyordu.

Lina ve Melis meyveli gazoz.

içiyordu.

Tuğba ben Berkan Kubilay Ercan ve İlyas çay içecektik.

Hepimiz sohbet ediyorduk arkamızdaki masada oturanlardan biri "Pişt sarı numaranı versene" dedi.

Tuğra önce döndü "Alo hayırdır kardeş hangi sarı?"

"Seninle konuşmuyoruz velet otur yerine yeşil gözlü sarı ver numaranı konuşalım" Tuğba konuştu "Abicim dön önüne insanları rahatsız etme" "Abi deme güzelim lazım olur" Erkekler ayağa fırladı. "Hayırdır kardeş bizim kızlardan mı bahsediyorsun" Ilgaz konuşuyordu "Seninle konuşmuyoruz kardeş otur kızlarla konuşuyoruz sen kızmısın" arkalarından biri "Pişt bebeğim takılalım bir ara anlarsın ya" beni işaret etti ve bana göz kırptı ve başka bir erkekde "Sen ve arkadaşın yanımıza çok yakışırsınız biliyor musun gerçi siz altımızdada güzel olursunuz denemek istermisin" dedi. Bunu söylerken iğrenç bir şekilde sırıtıyordu, Ilgaz'dan bile beterdi

Ilgaz elinde soda şişesiyle masadan fırladı ve bana konuşan çocuğun kafasına bir tane patlattı. Erkekler sanki Ilgazi bekliyormuş gibi kavgaya katıldılar. "ABOOOOO ŞİMDİ EBENIZI SİKMEDİKMİ" "BİZİM KIZLARA NE SÖYLEDİN, BİR DAHA SÖYLE BAKALIM"

Uraz önce hepimizi güvenli bir yere çekti ve eline çay bardağını aldı. Kankası gibi çay bardaklarını başka birinin kafasında patlattı.

Bizimkilerin küfürleri havada uçuşuyordu. Ilgaz'ı durdurmaya karar verdim yoksa çocuğu öldürecekti. Tuğba kardeşinin yanına gitti. "Ilgaz, lütfen dur, adamı öldüreceksin." "GEBERSIN GITSIN BU IT" her seferinde daha hızlı vuruyordu. Onu tutmaya çalışıyordum. Kollarımdan kolayca tuttu ve beni başka bir köşeye taşıdı ve aynı adamın yanına geri döndü. "OOOOOO BU BOYLE OLMAYACAK AYOL IZLEYIN" Melis çantasından parlatıcısını çıkardı, tazeledi, çantasından biber gazı çıkardı ve bütün oğlanların yüzüne sıkmaya başladı, sonunda kontrolünü kaybedip sınıftaki birkaç kişiye daha sıktı ve mutlu son biz KOVULDUK

hepimiz parkta oturuyorduk Melis Ercan'ın gözlerine üflüyordu "Kovulmasaydık daha iyi olurdu" Bunu söyleyen Bedirhandı "AMINA KODUM COKK YANIYORR KOR OLACAGMM" birkaç kişi güldü "Arkadaşlar aferin, iyi dövdünüz ama günün kahramanı Melis, hem sizi hem onları nasıl kör etti" "EBELERİNİ SİKTIKKK BEEE" bunu söyleyen Akındı "Akın bitti, dünyadan Akın'a ordamısın" "Ilgaz ve Uraz o itlerin kafalarına nasıl geçirdiler" "Ha, bu arada, iyisin, eline bir şey olmadı değilmi? Ilgaz'ın kaşı kanıyordu, attığı kafayı görseydiniz ne demek istediğimi anlardınız, gidip ikisinin de ellerine baktım.

"SİZ DELİSİNİZ, KAFASINA SODA ŞİŞESİYLE VURMAK NE DEMEK NE OLURDU DIKKATE ALMASAYDINIZ NE OLUR DELİ MİSİN ILGAZ KENDINI YAKACAKSIN" Ilgaz gözlerini ellerine dikmiş bakıyordu. Uraz konuşmaya başlayacaktı "BENİMLE KONUŞMA URAZ BİR ADAM'IN KAFASINA 2 ÇAY BARDAĞI PATLATTIN RESMEN DELİ MİSİN, PSİKOPAT MISIN" Uraz da başını eğdi ve bu sefer sustu Ilgaz konuştu.

"SONUÇLAR NE OLURSA OLSUN YINE YAPARDIM, BİRİ ARKADAŞLARIM HAKKINDA KONUŞUYOR. HELEKI KIZ ARKADAŞIMIN BEN BOŞ BOŞ DURSAMIYDIM. OYLE BIR SEYIN OLMASI ICIN BENİ HİÇ TANIMIYOR OLMAN GEREKİR. BENİM YERİME KENDINI BIR KOY. MELİS OLMASA , O ÇOCUĞU NASIL SİKTİĞİMİ GÖRECEKTİNİZ"

"SEN TAMAMEN DELİRMISSIN ILGAZ 2 GÜNDÜR TANIDIĞIN BİR KIZ İÇİN KAVGA ETMEK İÇİN ÇOK SAF OLMAN GEREKİR. SADECE KONUŞTU VE SIZ KENDİNİZİ TEHLIKEYE ATTINIZ LÜTFEN BU TEKRAR OLMAMALI. TUGBA'NIN NE KADAR KORKTUĞUNA BAK. NEDEN KENDİNİ ATEŞE ATIYORSUN, ELLERİNİN DURUMUNA BAK. SİNİRİNDEN DOLAYI GERÇEKTEN KENDİNE ZARAR VERİYORSUN. BİZİ HIÇ Mİ DÜŞÜNMÜYORSUN. BİZİM İÇİN MÜCADELE EDİYORSUN, AMA DUYGULARIMIZI BİRAZ DÜŞÜNEMİYOR MUSUN? BİR-" "Ekin Şu an saçmalıyorsun. Özel konuşalım, yoksa bu kavgayla sonuçlanır ve ikimiz de üzülürüz." Ilgaz'ın sesi yumuşamıştı ama içindeki öfke her cümlesinden belli oluyordu. Çantamı aldım, Ilgaz'ı kolundan çekip çeşmeye götürdüm.

"APTALCA ŞEYLER YAPIP KENDİNE ZARAR VERDİĞİNDE MUTLU OLUYOR MUSUN? O GÜN PARKTA DA AYNI ŞEYİ YAPTIN. BİR DAHA ASLA KENDİNİ BAŞKALARI İÇİN RİSKE ATMA, SADECE KENDİNİ DÜŞÜN" Bunları söylerken Ilgaz'ın ellerini yıkıyordum. Yüzünüde yıkadım çünkü kan vardı. Ilgaz diğer eliyle elimi tuttu ve beni çeşmenin arkasına çekti. Ellerinin arasında sıkışmıştım. Kaçacak hiçbir yerim yoktu. Kollarını iki yanımda tutuyordu. Gözlerimin içine bakıyordu. Kolunun altından eğildim. "Peki, ben gideyim, elini sardır, sonra konuşuruz." Tam arkamı dönüp gidecektim ki bir el beni durdurdu.

SIZCEEE NASULL OLMUSSSS????

KAVGA SAHNESİNİ BEGENDINIZMI????

SIZCE KAVGADA URAZIMI ILGAZIMI MELISIMI HANGISINI ÇAĞIRIRDINIZ?????

SIZCE ILGAZMI HAKLI EKINMI????

TOPRAĞA YAVUKLU AYARLASAKMI????

BU BOLUM EN SEVDIGINIZ EN YUKSELDIGINIZ SAHNE HANGISIYDI????

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.