Sabah alarmdan önce kalktım duşa girdim oyalanmadan çıktım dişlerimi fırçaladım saçlarımı tarayıp kuruladım banyodan çıkıp üzerimi değiştirdim okul formalarımı giydim wendy sabah erkenden kalkıp olivia nın evine gitmişti
Edwin ‘in evi basıcağını sanıyordu ben de çok vakit geçirmeden evden çıktım kapının önünde bir kamyon vardı
Eşya taşıyorlardı hava iki hafta yağmurluydu taşınmak için hiç iyi bir hava değildi galiba bir aile taşınıyordu
İlerden ıslanmamak için koşan birisini gördüm beni fark etmiş olmalıydı ki yanıma geldi çok sosyal birisine benziyordu
“Selam burdamı yaşıyorsun” dedi saçlarını düzelterek
“Merhaba burda yaşıyoruz kardeşim ve ben” dedim çekindim o ne kadar rahattı
Elini uzattı ‘adım Felix’ dedi elimi uzattım ‘stella’ dedim okula geç kalıcaktım
“Üzgünüm gitmem gerek okula geç kalıcam” dedim tam bir adım atmıştım ki beni durdurdu
“Beni de götürürmüsün kayıt için” dedi
Kabul ettim tek bir şemsiye vardı oda benim şemsiyemdi ıslanmasını istemedim zaten ıslanmıştı
Elimdeki şemsiyeyi uzattım onun boyu daha uzun olduğu için onun tutmasını söyledim
Okulun bahçesine girmiştik ilerden gelen motoru görmemiştim hızla geldi ve üzerim tamamen ıslanmıştı felix de biraz ıslanmıştı ama çoğunluk bendeydi
“Ama yaa okula böyle mi girilir görmüyormusun ya offf” dedim sinirlice üzerime bakarak
Felix haykıra haykıra gülüyordu ters bir bakış attım
“Okula hiç bu kadar havalı girilemezdi cidden” dedi gülerek
İleriye doğru baktım garaj kapısından çıkan edwin ve arkadaşlarını gördüm hızlıca yanlarına gittim felix de arkamdan gelmişti
Edwin tam okula giricekken onu durdurdum
“Sen ne yaptın farkındamısın” dedim üzerimi göstererek
Eli cebinde ukalaca eğildi ve yüzlerimizi hizzaladı
“Yanılıyorsun prenses ben değildim” dedi arkasına dönü arkadaşını göstererek
Onun da edwinden farkı yoktu sadece baktım
“Demek o meşhur yeni kız sensin dedi” bir adım öne geldi karşıma dikildi
“Ben luca bu eserin yazarıyım” dedi ıslak olan saçlarıma dokunarak
“Sen neden yaptın” dedim elini iterek
“Ben seni fark etmemişim küçük afedersin”
“Hepiniz aynısınız hepiniz edwin gibisiniz”
“Sanmam tylor ı çok sevmişsin gibi duruyordun uzaktan” dedi onu dün okulda hiç görmemiştim tylor ile beni nerden görmüş olabilirdi ki
Elindeki telefonun sesini sonuna kadar açtı ve bana çevirdi
Dün tylor ile kantinde konuştuğumuzun videosunu gösterdi
“Sen bunu nerden buldun” dedim telefonu almaya çalışırken ama telefonu geriye çekip cebine attı
Ayrıca görüntüde sadece tanışıyorduk ve ben değil tylor bana yakın davranmıştı
Tylor a baktım sinsice gülüyordu onun gerçekten de iyi birisi olduğunu sanmıştım yanılmışım
“Bu arkadaş kim koruman mı” dedi tylor alay edercesine
Felix e dönüp baktım o kadar ciddi duruyordu ki ilk tanıştığımızda böyle değildi
“Okula yeni geldim tanışalım ben felix” dedi elini uzattı
“Tanışmaya gerek yok tanırsın nede olsa” dedi luca , felix in eline vurarak itti
Çok sinirlenmiştim sadece konuşmak için konuşuyordum
“Elinizdeki görüntüde hiç bir şey yok” dedim dimdik durmaya çalışarak böyle şeyleri beceremem wendy yanımda olsaydı keşke
“Hiç sanmam be güzelim” diyerek önüme geçti tylor yakın duruyordu sadece gözlerine bakıyordum
“Ben okulun en popüler çocuğuyum bunu okulun itiraf sayfasına koyarsam herkes senden nefret edicek” diyerek devam etti
Hafifce eğildi
“Daha yeni olup okulun popüler çocuğuna asılmaya nasıl cürret eder” dedi kız sesi çıkartarak okuldakileri taklit ediyordu
Daha fazla kendimi tutamadım elimi kaldırdım tokat atmaya çalıştım ama beni engelledi ve kolumu geriye attı
O sırada merdivenlerden sakince çıkan eli cebinde Jake i ve ardından Adrian Cris ve alex i gördüm
“Günaydın gençler” dedi Jake tylor ve benim arama girerken
Diğerleri de arkamdaydılar felix yanımdaydı
“İşte geldi kadın koruma derneği” dedi alaylıca ve gülerek
Sadece birbirlerine bakıyorlardı pis pis
Islaklığımla ve havanın soğukluğundan dolayı üşüdüm ve şu an kelimenin tam anlamıyla titriyordum felix titrediğimi görmüş olmalıydı ki üzerindeki ceketi çıkartıp omuzlarıma örttü
“Sizin derdiniz ne kız okula daha dün geldi” dedi arkadan sesini duyurmaya çalışarak alex
“Bu seni niye ilgilendirdi domates kafa çünkü dediğin gibi daha dün geldi ne gibi bir samimiyetin var” dedi luca
“Hem kız tylor dan hoşlanıyor neticede bizden sayılır” dedi luca öne çıktım bu söylediği çok sinirimi bozmuştu tylor ın yanından geçip luca nın önünde durdum bu sefer hızlı davranıp ona tokat attım
Herkes sadece susup bize bakıyorlardı
“Sen ne dediğini farkındamısın” dedim arkamı dönüp tylor a baktım daha sonra lucaya tekrardan döndüm
“Ondan nefret ediyorum bir daha asla böyle bir şey söyleme”
Hızlıca okula girdim koridorun başındaki duvara yaslandım üşümüştüm her tarafım ıslanmıştı ve lucanın söyledikleri tylorı iyi birisi sanmam hepsi aptallığımın bi parçası yarı sesli yarı sessiz bir şekilde
“ aptalsın stella aptal “ dedim diğerleri arkamdan gelmişti
Omuzumda bir el hissettim arkamı dönüp baktığımda Adrian olduğunu gördüm
“İyi misin” dedi eli hala omuzumdaydı
“İyiyim”
“Seni kim ıslattı bu kadar” dedi ardından alex
“Luca denen o soytarı tabi ki de” dedim ve telefonumun çaldığını hissettim arayan oliviaydı birinci ders bitmiş olmalıydı zil çalıyordu telefonu açtım
[nerdesin stella]
{zemin kattayız}
Diyerek telefonu kapattım çok bi zaman geçmeden yanımıza geldiler olivia gelir gelmez Cris e sarıldı
“Bu halin ne senin” dedi wendy
“Sonra anlatırım şimdi Felix e yardım edicem” diyerek felix in kolundan tutup 2. Kata müdürün yanına çıkarttım felix i kayıt ettirmiştik müdür felix e forma bana da yedek forma vermişti
Giyinme odasında üstümüzü değiştirdik felix okulda kalmıştı ilk günüydü
___
Öğle arasında yemeğimizi yemiştik arka bahçeye çıktık yağmur dinmişti kızlara olan biten her şeyi anlattım sadece bahçede geziniyorduk öylesine
Ardından biraz yorulup oturduk bi anda olivia ‘hemen kalkın’ dedi
“Neoldu olivia” dedim korkarak
“Sizi götürmediğim bir yer var hadi gidelim”
Bizi 4 kat yukarıya çıkartmıştı merdiven çıkmaktan bacaklarımı hissetmiyordum terasa çıkmıştık aşırı büyüktü
Olivia deponun arkasına geçirmişti bizi inanamadım resmen box salonuydu bu gördüğüm
Ve diğerleri de ordaydı
“Vay be adrenalin koktu” dedi wendy
Okuldaki çoğu erkeğin neden vicutlarının bu kadar güzel olduğu anlaşılıyordu
Jake hariç hepsi oturuyordu Jake ise kum torbasını yumrukluyordu bizi görünce durdu
Olivia Cris in yanına gidip oturdu Cris elini olivia nın omuzuna koydu onlar orda takılıyordu
Wendy eşyalara bakıyordu ben de Terasın kenarından aşağıya bakıyordum yanıma Adrian geldi
“Ne düşünüyorsun” dedi ellerini terasın kenarına yaslayarak
“Sabah olanları” dedim hiç çekinmeden
“Onlar kafaya takıcak kişilikte insanlar değiller bence kafanı yorma”
Ona bakıp güldüm oda ardından vicudunu dikleştirip bana güldü ardından diğerlerine katılmak için yanlarına gidicektim
Arkamı döndüğümde gördüğüm manzara karşısında şoka girdim Jake gömleğini çıkartmış box torbasını yumrukluyordu
Vicudu kaslıydı ne çok fazla ne de çok azdı ideal vicuttu göğüsleri büyük omuzları genişti
Şaşkınlıktan napıcağımı bilemedim hemen hızlıca gözlerimi kapattım daha sonra Adrian a dönüp gözlerimi açtım
“Rahat ol alış Jake in bu hareketlerine her zaman yaptığı şeyler” dedi Adrian
Gidip olivia nın yanına oturdum kafamı omuzuna yasladım Jake i görmemek için
“Oğlum ben sana demedim mi ansızın yapma diye kızlar kalp krizi geçiricekler şimdi” dedi kahkaha atarak alex
Anında aklıma felix geldi onu unutmuştum okulu bilmiyordu hemen ayağa fırladım
“Hayır ya Felix i unuttumm” diyerek koşarak çıkışa gittim hızlıca merdivenlerden indim Felix i bulmaya çalıştım ama hiç bir yerde yoktu
Ders zili çalmıştı Felix i aramaktan yorulmuştum sınıfa gitmiştim tüm herkes gelmişti karşımda felix i gördüm meğersem sınıftaymış
Yanına gittim onun için çilekli bir süt almıştım
“Felix özür dilerimm gerçekten aklım çok dalgındı” dedim elimdeki sütü uzatarak ayağa kalktı elimdeki sütü aldı
Daha sonra da saçımın üstünden okşayarak
“Önemli değil stella” dedi kahkaha atarak sinirlenip elini ittim ikimizde yerlerimize oturduk
Sınıfımızda bizden olan
OLİVİA, WENDY, FELİX, ADRİAN,JAKE,LUCA ve EDWİN vardı
Arkamda Jake önümde de Adrian oturuyordu cam kenarında oturuyorduk yağmur tekrardan yağmaya başlamıştı yağmuru seyretmeye başkadım
Dersimiz resim di bunun için atölyeye gitmemiz gerekiyordu ama öğretmenimiz ne zaman gidin derse o zaman gidicekmişiz
Hoca sınıfa gelmeden sınıf başkanımızla atölyede olmamızı söylemiş hep beraber atölyeye gittik hoca bizden bir çiçek ya da çiçekler çizmemizi söylemişti
Bu derste iki sınıfın birleşmesi gerekiyormuş çünkü resim hocamız birtaneymiş ve bu yüzden iki sınıfın resim derslerini birleştirmişler
Resmimi çizmeye başlamıştım bir papatya bahçesi gökyüzüne renk renk kelebekler çizmiştim dersin sonunda hoca gelip hepimizin resmine bakıyordu sıra bana gelmişti
Hoca ilk önce resime sonra da ban bakıp
“Hmm vay canına yeni kız gayet iyi olmuş resmin altına adını ve imzanı atıp masama bırakırmısın” dedi
Heycanlanmıştım resim yapmak en sevdiğim şeydi acaba neden resmi istemişti diye düşünürken bi anda etrafım kalabalıklaştı herkes resme bakıyordu
Aralarından geçip resmi hocamızın masasına bıraktım sonunda okul bitmişti müdürümüz tüm sınıflara bi duyuru yapmıştı
‘İki gün sonra yani cuma günü okulumuzun başlaması adına bir parti düzenlenicek yer ve zamanı whatsapp sınıf grubunuzda paylaşılacaktır bir kavalyeniz ya da bir prensesiniz olmasına gerek yok çocuklar kendiniz gelseniz yeter’
Demişti bunun için kıyafetim ayakkabım yoktu napıcaktım hiç bilmiyorum
Bu düşüncelererle okulun çıkış kapısındaydım kızlar arkadan geliyorlardı hızlı olmalarını söyledim felix de yanımdaydı
Felix ile yakın bir arkadaş olmuştuk o çok nazik anlayışlı ve baya eğlenceliydi kızlar ve erkekler beraber gelmişlerdi
Wendy bu gün olivia da kalıcaktı canı kalmak istemiş bana da kalmamı söylemişlerdi ama ben istemedim evimize yeni taşınmıştık bu da evden ayrılasım gelmiyor demekti bu yüzden kalmadım
“Ben olivia yı bırakıyorum” dedi cris elini olivia nın omzuna atarak
“Madem wendy ve olivia beraber kalıcaklar ben de onu bırakırım” dedi alex
Jake tam olarak seni ben bırakırım demeden önce
“Hiç gerek yok Jake hava çok da yağmıyor ve Felix ile beraber gidicem malum kasabada yeni” dedim Felix in koluna girdim şemsiyemi açtım ve yürümeye başladık
Kısa bir yolun sonunda eve gelmiştik Felix ile evlerimiz karşılıklıydı Felix in evinin önüne gelmiştik felix e hoşcakal dedikten sonra eve geldim
Üzerimi tam değiştirmiştim ki olivia mesaj atmıştı evde film izleyip atıştırmalık yiyceklermiş beni de çağırıyorlardı
Mesaja tamam yazarak üzerimi tekrardan değiştirdim pijamalarımı çıkarttım üstüme kırmızı straplez bir büstiyer altıma deri bir pantalon giydim siyah ayakkabılarımı ve dericekerimi giydim
Evden çıktım yağmur yağıyordu şemsiyemi açtım ilk önce markete uğrayıp bi kaç atıştırmalık alıcaktım market olivia nın evinden sonraki sokaktaydı
O kadar karanlıktı ki korkuyordum kızlı adımlarla yürüyordum markete girdim bi kaç atıştırmalık aldım ödeme yapıp marketten çıktım geriye dönüp olivia nın evine gitmeye başladım eve gelmiştim
Tam zile basıcakken bi ses duydum iki kişi konuşuyor gibiydi etrafıma baktım kimse yoktu evin arkasına doğru gittim yağmur yağıyordu ama şemsiyemi bırakmıştım birisi vardı karanlıktan çokta belli olmuyordu yanına yaklaştım
Bizden birisi olduğunu düşünmüştüm elimi omuzuna yavaşca götürdüm bi andan bileğimden tuttu beni önüne geçirdi o anda ayağım bir yere takıldı düşerken onuda kolundan tutuyordum
Üzerime düşmüştü kafası omuzumun yanındaydı kafasını kaldırıp bana baktı bu Jake di bir anda ışıklar açıldı bahçenin ışıkları açılmıştı
“Jake” diye seslendi birisi bu Cris di sesinden tanımıştım Jake kafasını arkaya çevirip Cris e baktı ben ise iki elimle yüzümü kapattım
Jake bana baktı daha sonra da ayağa kalktı ellerimi çektim ilk önce Cris e daha sonra da Jake e baktım ikisi de bana bakıyordu hızlıca ayağa kalktım
“İyi misin” dedi Jake
Kafamı salladım utanmıştım yüzüm kıpkırmızıydı kafamı yere eğdim
“Sen nerden geldin” dedi Cris bize yaklaşarak
“Ben marketten geldim sesinizi duydum bakmak için bu tarafa dolandım” dedim hızlıca konuşarak
Bir anda bahçe kapısı açıldı bu Adrian dı ona baktım bize bakıyordu iyi ki bizi o halde görmemişti
“Napıyorsunuz burda içeriye girsenize” dedi
Hepimiz içeriye girdik ıslanmıştık en çokta ben yere düştüğüm için saçlarım çok ıslanmıştı çimenlerden dolayı
Salonda iki çiftli koltuk bir tane tekli koltuk üç tane de puf vardı çiftli koltuklardan birisine oturdum yanıma da Jake oturdu Adrian üst kattan iki havlu getirmişti
Birisini bana uzattı
“Çok ıslanmışsın hasta olma” dedi
Elindeki havluyu aldım diğerinide Jake e fırlartı Jake kafası ile teşekkür edercesine öne eğdi saçlarımı kurulamaya başladım saçlarımı kurularken kolumda bilekliğimin olmadığını fark ettim
Hemen havluyu koltuğa bırakıp bahçeye fırladım kiç kimse ne olduğunu anlamamış birbirine bakıyordu bahçede yere çömmüş bilekliğimi arıyordum
Bir yandan da ağlamamak için kendimi zor tutuyordum o bileklik benim için çok değerliydi abim wendy ve bana almıştı ve o babamın pis işleri yüzünden ölmüştü
Herkes bahçeye gelmişti göz yaşlarımı saklayamadım yağmur çok hızlı yağdığı için de bi şey göremiyordum Wendy yanıma gelip çöktü
“Ne arıyorsun stella” dedi anlamıştı bilekliğimin kaybolduğunu
“Onu bulmam gerekiyor wendy” dedim hıçkıra hıçkıra ağlarken
“Sakin ol bulucaz ilk önce gel içeriye gidelim bak ıslanıyorsun” dedi kolumdan tutup kaldırırken
Zorda olsa içeriye girmiştik wendy herkese söylemişti bilekliğin anlamını
“Merak etme stella bulucaz bilekliği” dedi olivia ardından
“Sevgilim haklı bulucaz şimdi sen nerelere gittin onu söyle” dedi cris yanıma gelip elini omzuma koyarak
“Evden çıktım markete gittim sonra da buraya geldim” dedi
“Tamam 7 kişiyiz şimdi kızlar tek gitmesin beyler Alex sen motorunu al wendy ile beraber markete git market evden uzak ben ve sevgilim burda kalıcaz bahçeye ve evin etrafına bakarız Adrian, Jake ve stella da evlerine gidip oraya baksınlar anlaşıldı mı” dedi Cris herkes onaylamıştı şemsiyelerimizi alıp dışarıya çıktık biz evime gidicektik aşağıya doğru yürümeye başladık kestirme bir yol vardı orada ışıklar yanmıyordu
Ara yolda genelde pek insan olmazmış sokak lambası da yokmuş oradan geçmek pek iyi fikir gibi gelmemişti ama Jake hızlı olsun diye oradan gidelim dediği için kabul etmiştik
Ara yolun sonuna vardığımızda Jake bizi durdurdu Adrian ve ben önden oda arkamızdan geliyordu ikimizde ona dönüp neolduğunu sorduk sweatshirt ünün kolunda sarkan bilekliği gösterdi
Hem şaşırıp hem sevinçle yanına gittim çok mutlu olmuştum kopartmamak için yavaşca çıkarttı ve bana uzattı koluma tek takamamıştım Adrian yardımcı oldu
Aşırı sevinmiştim kendimi tutamadım ve Jake e sarıldım hepimiz şaşırmıştık ben bile geriye çekildiğimde Jake bana bakıyordu Adrian da sessizce kıkırdıyordu
“Afedersin çok sevindim o yüzden” dedim bi Adrian a bir Jake bakarken Jake gülümsedi
“Önemli değil hadi gidelim yağmur çoğalmadan” dedi jake
Tekrardan ara sokağın diğer tarafına yürümeye başladık sonuna yaklaştığımızda birilerinin orda oturduğunu fark ettik galiba sarhoş bi kaç adamdı
Yürümeye devam ettik birisi bana laf atmıştı ‘güzellik hangi cennetten düştün’ demişti ayağa kalkıp bize yaklaşırken bu sefer de Adrian ve Jake önden ben de onların akasından gidiyordum
İkisinin arasından adama bakıyordum oda bana bakıyordu
“Pişt güzellik öne gelsene” dedi diğeri
Adrian öne doğru gitmeye yeltendi ama kolundan tuttum
“Boşver Adrian bulaşmaya deymez hadi gidelim” dedim yürümeye devam edicekken arkamdan birisinin kolumdan tutup çekiştirmeye çalıştığını fark ettim
“Napıyorsun ya bıraksana” dedim elini iterek
“Nereye gidiyosun ya bu gece beraber eğlenseydik” dedi yanındakine bakıp gülerek Adrian bu sefer yumruk atmıştı o adamın tam suratının ortasına engel olamamıştım
Sarhoş adam cebindeki bıçağı çıkarttı Adriana doğru savurmuştu Adrian kenara çekilip bıçaktan kurtulmuştu diğeri Adrian a bir yumruk atmıştı Adrian sarsılmıştı diğeri bıçağı havaya kaldırdı tam Adriana batırıcakken
Jake adrian ın önüne geçti bıçağın ucunu avucunun içine aldı elinden kanlar akıyordu adama kafa atmıştı ikiside yerde yatıyordu sarhoş olmalarıyla bir daha ayağa kalkmamışlardı Jake adamın bıçağını eline alıp çöpe attı
“Hadi gidelim” dedi Jake sanki hiç bir şey olmamış gibi yanına gittim ellerimle elini tutup yaraya baktım gerçekten de çok derin kesilmişti Adrian da yanımıza gelip yaraya bakmıştı sanki kendi eli acımış gibi bir mimik yaptı
“Hastaneye gidelim” dedim Jake e bakarken
“Gerek yok stella eve gidelim sararım kendi kendine kapanır” dedi elini benden kurtarıp ara sokaktan çıkarak
Koşarak yanına gittim
“Jake saçmalama elin çok derin kesilmiş dikiş atılması gerekebilir” dedim endişeli bir ses tonuyla
“Ya gerek yok şimdi hastaneye falan gitmeyelim hiç sevmem de oraları zaten” dedi yoluna devam ederken
Hiç dinlememişti bile beni Adrian ın yanına gidip ‘beni dinlemiyor belki seni dinler lütfen’demiştim yalvarırcasına
Adrian ‘kabul etmiycek biliyorum ama senin için denerim’ dedi sevinmiştim ikimiz de Jake in yanına gittik Adrian Jake i durdurdu
“Jake stella haklı hadi hastaneye gidelim” dedi
“Ya abartmayın hastanelik bir şey yok” dedi rahatca
Yanına gittim kolundan tuttum
“O zaman hastaneye gidelim işte nolucak” dedim ona da yalvarırcasına
Jake bana bakıyordu Adrian Jake in omzundan tutup kulağına yaklaştı ve fısıldayarak
“Olum kızın haline bak sen hastaneye gitmezsen sabaha kadar uyumaz bence” dedi
Söylediğini duymuştum bana bakıp göz kırptı daha sonra Jake bana baktı sonra da ‘peki tamam’ dedi mutlu olmuştum hızlıca olivia nın evine gittik
Herkes neler olduğunu soruyordu ben herşeyi anlatıcağımı söyleyip Adrian ve Jake i hastaneye gönderdim Jake bu eli ile motor süremiyceği için Adrian ın arkasına binmişti
Herkese her şeyi anlattım onlar film izlerken ben onların gelmesini bekliyordum motor sesini duydum hemen kapıya koşup açtım
Gelmişlerdi Adrian içeriye geçti ardından da Jake geldi eline baktım sargıdaydı Jake e baktım içeriye geçip oturdu
“Neolmuş” dedim Jake cevap vermedi
“Dikiş attılar dört tane” dedi Adrian
“Ben sana demiştim ama dikiş gerekebilir diye” dedim üzgün bir surat ifadesi ile
“Lan sen niye kendine dikkat etmiyorsun soytarı” dedi Cris
“Evet ya çok kötü olmuş Jake bir dahakine dikkatli ol” dedi Olivia
“Neyse size doyum olmaz ama benim uykum var eve gidiyorum iyi geceler hepinize” dedi ayağa kalkarak Jake
“Bir dakika sen o elinle motor sürmeyi düşünmüyorsundur umarım” dedim
“Yoo düşünüyorum neden” dedi kapıya yöneldi daha sonra da arkasına dönüp tekrardan bana baktı
“Gel seni de bırakıyim” dedi dalga geçercesine ama ciddi duruyordu eli ile hadi dercesine işaret ederek
“Bişey olmaz ona merak etme hadi git uyu yarın okul var yine geç kalma” dedi Adrian kızları yanaklarından öpüp erkeklere de el sallayıp gittim
Jake beni eve getirmişti motordan indim
“Teşekkürler ama sende dikkat et nolur dikişlerini patlatma” dedim olanlar benim yüzümden olmuş gibi hissediyordum
Jake ‘tamam’ dedi ben de ‘görüşürüz’diyerek eve girdim bu kadar yoğun bir gün hiç yaşamamıştım hemen pijamalarımı giyip yatağa yattım günün yorgunluğuyla hemen uykuya daldım