Eğitim fakültesinin kantini vardı ama İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinin kantini yoktu. Fakültelerimiz arasında çok bir mesafe de yoktu. Dersten çıkıp kantine kahve almaya gitmiştim. Biraz kilo takıntım vardı, hiç sevmesem bile çikolata olarak sadece bitter çikolata yiyordum. Merve de bunu fark etmişti sanırım. Kantinden çıkarken bir anda elinde bitter çikolatayla önüme dikilmişti. Benim için almıştı. Hayatımda kimse bana kahve yanı çikolata almamıştı sanırım. Ya da bunu aklında tutmamıştı. Kalbimin attığını hissediyordum. O çikolata hala çekmecemde duruyor sanırım.
Bazen de anlaşıp yurttan birlikte çıkıp yürüyüş yapıyorduk. Ben genelde kafede yeni çeşitler denemeyi seviyordum o ise çoğunlukla beni yargılıyordu ama eğleniyorduk. Hatta beni çoğu zaman yargılardı ama olsundu ondan razıydım galiba.
Hİç unutmayacağım başka bir anı ise, Yurttan birlikte kampüse geçmiştik. Planlı değildi, ringde karşılaşmıştık. Onu görünce kulaklığımı çıkarmak yerine sesini tamamen kısmıştım. Yol boyunca sohbet etmiştik. İndiğimizde ise ayrılma vakti gelmişti, herkes kendi fakültesine. Onun gidişini izlerken kulaklığımın sesini açtığımda "Elbet bir gün buluşacağız" çalıyordu. Ben de enerjisi yüksek, spiritüel ve ebrene falan inanan bir insandım. Bunun işaret olmaması gibi bir durum yoktu. Her zaman beynimin içinde bir arkaplan müziği olmasını istemişimdir ve o müzik o an çalıyordu. SAnırım o an Merve'ye karşı tüm duvarlarım yıkıldı. Evren onayladıysa bir şekilde olacaktır sonuçta. Değil mi? Umarım...