🎶ATE-Diğer Yarım
(🫧)
İyi okumalar...🤍
Burnumda hissettiğim kaşıntıyla gözlerimi açarak üzerime oturmuş ve bana bakan Güneş'le göz göze gelmem bir oldu.
Bana kısa bir bakış attıktan sonra gözlerini yumarak uyumaya devam etti.
Ve ayrıca burnuma doğru uzanan kuyruğunu da çekti.
Sanırım amacı beni uyandırmaktı ve başarmıştı.
Güneş'i kucaklayıp koltuğun kenarına bırakırken ayağa kalkıp banyoya doğru ilerledim.
"Sonunda uyanabildin Elisa.."
Banyodan çıkıp mutfağa doğru geçerken şaşkınlıkla çayları dolduran Sibel'e baktım.
"Sen ve bu saatte uyanmak??"
"İşe gideceğim birazdan o yüzden mecburen erken uyandım işte. Ve ayrıca."
Doldurduğu çay bardağını önüme koyarken karşıma geçip oturdu.
"Seninle konuşmam gereken mevzu vardı. Unutamadım onu."
"Ne mevzusu?"
"Hadi ama Elisa. Tamam sarhoştum falan ama her şeyi hatırlıyorum."
Çayımdan bir yudum alarak konuyu değiştirmeye çalıştım.
"Önce benim sana söylemem gereken şeyler var."
"E bende onu diyorum ya işte. Kiminle konuşuyordun dün?"
"O değil Sibel. Teyzemin yine haberi yoktu dimi dün gece kulübe gittiğinden?"
Hazırladığı omleti çatalıyla bölerken gözlerini kısarak bana baktı.
"Annemi bilmiyor musun Elisa? Sıçar ağzıma valla. Bu gece sende kalacağımı söylemiştim."
"Şundan vazgeç artık. Teyzemle bir gün çok kötü kavga edeceksiniz."
"İnan umrumda değil. Kafamı dağıtmaya ihtiyacım var ve bende bunu yapıyorum."
Omuz silkip bende omletten bir parça alarak yemeye başladım.
"Sen bilirsin. Sadece uyarmak istedim."
"Ya sen onu bunu boşver de, ben sende çok büyük bir değişiklik farkettim."
"Neymiş o?"
Çayından bir yudum alarak elindeki çatalı bırakıp dikkatlice bana baktı.
"Elisa sen dün yatağında yatmama izin verdin. Sen!"
"İzin vermedim. Zaten direkt yatmıştın."
"Hadi ama sen normalde ne olursa olsun izin vermezsin. Vermezdin.Kaldırırdın beni."
Geriye doğru yaslanarak bende Sibel'e bakmaya başladım.
"Yeni yatak alacağım."
"Tamam cümlemi değiştiriyorum. Değişmemişsin ama iyisin. Daha rahatsın. Anla işte, canını sıkmamak için fazla bir şey söylemiyorum ama kendini biliyorsun. Bunun yüzünden çok fena kavga ettiğimizi hatırlıyorum ben."
"Tamam haklısın. Dün bu konuyu dert etmedim. Biliyorum, normalde asla izin vermem. Ama yinede yatağımı değiştireceğim."
Dedim gülerek. Tamam yatağım konusunda biraz takıntılıydım ve elimde olan bir şey değildi.
Biraz sessiz kaldıktan sonra konuşmaya devam ettim.
"Sanırım artık yaşadığımı hissediyorum. Biliyorum bunları benim söylemem biraz saçma gelecek ama mesela odam hava alsın diye camımı açtığımda gökyüzüne bakıyorum artık. Bazen bulutların hareketinden bile bir anlam çıkardığım oluyor. Ve bu bana iyi geliyor. Yalnız değilim diyorum."
"Elisa."
Gözlerimi diktiğim duvardan çekerek bana şaşkınlıkla bakan Sibel'e baktım.
"Elisa. Sen hiçbir zaman yalnız değildin, sadece çok büyük çizgilerin, sınırların var ve kimseyi oradan geçirmiyorsun."
"Evet."
"Ve ben şu an anlıyorum ki birileri o çizgiyi geçmiş gibi?"
Soğumaya başlamış olan çayımdan son yudumu alarak konuşmaya başladım.
"Aslında o çizgiler, sınırlar olduğu gibi duruyor. Ama sadece..."
"...sadece belkide aramızda kilometrelerce mesafe olduğu için o çizgiyi geçse bile farketmiyorum."
"Ha biri var yani?"
"Hayır öyle sandığın gibi bir şey değil. Sadece arkadaş olarak konuşuyoruz."
Sibel gözleri parlayarak bana gülümsedi.
"Ne olduğunuz farketmez. Belli ki sana çok iyi gelmiş. Nerede tanıştınız?"
"Aslında tanışmadık. Yani numaramı bulmuş ve mesaj attı."
Bi an duraksayıp sonra şaşkınlıkla bakan Sibel'e gülümseyerek karşılık verdim.
"Na-nasıl yani? Şimdi tanımadığın birisi sana mesaj atıyor ve sende onunla konuşmaya mı başlıyorsun?"
"Aynen öyle Sibel. Ama bu konu tartışmaya açık bir konu değil. "
"Ama..."
"Sibel!" Diyerek sözünü kestim.
İkimiz de sustuk.
Sibel de böyle bir şey yaşamış olsaydı bende aynı tepkiyi gösterirdim. O yüzden bu konu hakkında daha fazla konuşmak istemiyordum.
Bir süre sessiz kalarak kahvaltımıza devam ettik. Sibel bazen bir şeyler söylemek ister gibi ağzını açıyor sonra vazgeçip önüne dönüyordu.
"Elisa."
Daha fazla dayanamamıştı anlaşılan. Başımı kaldırıp Sibele baktım.
"Sadece şunu söyleyeceğim. Engin'den sonra uzun süre iyi olamamıştın, bak aslında o konuyu açıp seni kırmak istemiyorum. Biz seninle kuzen olsak da aramızda her zaman bir mesafe vardı. Hala da var."
Sibel bunları söylerken gözlerini kaçırıp etrafa bakmaya başlamıştı. Ne zaman ciddi bir şey söyleyecek olsa hep bunu yapardı. Asla direkt gözlerime bakarak konuşamazdı.
"Sen şu zamana kadar hiç kimseyi almadın hayatına. Bana bile hiçbir şey anlatmadın. Enginle 4-5 yıllık bir ilişkiniz olmasına rağmen ona kaç kez içindekileri tam olarak anlattın?"
"Sen böylesin bunu biliyorum. İyi olmanı her şeyden çok istiyorum."
Gülmeye çalışarak:
"Sen ve ciddi konular konuşmak, hadi ama Sibell uykunu alamadın mı sen yoksa?"
Aksine o gayet ciddiydi.
"Şu an kiminle konuşuyorsun bilmiyorum. Engin ile olan ilişkiniz tam olarak bitti mi nasıl hissediyorsun onu da bilmiyorum ama ben şu anda konuştuğun kişiyle devam etmeni isterim. Sana çok iyi gelmiş. Ve sen iyi olmayı, mutlu olmayı herkesten çok hak ediyorsun...."
🫧🫧🫧🫧🫧🫧🫧🫧
Öylesinebiri: Bu gün telefonla konuşacaktık
Elisa: Neden??
Öylesinebiri: Dün gecenin ikisinde neden dışarda olduğunu anlatacaktın
Öylesinebiri: Diye hatırlıyorum
Elisa: Sana açıklama yapmamı mı bekliyorsun
Öylesinebiri: Hayır açıklama değil
Öylesinebiri: Anlatmanı istiyorum sadece
Elisa: Aynı şey değil mi
Öylesinebiri: Değil
Elisa: Peki
Elisa: Akşama doğru konuşuruz
Öylesinebiri: Şu an müsait değil misin
Elisa: Kuzenim bende birazdan gidecek ama halam gelecek sonra
Elisa: O yüzden pek müsait değilim
Öylesinebiri: Elisa bir şey soracağım
Elisa: Tabi
Öylesinebiri: Ailen var mı yani onlarla mı yaşıyorsun
Öylesinebiri: Hiç bahsetmedin merak ettim
Elisa: Maalesef annem vefat etti babamda yok
Öylesinebiri: Anladım
Öylesinebiri: Çok üzgünüm
Elisa: Üzülecek bir şey yok
Elisa: Sonuçta hayatın kuralı bu değil mi :)
Elisa: Seninkiler?
Öylesinebiri: Hayattalar
Elisa: Ne güzel
Elisa: Peki İzlanda'ya tek mi gittin
Elisa: Yani yalnız mısın orada
Öylesinebiri: Öncelikle yalnız değilim
Öylesinebiri: Çünkü sen varsın :))
Öylesinebiri: Ama evet elle dokunulabilir bir varlıktan bahsediyorsan
Öylesinebiri: Yalnızım
Elisa: Bi an kitaplarım var yalnız değilim falan diyeceksin diye düşünmüştüm ama :))
Öylesinebiri: Ha tabi birde onlar var
Öylesinebiri: Ama şöyle
Öylesinebiri: Bir süre yalnız takılacağım
Öylesinebiri: Sonra arkadaşlarım da gelecekler hem seni de tanıştıracağım onlarla
Elisa: Görüntülü falan mı konuşacağız:))
Öylesinebiri: Evet
Öylesinebiri: Bazıları biraz çatlak olsa da harbi iyidirler
Elisa: Seninle tanışmak güzel ama
Elisa: Daha fazla hayatımdaki insan sayısını artırmayı pek düşünmüyorum
Öylesinebiri: Sen biraz asosyalsin galiba
Elisa: Pek sayılmaz gibi gibi
Öylesinebiri: Peki öyle olsun
Öylesinebiri: Ama bunu bir kenara yaz
Öylesinebiri: Seni dünyanın en sosyal insanı yapacağım
Elisa: Hıhı tabi
Elisa: Aramızdaki kilometrelere rağmen mi
Öylesinebiri: Aramızdaki kilometrelerin hiçbir önemi yok Elisa...
🫧🫧🫧🫧🫧🫧
