İçeriğe geç

Kelebek

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Kelebek

Bölüm 2

1. Bölüm

Rüyalarımı bölen alarmın sesiyle,

sabah saatin 6'sı kalkıp, elimi yüzümü yıkayıp aşağıya indim.

Kahvaltı yaptım. Büyük bir ihtimalle annem yatıyor babam da hazırlanıyordur.

Kahvaltımı yaptıktan sonra odama yöneldim, odam ikinci katta soldan 2. kapıydı odama girdiğimde kapının çarprazında siyah başlıklı, siyah örtülü bir yatak karşısında, onun takımı olan yine siyah bir giysi dolabı vardı.

Hemen sağında ise beyaz makyaj aynam onun sağında ise boy aynam vardı.

Odamda ki banyoya girip işimi hallettikten sonra çıktım ve dolabıma yöneldim. Dolabımdan bir tane kot short, üstüne beyaz omzu açık askılı bir buliz çıkarıp üstüme geçirdim.

Ayağıma bilekten bağlama toz pembe bir ayakkabı giydim

Havalar sıcaktı ama kış aylarındaydık. Güzel olmuştum.

En azından fiziğime yakışan bir şeyler giymiştim.

Telefona baktığım da saat 6:40 geçiyordu. İrem'den mesaj vardı. Ne zaman geleceğimi soruyordu. Ona hızlı bir şekilde cevap verip. Makyaj aynamın önüne geçtim.

Elime bir rimel, fazla belli etmeyen toprak tonlarında bir ruj ve bir de fondoten aldıktan sonra fazla abartmadan makyajımı da yaptım.

Saçımı dağınık topuz yaptım.

Çantamı omzuma atıp odamdan çıktım, o sıra da babam da odadan çıkmıştı ona hafif bir tebessüm ettikten sonra

"Günaydın baba"dedim.

Babam beni gerçekten severdi, ben de ona çok değer verirdim annemle, babama yakın olduğum kadar yakın değildim ama onunla da aramız iyiydi.

Babam benim aksime daha büyük bir gülümsemeyle,

"Günaydın kızım, nasılsın?" dedi.

Bende ona daha çoķ gülümseyerek "Her zamanki gibi sen nasılsın peki?" .

Babamın bir adamla iş görüşmesi vardı bugün ,heyecanını buradan hissedebiliyordum.

"Bende iyiyim. Heyecanlımısın? nasıl olsa lise son sınıf oldun, artık."dedi göz kırparak

Merdivenlerden aşşağıya inerken. Bir süre bekledikten sonra son basamağa geldiğımizde,

"Hayır, heyecanlı değilim. Sadece bir sınıf daha atladım ve bu sene mezun olucam herşey kaldığı yerden devam edicek." dedim gülerek.

Kapıya geldiğimizde babamdan ayrılıp şöfor Hüseyin amca'nın arabasına doğru yürüdüm ona selam verdikten sonra arabaya binip okula doğru yol aldık.

Başımı pencereye yasladım. Gelen geçeni, izlemeye başladım. Ardından düşüncelere daldım. Okula vardığımızı bile fark etmemiştim.

Biz 10 dakika geçmişti ki okul'un önündeydik ben geldiğimizi Hüseyin amcanın "Geldik kızım" demesiyle anladım.

Arabadan inip kapıyı kapatmadan önce Hüseyin amcaya hafif bir tebessüm ettikten sonra kapıyı kapattım ve okula doğru yol aldım içeri girer girmez gözüme ilk çarpan kişi Hande Demir olmuştu.

Çakma sarışın saçlarını açık bırakmış üstüne göbekten bağlma düz siyah bir buliz,altına siyah dar bir kot pantolon giymişti.

Ben ona bakarken bakışlarını, önündeki Sudem'den çekip bana çevirdi ve bana doğru yürümeye başladı.

O an ne diyeceğini anlamadım ben iç sesimle ne diyceğini tartışırken bana samimi olmayan 'ya da bana öyle gelmişti' bir gülümsemeyle

"Günaydın Esin" dedi

Bende ona samimi olmayan bir gülümsemeyle "Günaydın" dedikten sonra "Ne istiyorsun" diye sordum, o sırada iç sesim bu kızın mezara kadar benim düşmanım olacağını haykırıyordu.

"Uzun zaman oldu görüşmeyeli, en son karne günü görüşmüştük,. Biliyor musun tatlım? hiç değişmemişsin hala aynı Esinsin."

Ardında Hande ye boş bir bakış attım.

"Bunu söylemek için geldiysen eğer, cevabını vermeden gönder miyim seni istersen. Ben değişmemiş olabilirim evet ama, sende karakter olarak çok düşmüşsün, yerlerdesin tatlım haberin Yok!"

Hande birşey demedi öylece kaldı.

"Senin gibi seviyesizle komuştuğuma hala inanamıyorum zaten ama bir şey söylemeye geldim. Daha doğrusu uyarmaya!" dedi.

"Aynaya bakıp kendin gibi bir seviyesizle konuştuktan sonra benimle konuşmana şaşmamalıyız " dedim ardından "Ayrıca ne söyleyeceksen çabuk söyle, senin gibi boş insanlarla zamanımı boşa harcamak istemiyorum. O yüzden hızlı ol!" dedim.

Esin vurdu ve gol!

Ona laf sokmayı o kadar çok seviyordumki vücudumdaki bütün olumsuz hisler bir anda, kaybolup gitti. Bana dikkatlice batiktan sonra konuşmaya başladı.

"Bu sene diğer senelere göre farklı olacak Esin! Karşında eski Hande yok! Bundan sonra kimle konuştuğuna dikkat etsen iyi olur! Bu sadece bir uyarıydı! Görüşürüz tatlım" dedikten sonra tam gidecekken kolunu tutup kendime çevirdim

"Hop hop! Nereye? Bana bak kızım o kadar şeyden sonra defolup gideceğini sanıyorsan eğer, gittiğin o yolları sana tek tek sokar öyle gönderirim! Akıllı ol! Ayrıca haklısın , karşımda eski Hande yok belli, aksine daha yüzssüz daha karakter yoksunu bir Hande var. Karakterine ne oldu bilmiyorum ama bir dahakine konuşmak istediğin de seviyeni biraz daha yükseltip, karakterini alıpta gel, sonra eşitsizlik oluyor" dedikten sonra son kez Hande' ye baktım.

Hande suratını iyice asmıştı. Ben onu öyle görünce içimde bir şeylerin eridiğini hissettim.

Ağzını açıp tam birşey söyleyecekken, birşey söylemesine izin vermeden arakamı dönüp yürümeye başladım.

Etrafa göz gezdirdim ve gözüme takılan 2. Kişi Kutay Keskin olmuştu.

Kutay Keskin, lisenin başından belli okulun en havalı öğrencisi. Büyük ihtimalle de hâla okulun en havalısı olucaktı.

Bakışları bana döndü gözgöze geldik. Bir kaç saniye bakıştıktan sonra, bana göz kırptı, birkaç saniye sonra da bakışlarını kaçıran kişi ben olmuştum.

Bakışlarımı ondan alıp önüme çevirdim ve yürümeye devam ettim. Gözüm bizim kızları aradı ama hiçbirine rastlamadım. Büyük ihtimalle sunıftalardır diyip okulun girişine yürümeye başladım

Yürürken birisi gözüme takıldı bu sene geldiği kesindi. Çünkü daha önce olsaydı onu görürdüm ama onu ilk defa görüyordum. Onun kim olduğunu düşünmeye çalışırken.

Ayaklarım bende bağımsız dururken ona öylece bakmaya devam ettim. Ardından bir hareketlilik oldu ve bana doğru yürümeye başladı

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.