İçeriğe geç

KAYIP YOL

Bölüm 1 · 2 dk okuma

KAYIP YOL

Bölüm 1

Bölüm 1 - SESSİZ KASABA

Ela arabadan indiğinde ayağının altındaki taş yol, yağmurla sırılsıklam olmuştu. Havanın kokusu, İstanbul'daki egzozlu sokaklardan çok farklıydı. Islak toprak , yosun ve eski tahta...Sanki her şey geçmişe aitti bu kasabada. Yeni bir hayatın başlangıcıydı bu, ama Ela'nın içindeki boşluk öylesine büyüktü ki, hiçbir yeni sayfa onu dolduramazdı.

Babasını kaybedeli yedi ay olmuştu.

O günden sonra hiçbir şey aynı kalmamıştı. Annesi konuşmamaya, evdeki duvarlarda nefes almamaya başlamıştı. İstanbul'daki evleri bir hayal gibi silinip gitmişti gözlerinin önünden. Şimdi bu taş kabaya, dedesinden miras kalan gri çatılı eve taşınmışlardı. Ela'ya göre bu bir kaçış değil , bir cezaydı.

Annesi , arabadan bavulları indirirken sessizdi. Göz göze gelmemeye özen gösteriyorlardı artık. Aralarında söylenmemiş cümleler, bastırılmış çığlıklar vardı. Ela sessizce kapının önüne gitti. Kapı gıcırdayarak açıldığında içeri dolan soğuk hava , sanki ona ''hoş geldin'' değil, ''buradan kaç'' diyordu.

Evde eski mobilyalar vardı. Bazıları örtülerle kaplanmıştı. Evin ortasında, zamanın unuttuğu bir saat tik tak ediyordu. Sanki bir sır fısıldar gibi...

O gece Ela uyumaya çalıştı ama duvarların sesi vardı bu evde. Rüzgarla karışık uğultular, tavan arasında yürüyen adımlar gibi...

Belki de her şey sadece onun hayal gücüydü. Ya da acı, artık gerçeklik algısını bozmuştu.

OKULDAKİ İLK GÜN

Ertesi sabah Ela, annesinin sesiyle değil, dışarıdan gelen bir horozun ötüşüyle uyandı. Perdeleri araladığında kasabanın uyanışına tanık oldu. Dışarıda insanlar birbirine selam veriyor, dükkanlar yavaşça açılıyordu. Herkes birbirine selam veriyor, dükkanlar yavaşça açılıyordu. Herkes birbirini tanıyordu burada. Ela ise yabancıydı. Ve bu, çok açık belliydi.

Okul, kasabanın merkezine yakın eski bir binaydı. Avlusu taş döşemeydi, duvarlar sararmıştı. Giriş kapısında palı bir tabela vardı. ''KEMALİYE LİSESİ''.

Ela içeri girdiğinde bakışlar üzerine döndü. Yabancı olmanın ağırlığı sırtına çöktü. Bir grup kız kendi arasında fısıldaştı. Bazıları Ela'yı baştan aşağı süzdü. Birkaç kişi gülümsedi ama Ela başını eğip merdivenlere yöneldi.

İşte o anda biri ona çarptı.

Omuzu sertçe sarsıldı. Karşısında, siyah montlu, uzun boylu bir çocuk duruyordu. Ela'nın gözlerinin içine baktı. Soğuk ve kendinden emin.

''Yabancılar genelde böyle kör oluyor,'' dedi. Sesi kısık ama netti.

Ela bir şey demedi. Sadece geçip gitti.

Ama onun adını tahta gördü birkaç dakika sonra : Aras Demir.

GİZEMLİ BİR DOSYA

İki hafta boyunca herkes ona alışmaya çalışırken , Ela hiçbir yere ait olmadığını hissediyordu. Ta ki, kütüphane köşesinde tozlu dosyaların arasına dalana kadar.

O gün öğle arasıydı. Herkes bahçedeyken Ela içeride yalnızdı. Sıkılmıştı, zaman geçsin diye okulun arşiv köşesini karıştırıyordu. Orada, sararmış kağıtların arasında bir dosya dikkatini çekti. Üzerine kırmızı kalemle yazılmış bir kelime vardı:

''KAYIP-2009''

Merakına yenik düşerek dosyayı açtı. İçinden eski gazete küpürleri, okuldan yazılmış dilekçeler ve bir fotoğraf vardı. 10 yaşlarında bir erkek çocuğu...Gözleri tanıdıktı. Çok tanıdık.

Ela, fotoğrafı biraz daha yakınlaştırdı.

Kalbi sıkıştı.

Bu çocuk...Aras'a çok benziyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.