İçeriğe geç

Kazan dairesi

Bölüm 4 · 6 dk okuma

Kazan dairesi

Bölüm 4

Akşam yemeği

Alarmın sesi ile uyandığımda saatin 8 olduğunu gördüm hemen kalkıp duş aldım sonra kahvaltı edib kedimi besledim ve evi tamir edecek ustaların gelmesini beklemeye başladım. Ustaların geldiğini duyunca onlara kapıyı açıb ev için gerekli olacaq buzdolabı çamasır mekinesi gibi şeyleri almaya gittim. Dün akşam ev için yeni dekorasyon fikirleri düşünmüşdüm. Gerekli olan herşeyi aldıkdan sonra taşıma şirketi ile anlaşıb 1 hafta sonraya planlama yaptık, buda 1 hafta daha o evde kalacağım anlamına geliyordu. Araba ile eve geri dönüyordum. Aklıma Uçakın yemeğinin bitmasine az kaldığı geldi ve yemek almak icin arabayı durdurdum inip yolun karşısına geçecekken telefonum çalmaya başladı. Araynın usta olduğunu görunce açtim ve yeşil yandıği için yolu geçmeye başladım tam bu esnada bir araba tam önümden geçerek ayağımı ezdi ağrıyla beraber yere yığıldığımda araba durdu ve içinden bu hayatda görmek isteyeceğim en son kişi eski sevgilim Batıhan indi. "Mine iyi misin ?" "Sence" "Ya ben çok özür dilerim gerçekten görmedim gel hastaneye gidelim" Batıhan beni kucağına alıp arabanın arka koltuğuna yatırdı.Ayağım çok kötü ağrıyordu,ağlamaya başlamışdım. "Mine sende... Telefon ile konuşurken yolmu geçilir" "Geri zekalı herif bana çarpan sensin" "Benim o ara kafam dalqındı" "Sen raba sürüyorken kafan dağıla biliyor amma ben yeşil ışıkda yol geçemiyormuyum" "Kırmızı ışıktı" "Hayır yeşil'di" "Tamam yeşil olsun sen bu halde iken seninle kavqa etmek istemiyorum. Ayrıca fark ettiysen kader yine bizi bir araya getirdi" "Çıldıracağımya" Batıhan benim üniversitedeki son senemde tanış olduğum ve hayatımın en yalış kararını vererek sevgili olduğum bir sapıkdı. Hocalarımın tavsiyesi üzerine bir psikolog yanına gitmişdim oda bana tek arkadaşımı kaybettikden sonra hayata küsdüğümü ve sosyal aksyetemin olduğunun söylemisdi. Tavsiyesi üzerine sınıfımdaki çocuklar ile iletişim kurmaya çalısdım ve batıhanla o şekilde tanışdın kendisi benden hoşlanıyormuş çıkma teklifini kabul ettikden sonra 6 ay sevgili olmuşdum ve sonrasında ben haraklerinden rahatsız olub ondan ayrılmışdım. Kendisi kabul etmesede pisikolojik sorunları var. Hastaneye vardığımızda beni tekerlekli sandalyeye oturtub müayne odasına götürdüler röntgen çekildi birkaç muayene yapıldı ve en sonunda beni bir odaya alıb yatağa yatırdılar. Bir kaç dakika sonra içeri doktok girdi. Doktor 50 yaşlarında hafiften sakallı beyaz saçlı uzun boylu bir adamdı beni görür görmez gülümsedi. "Menhaba Mine" Sesi çok samimiydi gülerek bana bakıyordu. "Merhaba" "Geçmiş olsun öncelikle" "Teşekkürler" "Evet, bakalım ayağıva ne olmuş" Yanındaki hemşireden dosyayı alarak incelemeye başladı. "Şanslıymışsın Mine ayağında kırık yok sadece doku ve bağ zedelenmesi var" Dokdor yanındaki hemşireye birşeyler söyledi, hemşire odadan çıktı ve neredeyse 30 saniye sonra elinde birkaç malzeme ile geri geldi. Dokdor hemşireden aldıklarıyla ayağıma bir krem sürdü ve ayağımı sarmaya basladı. "Evet, Mine söylediğim gibi çokda kötü birşey yok ilk bir hafta üstüne basmamaya çalis erkek arkadaşına söyle 1 kaç hafta bakacak arık sana." Erkek arkadaş ? BATIHAN ! Onu ilk gordüğümde bununhesabını soracağım! "Tamam" "1 hafta sonra kontrole gelirsin bekliyor olucam " "Mutlaka geleceğim" Dokdor odadan çıkarken hemşire beni tekerlekli sandalyeye bindirdi ve odadan çıkardı . Kapının önünde beni bekleyen Batıhan bana gülümsedi ve saldalyenin başına geçib beni hastaneden dısarı cıkartdı . "Gidebilirsin" "Efendim?" "Gidebilirsin diyorum" "Seni bu halde bırakıp nereye gideceğim" "Cehennemin dibine geri zekalı" "Mine dokdoru duymadınmı sana 1 hafta ben bakacakmışım" "Dokdor erkek arkadaşın sana bakacak dedi " "Evet işde görüyormusun dokdor bile bizi yakısdırmıs" "Salak dokdora sevgili olduğunuzu soylemişsin" "Yani bir ara öyleydik hatırlatırım" "Evet senin nasıl biri olduğuvu bilmediğim zamanlar" "Nasıl biriyimişim?" "Sapık, takıntılı, qıcık, ukala" "Yanlış, ben daha çok yakısıklı sempatik eğlenceli biriyim" "Evet tabi canım öylesin şimdi defol git" "Aaa Mine yinemi unuttun dokdor sana benim bakmamı söyledi" "Hayir dokdok bana erkek arkadaşımın bakmasını söyledi bende şimdi beni alması için erkek arkadaşımı arayacağım" "Ne?" Telefonumu açıb şirkette çalışan asistanımı aradım. Tabiki sevgilim değildi amma batıhandan sadece öyle kurtula bilirdim aksi halde peşimi bırakmazdı. "Alo aşkım" "Alo, aşkımmı? Mine hanım yanlış aradıniz qaliba ben Bulut" "Aşkım kaza yasadımda ayağim ezildi hastanedeyim gelip beni alsana" "Kazamı? İyimisiniz efendim?" "Evet iyiyim hastanedeyim şu an gelib beni alırmısın ben sana konum atıyorum" Telefonu kapatıb mesaj yerine girdim ve durumu kısaca Buluta anlattım. "Gercekden benim buna inanacağımımı sandım Mine?" "Neye inanacağına?" "Sevgilim olduğuna" "İnanmıyorsan bekle ve kendin gör" "Bekleyeceğim" Yaklasık 10 dakika sonra bulut geldi.Arabadan inerek koşarak yanıma geldi. "İyimisin askım?" Evet, Batıhan şok oldu. "İyiyim sadece ezilmiş" "Tamam hadi gidelim" "Gidelim AŞKIM" Batıhan şok olmuş bir vaziyette bizi izliyordu.Bulut beni kucağına alarak arabaya bindirdi ve kendisi sürücü koltuğuna geçerek arabayı sürmeye başladı. "Efendim iyimisiniz?" "Evet iyiyim" "O adam kimdi?" "Eski sevgilim, salak araba ile ayağımın üzerinden geçdi" "Ne?" "Sormayı bırak hemen eve sür, batıhanı tanıyorsam bizi yakın edecekdir " "Naslıyani takip edecekdir?" "Sormayı bırak sadece sür" Arkaya baktığımda batıhanın bizden neredeyse 50 metre uzakda olduğunu gördüm. "Biraz daha hızlan" "Tamam efendim" Yaklaşık yarım saatlik kovalamaya adam sonra Batıhandan kurtulduk. Araba apartmanın önünde durduğunde VBulut beni kucağına aldı ve içeri girdi asansörden indiğimizde Emre ile karşılaşdık. "Merhaba" çatık kaslarla bize baktı. "Merhaba Mine hanım iyimisiniz" "Evet sadece ufakbir kaza yasadımda" "Geçmis olsun yardıma ihtiyacınız varmı" "Hayır gerek yok sadece bu aksamı iptal edebilirmiyiz" "Tabiki" "Tesekkür ederim iyi günler" "Hoşca kalın ve tekrardan geçmiş olsun" Gülümseyerek arkasıni dondü ve asansöre bindi. Bu an hayatımda yaşadığım en utanç verici andı. Bir erkek beni kucağında taşırken beni akśam yemeğine davet eden komşuma rastlamışdım.Eve hirdiğımizde Buluta beni koltuğa bırakmasinı söyledim. "Efendim birşeye ihtiyacıniz varmı? " "Hayır Bulut sen gidebilirsin" "Amma efendim siz bu hakdeyken nasıl yalnız birakayım" "Bulut idare ederim sen benim bilgisayarımı getir birde baklokda kitab var onu, sonrada git bir üstdeki eve bak tadilat nasıl gidiyor diye" "Tamam efendim" Bulut dediklerimi getirdikden sonra evden çıkdı bende bilgisayardaki birkaç işimi hallettim. Kapı sesi ile uyandığımda ne olduğunu anlamaya çalışıyordum muhtemelen uyuyakalmışdım. Kalkmaya çalışdığımda ayğım acıdı tek ayak üzerinde zorla ayakda kaldıkdan sonra zıplayarak kapıya gittim ve delikden baktığımda onu gördüm, Emre'yi.Nedenini bilmediğim bir heyecanla kapıyı açtım. "Merhaba" "Merhaba rahatsız etmiyorumdur umarım" "Hayır, birşeymi olmuşdu ?" " Evet ben size yemek getirmişdim" "Aaaa tesekkür ederim çok düsuncelisiniz, içeri gelsenize birlikde yiyelim" "Hayır, ben sizi rahatsız etmeyeyim" Siz? Yoksa Bulut'un hala burada olduğunumu zannediyordu. Belkide kıskanıyordur. "Hayır rahatsız etmezsiniz hem yanlız yemek yememis olurum" Yanlız yemek yememis olurum ne ? Geri zekalı Mine. "Yanlızlımı?" Evet gercekden Bulut'un hala burada olduğunu zannediyordu. "Evet bakşka kim olacakdıki?" "Hiç kazadan sonra aileniz gelmişdir diye düşündüm" Kesin öyle düsünmüşsündür ."Yok ailem başka bir şehirde kalıyor, geçsenize" "Madem ısrar ediyorsunuz" Hayır etmiyorum.İçeri girdiğinde salona baktım amma herhangi bir masa yoldu mutfaka gecdiğimizde sandalyenin ayağı kırık olduğunu gördük. "İsterseniz balkonda yiyelim"dedim. "Farketmez" Balkona doğru dönüp zıplamaya başladığımda ayağım kaydı ve tam yere düsecekken Emre beni tutu. Beni kucağına karak balkona götürdü sandalyeye oturtup karsıma geçdi ve bu sırada şiddetli bir yağmur yağmaya başladı. "Ben camı kapatayım" "Siz zahmet etmeyin ben yaparım" Ve o an eli elime değdi eli çok sıcakdı. "Ben özür dilerim" "Sorunyok" Yerime oturdum o pencereyi kapattı. Tepsideki yemek kabının kapağını açdım ve yaprak sarması getirdiğini gördüm. Mutfaktan tabak getirmek için kaldıgımda Emre ayağa kalkdı ve mutfağa gidib tabak getirdi. "Zahmet etmeseydiniz" "Sorun yok hem siz bu halde gidemezdiniz" Yemeyi servis ettikden sonra kaşıma oturdu ve tam yemeğe başlayacakken heryer karanlık oldu "Noluyor?" "Bilmiyorum, herhalde elektirikler gitti birazdan jeneratör devreye girer" "Tamam" Bekledik. Bekledik. Bekledik. Ve hiçbirsey olmadı. " Ben apartman yöneticisi arayayım " Emre yöneticiyi aradı ışıkların niye gittiğini ve jeneratörün neden devreye girmediğini sordu. "Jeneratör bozulmuş" "Aaa, neyapacağiz biz şimdi?" "Bilmiyorum" Aklıma yatak odasında olan mumlar geldi. "Benim bir fikrim var" Tek ayak üstünde zıplayarak yatak odasına gidib 3 tane mum aldım ve mutfağa gidib çakmak aldım geri döndüğümde mumları Emre'ye gösterdim ve camın yanına koyup yaktım. "Çok aydınlatmadı amma olsun" "Aydınlatmasina gerek yok böyle daha güzel oldu" Ve biz o akşam Emre ile yağmur damlaları cama çarparken mum ışığı eşliğinde akşam yemeği yedik.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.