İçeriğe geç

Kayıp ruh

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Kayıp ruh

Bölüm 2

Kayıp ruh 2)

Sessizliğin Altındaki Ses – Devam

“Beni çıkarın…”

Ses zayıftı. Neredeyse duyulmayacak kadar ince. Ama oradaydı. Üst kattaki odanın içinden, kapının arkasından geliyordu.

Alt katta ise hayat… normal görünüyordu.

Deniz mutfakta oturuyor, çayını karıştırıyordu. Kaşığın bardakla çıkardığı tık tık sesi, evin içinde garip bir şekilde yankılanıyordu. Annesi onun karşısında durmuş, bir şeyler anlatıyordu ama Deniz sadece bakıyordu.

Dinlemiyordu.

“Deniz?” dedi annesi. “İyi misin? Çok sessizsin.”

Deniz başını hafifçe yana eğdi.

Gülümsedi.

“İyiyim.”

Sesi düzgündü. Tonu da normaldi.

Ama bir şey… eksikti.

Annesi kaşlarını çattı. “Dün gece geç mi yattın? Gözlerin garip duruyor.”

Deniz cevap vermedi. Sadece çayından bir yudum aldı. Gözlerini annesinden ayırmadan.

Bu bakış… bir annenin fark edebileceği türdendi.

Yabancı.

—

Üst katta, kapının arkasındaki gerçek Deniz, elleriyle kapıya vuruyordu.

“Lütfen… beni duyun…”

Boğazı kurumuştu. Sesi çatlamıştı. Kaç saattir orada olduğunu bilmiyordu. Zaman akmıyordu. Saat yoktu. Işık değişmiyordu.

Sadece o oda.

Ve sessizlik.

Ama aşağıdan gelen sesleri duyabiliyordu.

Annesinin sesini.

Kendi sesini.

Bu en kötüsüydü.

Kapıya daha sert vurdu.

“ANNE!”

Ama sesi… duvarın ötesine geçmiyordu. Sanki oda, sesi yutuyordu.

Deniz yere çöktü. Nefes alırken bile zorlanıyordu.

“Bu gerçek olamaz…” diye fısıldadı.

Ama gerçekti.

—

Alt katta…

Annesi bulaşıkları yıkarken arada bir başını çevirip Deniz’e bakıyordu.

“Okul başlamadan önce odanı toparlasan iyi olur,” dedi.

Deniz yavaşça başını kaldırdı.

“Üst kat dağınık mı?” diye sordu.

Annesi durdu.

“Elini yüzünü kuruladı. “Üst kat mı? Orası kapalı. Sen niye soruyorsun?”

Deniz birkaç saniye sustu.

Sonra…

Gülümsedi.

“Sadece merak ettim.”

Annesinin içinden bir şey geçti. Anlayamadığı bir huzursuzluk.

“Oraya çıkmanı istemiyorum,” dedi sertçe. “Hiçbir zaman istemedim.”

Deniz başını eğdi.

“Tamam.”

Ama gözlerinde… kısa bir anlığına başka bir ifade belirdi.

Tanıdık olmayan.

—

Öğleden sonra…

Ev sessizdi.

Annesi alışverişe çıkmıştı.

Deniz mutfakta tek başına oturuyordu.

Hiç hareket etmiyordu.

Sonra yavaşça ayağa kalktı.

Başını tavana çevirdi.

Dinledi.

Tık…

Yukarıdan gelen çok hafif bir ses.

Dudaklarının kenarı kıvrıldı.

“Dayanamıyorsun, değil mi?” diye fısıldadı.

Merdivenlere yöneldi.

Adımlarını bilerek yavaş attı. Her basamakta çıkan gıcırtıyı dinledi.

Kapının önüne geldi.

Elini kilide koydu.

Ama açmadı.

Sadece eğildi.

Kapıya çok yaklaştı.

İçerideki nefesi duyabiliyordu.

“Ne hissediyorsun?” diye fısıldadı. “Korku mu… yoksa pişmanlık mı?”

İçeriden zayıf bir ses geldi.

“Lütfen…”

Deniz gözlerini kapattı.

Derin bir nefes aldı.

“Ben yıllarca buradaydım,” dedi. “Şimdi sıra sende.”

Kapıya hafifçe vurdu.

Tak.

Sonra döndü.

Ve aşağı indi.

—

Akşam.

Annesi eve döndü.

Elindeki poşetleri mutfağa bıraktı.

“Deniz?” diye seslendi.

Cevap yok.

Salona baktı. Boş.

Odasına baktı. Boş.

Kalbi hızlanmaya başladı.

“Deniz?”

Sonra…

Yukarıdan bir ses geldi.

Tak.

Annesi dondu.

Gözlerini merdivenlere çevirdi.

Yavaşça yaklaştı.

“Oraya çıkmıyoruz…” diye fısıldadı kendi kendine.

Ama ses tekrar geldi.

Bu sefer daha net.

“Anne…”

Annesinin gözleri doldu.

Bu… Deniz’in sesiydi.

Ama yukarıdan geliyordu.

“Deniz?” dedi titreyerek.

Merdivenlere bir adım attı.

Sonra bir adım daha.

Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki nefes alamıyordu.

Kapının önüne geldi.

Elini uzattı.

Titriyordu.

Kapıyı açmalı mıydı?

Yıllardır açmamıştı.

Çünkü biliyordu.

İçeride bir şey vardı.

Ama şimdi…

O şey onun kızının sesiyle konuşuyordu.

“Anne… lütfen…”

Kapının arkasından gelen o çaresiz ses…

Onu durduramadı.

Annesi kilidi çevirdi.

Klik.

Kapıyı araladı.

İçeri baktı.

Ve…

Donup kaldı.

—

Oda boştu.

Ama tam karşıda…

Karanlığın içinde biri duruyordu.

Deniz.

Ama…

Aşağıdaki Deniz değil.

Bu… farklıydı.

Gözleri doluydu. Yüzü solgundu. Ellerini uzatmıştı.

“Anne…” dedi.

Tam o anda…

Annesinin arkasından bir ses geldi.

“Oraya bakma.”

Annesi yavaşça döndü.

Merdivenin başında Deniz duruyordu.

Gülümsüyordu.

“Yanlış olan o,” dedi.

O an…

Annesi anladı.

İki Deniz vardı.

Ve biri…

Onun kızı değildi.

—

Odanın içindeki Deniz çığlık attı.

“ANNE O BENİM!”

Ama sesi yine zayıftı.

Annesi geri geri adım attı.

Gözleri iki Deniz arasında gidip geliyordu.

Hangisi gerçekti?

Hangisi…

Onun kızıydı?

Ve daha kötüsü…

Yanlış olanı seçerse ne olacaktı?

—

Evdeki sessizlik…

Artık sadece sessizlik değildi.

Bir şey bekliyordu.

Bir karar.

Ve o karar…

Birini sonsuza kadar yukarıda bırakacaktı.

Bölüm sonu

2 yorum