
Evet arkadaşlar bildiğiniz üzere wattpad ülkemizde yasaklandı ve bende bu yüzden hikayemi buradan yayınlıyorum. Her şeyden önce acemiyim. Eleştirirken bunu göz önünde bulundurursanız sevinirim. İyi okumalar.
🎀
"Kanka sen ciddi misin?!"
Maxine heyecanla ellerini çırptı.
"İspanya'da mı okuyacaksın gerçekten?!"
Onun bu kadar heyecanlanmasına anlam veremesemde kafamı salladım.
İspanya'ya gitme sebebim tamamen ailemden uzaklaşmak istediğim içindi. Üniversitede bunun bahanesi olmuştu.
"Keşke benimde İspanya'da okuma şansım olsaydı."
Maxine dudaklarını büzmüştü. Eminim ki şu an benim yerimde olabilmek için canını bile verebilirdi.
"Gavi'yi görme hayallerin için mi İspanya'ya bu kadar ilgi duyuyorsun?" dalga geçerek sorduğum soruya sinirlenmişti.
"Sen ne anlarsın ki aşktan! Bir kere ben onu aramızda 1500 kilometre olmasına rağmen seviyorum!" Sinirlendiğinden hızlı hızlı söylemişti bunları. Gülerek cevap verdim.
"Tamam, tamam. Kızma hemen. Oraya gittiğimde sırf senin için onun maçına gidip senin adına imza alacağım."
Siniri geçmişti. Masum masum bana baktı.
"Söz mü?"
Normalde işim olmazdı böyle şeylerle ama Maxine benim için çok değerli olduğundan onu kıramazdım.
"Söz."
Gülümseyip bana sıkı sıkı sarıldı.
"Eğer oraya gittiğinde benimle FaceTime yapmazsan oraya kadar gelip seni boğarım."
Biz sarılmaya devam ederken hala buna benzer şeyler söylüyordu.
Ayrıldığımızda ikimizde duygusallaşmıştık. Maxine çocukluk arkadaşıydık. Onu kardeşim gibi görüyordum ve ayrılmamız çok zor olacaktı.
Biz bu kadar duygusallaşmışken annemin bir anda odaya dalmasıyla duygusal ortam bir an da bozuldu.
"Gwendolyne, hadi artık! Daha valizlerini bile hazırlayamamışsın!"
Annem bize dik dik bakınca Maxine ile son kez vedalaşıp ayrılmıştık.
🎀
Ben valizimi toparlarken annemde kapının orada durmuş her zaman ki konuşmalarından yapıyordu.
"Evet artık bir reşitsin. Ama bu senin kafana göre davranabileceğin manasına gelmez. Oraya gittiğinde dikkatli ol. Ailemizi kötü etkileyecek şeylerden kaçın. Düzgün bir kız ol."
Göz devirmekle yetindim.
"Ayrıca sana oradayken maddi olarak destek olamayız."
İyice sinirlenmiştim.
"Aç mı kalayım yani?! Ayrıca kitapları hangi parayla alacağım?!"
Annem aynı ses tonuyla devam etti.
"Orasınıda kendin düşün. Hayat böyledir. Biz bu zamana kadar sana destek olduk. Ama artık olamayız. Kendi ayaklarının üstünde durmayı öğrenmelisin Gwendolyne. Bunu sana gıcıklık olsun diye yapmıyorum. Gerçeklerin farkına varmanı istiyorum."
Derin bir nefes verdim. Sinirimden patlayacaktım ama yine de tepki vermemeye karar verdim. Artık kavga etmek istemiyordum.
"Odamdan çıkar mısın anne?"
Annem bana bakmaya devam etti. Bense ona dik dik bakıyordum. Sonrasında odamdan çıktı ve kapıyı kapattı.
Çalışma masamın üzerindeki kulaklığımı alarak çalma listemden rastgele bir şarkı açtım. Müzik beni her zaman rahatlatırdı.
🎀
Valizlerimi hazırladıktan sonra üstümü değiştirdim. Uçağa bineceğim için rahat şeyler tercih etmiştim. Altıma siyah bol bir kumaş pantolon, üstüme ip askılı beyaz bir crop giymiştim.
Valizlerimi alıp garaja gittiğimde annemle babam beni orada bekliyorlardı. Arabaya bindik ve havalimanına gittik.
🎀
Arabadan inip bagajdan valizlerimi alırken babam ve annem de arabadan inmişlerdi.
Babam gelip bana sarıldıktan sonra cebinden bir kart çıkardı.
"Bak bu senin gidip kalacağın kız yurdunun kartı. Oranın sahibi benim eski bir tanıdığım. Orada rahatça kalabilirsin."
Babama teşekkür edip kartı cebime atmıştım.
Annemde yanıma gelip bana sarılmıştı. Evet ona genellikle fazla sinir oluyordum ama onu çok özleyeceğimi biliyordum.
Babam ve annemle vedalaşmam bitince havalimanına girip işlemlerimi hallettikten sonra oturup uçağın biniş saatini beklemeye başladım.
Otururken kulaklığımı takıp arkama yaslandım. Düşüncelerimin içinde kayboldum.
🎀
Anonstaki kadın sesini duymamla ayaklanıp sıraya geçtim. Kulaklığımı çıkartmadığımdan etrafımla ilgilenmiyordum.
Uçağa doğru çıkan merdivenlere geldiğimizde bir anda arkadan birisi bana çarptı ve cebimden bir şeyin düştüğünü hissettim. Elimi cebime attığımda babamın verdiği kartın olmadığını fark ettim. Hemen yere doğru baktığımda hiçbir şey göremedim. Yanıma doğru baktığımda bana çarptığını düşündüğüm kapüşonlu siyahi adam kafasını kaldırmadan ilerliyordu. Onu durdurmak istesemde başaramadım çünkü çoktan gitmişti.
Neredeyse merdivenin ortalarındaydım ve arkamda bir sürü kişi vardı. Aşağıya inip kartı aramak istedim ama arkamda ki insanlar bana kızmaya başlayınca gidemedim ve mecburen uçağa doğru çıktım.
Babamın verdiği kart yokken nerede kalacağımı nasıl bulacaktım ben?
Mutlaka o siyahi adamı bulup hesabını sormalıydım.
✈️

