Kız en sonunda karar verdi ve kutuyu alarak bir yer bulmaya başladı böylece uyuyacak bir yeri olacaktı ve rahat edecekti yolda yürürken etrafını incelemeye başladı. Buradaki hiçbir yeri bilmiyordu. Etraftaki insanlara bakınca oraya uygun olmadığını bir kez daha anladı. Kadınların üstünde zarif kıyafetler ve büyük şapkalar vardı. Belli ki burada soylular yaşıyordu. Erkekler de inanılmaz temiz kıyafetler giyordu. Neden insanların ona bu şekilde baktığını kız anladı. Onun üstündekiler buraya hiç uymuyordu. Sanki kumesten çıkmış gibiydi. Saçları darmadağınık idi çünkü daha yeni uyanmıştı. Oysa ki diğerlerinin saçları parıl parıl parlıyordu. Kız bunu kafasına takmamaya karar verip hızlı yürümeye başladı gözleri tabelalardaydı. Kalacak güzel bir yer arıyorken birine çarptı ve kutu yere düştü. Kız daktilosu için çok endiselendi. Hemen yere eğilip daktiloya baktı neyse ki hiçbir şey yoktu. Rahatlayıp bir iç çekti ve önündeki kişiye baktı. Saçları simsiyah, gözleri masmavi olan biri duruyordu. Kız sinirlendi çünkü daktilosunu yere düşürmesine rağmen özür dilememişti. Tam ayağa kalktığında ve ağzını açtığında çocuk aceleyle "Kusura bakmayın acelem var çekilir misiniz?!" dedi aceleci bir sesle. Kız daha da ayar oldu. "Pardon?! Bana çarpan sizsiniz ama özür bile dilemiyorsunuz." dedi. Bunun üzerine çocuk da "Tamam ben kendim çekilirim." Dedesi ve kızın yanından bir hışınla koşarak gitti. Kız çok sinirlenmişti ama yapacak bir şey yoktu. Sinirle kutuyu kaldırdı ve bir yer aramaya başladı. Sonunda
Uzun bir süre geçtikten sonra kız birine sormaya karar verdi ve en yakınındaki kişiye giderek :
-Affedersiniz en yakın konaklama yeri nerede?
Kadın ona tip tip baktı ve dedi ki:
-Burdan karşıya geç.
-Ama orda bir şey yok ki sadece köpekler var...
-İşte ne güzel orası senin yerin. Sizin gibiler yüzünden şehrimiz berbatlaşıyor. Defolup gidin nurdan.
Diyip iğrenç bir kahkaha attı. Bunun sonucunda kız dayanamadı ve sakince kutuyu yana bırakıp kadının yakasını tuttu. Bağırarak ardından bu sözcükleri söyledi:
-Sen kim olduğunu sanıyorsun?! Sen sadece baba parasıyla övünen bir züppesin. Hayatta hiçbir başarın yokken ne hakla bana böyle dersin? En azından köpeklere benzesem de sende olmayan bir insanlığım var.
Aslında kız bunlardan çok daha ağır ve küfürlü söylemişti ama en hafif tabiriyle böyle yazılırdı.
Sonuç olarak çok büyük bir yaygara çıktı. Kadının arkadaşları gelip kavgayı ayırdı ve birisi çıkıp Lilith'e
hak verdi. Kavga en sonunda ayrıldı ve Lilith kutusunu eline alıp yürümeye başladığı sırada ona hak veren kız peşinden geldi.
-Pardon bakar mısın?
-Ne var sen de mi benimle alay etmeye geldin?
dedi ve yürümeye devam etti.
-Hayır hayır. Ben seni konaklama yerine götürmek istiyorum. Belki biraz da konuşuruz olmaz mı?
Dedi bunun üzerine kız biraz düşündü sonuçta tek alternatifi o kızdı. Ona bir şey yapmaya çalışsa hemen onu döverdi o yüzden kabul etmeye karar verdi.
-Peki kabul ediyorum
-çok iyi o zaman hadi gidelim.
Böylece ye biriyle tanışmış oldu ve birlikte yola koyuldular.