Sabah hem alarm sesi hem de yağmur sesi ile uyandım hava yağmurluydu yağmuru çok severim hemen kalkıp
yüzümü yıkadım dişlerimi fırçaladım saçlarımı sağ tarafa fazlalık gelicek şekilde ayırdım üzerime müdürün verdiği okul formamı giydim
Forma siyah etek, beyaz gömlek ve siyah kıravat ile siyah resmi bir ceket'di beyaz çantamı alıp aşağıya indim
Wendy çoktan inmişti onun dümdüz koyu turuncu saçları vardı ama o saçlarını dalga dalga yapmıştı ve çok yakışmıştı
Wendy; dik başlı korkusuz çok özgüvenli ve son olarak da sosyal bir kız
Ben ise onun aksine korkak çekingen saf ve utangacım
Wendy huy ve tavırlarını babamdan almış ben ise annemden
Kahvaltı hazırdı çok uzun sürmeden evden çıktık olivia'nın evine doğru yürümeye başladık yağmur yağdığı için şemsiyelerimiz açıktı
Olivia'nın evine gelmiştik iki dakikaya ineceğini söyledi
Onu beklerken bu kasabada tek ses çıkartan motorcu çocuklar geçti ama bunlar ilk gün gördüklerimiz değillerdi
Olivia gelmişti mutlu görünüyordu
"Günaydın kızlar" dedi kocaman bir gülümsemeyle
Okula yürümeye başladık
"Bu gün çok neşelisin" dedim
"Ben cris ile konuşmaya karar verdim stella" dedi bana sarılarak
Mutlu olmuştum ona bunu söylerken 'artık her şey için çok geç' demişti bu kararı alması hem onun için hem de cris için çok iyiydi
Okula gelmiştik içim kıpır kıpırdı çok heycanlıydım benim aksime wendy e baktığımda çok sakindi
Derin bir nefes aldım ve okula girdik
Okula girer girmez kocaman bir koridor karşılıyor giriş kapısının hemen karşısında geniş bir merdiven merdivenlerden çıkınca sınıflar ve balkon gibi bir koridor vardı
Koridor üçe ayrılıyordu düz bir koridor ve sağ sol koridor bizim sınıfımız 2.kat düz koridordan 3. Sınıftı her sınıfın karşısında bir sınıf daha vardı
Okul 4 katlıydı zemin katla beraber 5
Zemin kat; kantin, kütüphane, revir ve yemekhane den oluşuyordu
1. Kat;spor salonu, giyinme odaları ve atölyeler den oluşuyordu
2.kat; kız-erkek tuvaletleri 11. Ve 12. Sınıflar ve müdür odası vardı
3.kat; kız-erkek tuvaletleri 9. Ve 10. Sınıflar
4.kat; teras ve depo dan oluşuyordu
Sınıfa girdik sınıfımız gayet büyüktü öğrenci kapısının hemen karşısında geniç bir pencere beyaz tül perdeler vardı öğretmen masasının karşısında herkesin kendine ait dolapları son olarakta 4 şerit sıralar vardı
Herkes her gün aynı yerine oturuyormuş eski okulumda öyle değildi o yüzden şaşırdım
Cam kenarından sondan ikinci sıra ortadan birinci sıra duvar kenarından da son sıra boştu
Ben yağmurlu havaları severim yağmur sesini dinlemek ve görmek için cam kenarına oturdum
Wendy ise arka sıraları sevdiği için duvar kenarına oturdu olivia'da onun önünde oturuyordu
Dersin başlamasına daha 20 dakika vardı olivia bizi arka bahçede dolaştırmaya çıkardı
Futbol sahası bir kaç masa vardı ağaçlık alanların orada da banklar vardı furbol sahasının arkasında bir merdiven vardı merdivenden aşağıya inince harika bir çiçek bahçesi vardı
Çiçek bahçesine bakan bir görevli varmış onun büyük bir kulubesi vardı oliviya bizi onunla tanıştırmak için kulubeye götürdü içeriye girdik ama kimse yoktu
Her tarafı çiçeklerle doluydu ve çok güzel kokuyordu kulube sırf camdı dışarısı net gözüküyordu oliviya adı ile görevliyi çağırdı
"Hey rose"
Bir iki dakika sonra odaya düz koyu sarı renkli saçları sarımsı gözleri olan bir kız girdi
"Aaaa hoşgeldin olivia" dedi gülümseyerek
"Arkadaşlarım yeni okulu gezdiriyorum" dedi bizi göstererek
"Selam kızlar ben Rose Dean çiçek bahçesinin görevlisiyim" dedi elini uzatıp
"Wendy smith"
"Stella smith"
Dedik elini sıktık
"Siz kardeşsiniz"
"Evet"
"Ee nasıl buldunuz çiçeklerimi"
"Harikaa çok severim çiçekleri özellikle de papatyaları" dedim büyük bir sevinçle
O sırada zil çalmıştı rose ye veda edip sınıfa doğru ilerledik olivia ya cris ile ne zaman konuşacağını sordum ilk tenefüs dedi
Sınıfa gelmiştik nerdeyse çoğu kişi gelmişti ama çoğu sıra da boştu yerime oturdum yağmur hala yağıyordu hava durumuna baktığımda kasabada iki hafta yağmur gösteriyordu
Gelmeyen öğrenciler de sınıfa gelmeye başlamıştı edwin de bizim sınıftaymış olivia bahsetmemişti
İlk ders hoca bizi sınıfa tanıttırdı tenefüs olmuştu kantinde oturuyorduk olivia üzgündü çünkü cris okula gelmemişti
"Üzülme olivia yarın söylersin" dedim
"Üzülmüyorum sadece çok heycanlanmıştım belki tekrardan beraber olabilirdik" dedi
O sırada kantine edwin girdi yanımıza geldi hiç sormadan masamıza oturdu wendy nin yanına olivia nın karşısına
Oliviya umursamazca ve sinirlice
"Ne var ne istiyorsun" dedi
"Hiç okul balosu varmış benimle gel diycektim" dedi ağzını şapırdata şapırdata kıraker yerken
Yanımıza birisi daha geldi kahverengi saçlı kahve gözlü, okul formasının gömleğini göğüslerine kadar açan bi çocuk
"Edwin gidiyoruz" dedi önce bize sonra edwine bakarak
"Bi dakika konuşuyoruz"
Olivia sinirle ayağa kalktı edwin i kolundan tutup koridora doğru götürdü ayakta bekleyen çocuk yanıma oturdu
"Siz yenisiniz değil mi" dedi bana bakarak
" evet neden" dedi wendy çocuğa dik dik bakarak
"Ben tylor" dedi ve elini uzattı
"Wendy" diyerek kantinden çıktı arkasından baktım ben de ayağa kalktım birisi kolumdan tuttu
"Bi dakika sen adını söylemedin" dedi kolumu bırakmadan
"Şey ben stella" dedim etrafıma bakarken
"Sen benden kaçmak mı istiyorsun"
"Seni tanımıyorum ama edwin in arkadaşısın ve o çok kötü" dedim gözlerine bakamıyordum
Beni tutmayan eliyle çenemi tutup kafamı kendisine çevirip göz göze gelmemizi sağladı etraftaki herkes bize bakıyordu
"Ama ben o kadar kötü değilim edwin sadece arkadaşım ruhum değil" dedi
Edwin ve olivia kavga ediyordu sesleri kantine kadar gelmişti ikimiz de sese doğru bakıp koştuk
Olivia ağlıyordu edwin ise sadece bakıyordu
"Noluyor" dedim endişeyle
Wendy oliviayı kollarından tutuyordu onu merdivenlere oturttu ve ciddi bir şekilde edwin in karşısına dikildi yakasına yapıştı
"Bana bak sarı yılan seni bir kere uyarıcam olivia dan uzak durucaksın anladın mı" dedi ve onu geriye itti
"Sen kim oluyorsun da beni itiyorsun" wendy e yaklaştı
O sırada merdiven koşarak inen siyah saçlı siyah gözlü bir çocuk 'olivia' diyerek onun yanına oturdu edwini görünce hemen kalktı ve ona bir yumruk attı edwin yerde süründü
Çığlık atmamak için ağzımı kapattım tylor koşup çocuğu tuttu tylor edwinin arkadaşıydı ama galiba onu sevmiyordu edwin dudağı kanamıştı sinirlice ona bakıyordu
Çocuk tylor ı itti
"Bırak lan beni" dedi ve arkasına dönüp olivia ve wendy nin yanına gitti şaşkınlıktan napıcağımı bilemedim
Olivia nın yanına gittim onu sakinleştirmeye çalıştım yanımdaki çocuk telefonunu çıkartıp cris i aradı
[cris hemen okula gelmen gerekiyor acele et]
Demek ki crisin arkadaşıydı olivia bayılmıştı cris in arkadaşı onu kucağına alıp revire götürdü biz de arkasından gidiyorduk
Olivia yatıyordu sadece çok stres olmuş onun için baygınlık geçirmiş hemşire öyle söylemişti
Revirin bekleme yerinde oturmuş bekliyorduk ben wendy ve hala tanışmadığımız o çocuk
"Oliviayı nerden tanıyorsun" dedim
"O ve cris eski sevgili cris benim kuzenim" dedi
Vicudu öne eğikti ayaklarını titretiyordu
"İsmim stella"
"Ben de Adrian"
Wendy hiç konuşmamıştı
"Oda benim kardeşim wendy" dedim işaret ederek
Adrian kafasını çevirip wendiye baktı vicudunu dikleştirdi wendy de Adrian a bakıyordu ve sonunda beklediğimiz kişi gelmişti
Yanında bi kişi daha vardı harika beyaz saçları griye kaçan gözleri, sağ kolu dövme doluydu gömleğinin bir iki düğmesi de açıktı
"Nerde" dedi Cris endişeli ve korkuyla
Sırılsıklam olmuşlardı
Yanlarında kırmızı saçlı kahve gözlü birisi daha vardı
"Uyuttular" dedi Adrian ayağa kalkarak
Wendy hiç konuşmamıştı normalde sessiz kalmazdı yanına gittim oturdum
"Sen iyimisin wendy" diyerek sordum
Tırnaklarını yiyordu wendy birisine bir şey yapacaksa yada sakinleşmeye çalışıyorsa tırnaklarını yerdi aniden ayağa kalktı ardından ben de hızla ayağa kalktım
"Nereye gidiyorsun Wendy" dedim endişeyle wendy benden üç santim uzundu sadece gözlerine bakıyordum ama o bana bakmıyordu
"Bi işim var stella" dedi sadece kapıya bakıyordu arkama dönüp odadakilere bakıyordum
"Edwin e gidiceksin değil mi"
"Evet ona gidicem olivia onun yüzünden bu halde tehtit etmek ne demekmiş göstericem ona gelsin beni tehtit etsin" dedi sinirle beni itti sol tarafıma düştüm
Kolumla destek almak için yere koymuştum ama bileğim burkuldu acıyla bileğimi tuttum Wendy beni dinlemeden kapıdan çıktı
Kolumu tutarak kapıya yöneldim dövmeli çocuk kolumdan tuttu saçlarındaki su koluma damlıyordu kafamı kaldırıp gözlerine baktım bana bakıyordu
Ardından Adrian konuştu
"Bırak gitsin tylor var halkeder" dedi yanıma geldi
"Acıdan duramıyorsun hala o kızı mı düşünüyorsun" dedi kırmızı saçlı çocuk
"O benim kardeşim tabikide düşünücem" dedim ve acıyla bağırdım
Dövmeli çocuk gömleğimi sıyırmış bileğime bakıyordu her ellediyinde daha fazla acıyordu
"Dur lütfen" dedim eline dokunarak
"İncilmiş biraz merhem sürüp masaj yapalım" dedi ve beni koltuğa oturttu
Diğerleri de yanımızdaydı koltuklara ve sandalyelere oturuyorduk
Dövmeli çocuk masaj yaparken sorular soruyordu
"İsmin ne"
"Stella" acıdan gözlerimi kapatmıştım
"Jake" dedi ve bileğimi bıraktı
Derin bir nefes aldım kırmızılı çocuk ismini söyledi ardından da çok utanacağım bir şey söyledi
"Bu okulda şu eteğin yakıştığı tek kızsın" dedi beni baştan aşağıya süzerek
Ona baktım lolipop yiyordu oda bana bakınca kafamı çevirdim başımı yere eğdim
"Az önce kardeşin Wendy bi tehtitden bahsetti nedir o" dedi ne diyeceğimi bilemedim
"Sen Cris sin değil mi" dedim
"Evet bu tehtit benimle mi alakalı" dedi bakışları dikkatlice gözlerimdeydi
"Ş-şey bunu sana olivia anlatsa daha iyi olur" dedim ve ayağa kalktım
Arkama döndüğümde wendy ve tylor karşımdaydı tylor wendy nin kolundan tutuyordu
Yanına gittim ama ben konuşmadan tylor bileğimden tutup dikkatlice baktı
"İyimisin" dedi bileğime bakarak ilk önce bileğime sonra da tylor a baktım ve bileğimi geri çektim
"İyiyim" dedim ve wendy e döndüm
"Özür dilerim stella kendimi tutamadım"
"Sorun değil sen iyimisin"
"İyi değilim bu aptal herif olmasa çoktan derisini soymuştum o yılanın" dedi ve kolunu tylor dan kurtardı
Hemşire geldiğinde etrafına toplandık sadece bir kişinin girebileceğini söyledi ve Cris içeriye girdi sınıfa gidip eşyalarımızı toplıycaktım nerdeyse tüm okul boyunca burada kalmıştık son iki ders kalmıştı ama girmiycektik
"Ben olivia nın ve kendi eşyalarımız toplayıp gelicem" dedim
Tylor hemen bileğimin kötü olduğunu ve benimle geliceğini söyledi Adrian sert bir ifade ile
" senin gitmene gerek yok bizden birisi gider sen işine bak" dedi ve Jake ayağa kalktı
Jake ile beraber yürümüştüm ama tylor da gelimişti sınıfa eşyaları toplamaya başladık
Bileğimin gerçekten bu kadar sorun çıkarıcağını düşünmemiştim çok fazla acıdığı için ses çıkarttım
Tylor yanıma yaklaşıyordu ama Jake fırsat tanımadan yanıma geldi elimdeki çantayı aldı sol elindeki olivia nın çantasını da tylor a fırlattı Tylor hem wendy nin hem de olivia nın çantasını taşıyordu
Merdivenlerden inerken Jake in telefonu çaldı Adrian okulun çıkış kapısında olduklarını söyledi
Dışarıya çıktığımızda fazlasıyla yağmur yağıyordu Jake tylor ın elindeki iki çantayı da aldı çantaları birleştirip kafamızın üzerine tuttu ona yaklaşmıyordum ama yaklaşmazsam ıslanıcaktım Jake ciddi bir şekilde bana baktı
"Biraz daha yaklaşma gerekiyor" dedi minicik yerimden oynadım
Tylor hala bizi bekliyordu Jake belimden kavrayıp beni kendisine çekti artık ona çok yakındım yanaklarım kızarmıştı
"HEY!" diye bağırdı tylor arkamızdan
Jake elini bu seferde omuzam attı ve hızlıca koşmaya başladık okulun garajına gelmiştik burayı ilk defa görmüştüm
Jake benden uzaklaştı herkes ordaydı olivia ve Cris aşırı mutlu gözüküyorlardı galiba olivia her şeyi anlatmıştı
"Oliviayı ben bırakıcam evine" dedi Cris olivia ya bakıp gülerek
Çantaları sahiplerine vermiştik
"Ben kızlarla geldim onları yanlız bırakamam" dedi olivia yanındaki wendy e sarılarak
"Sorun yok olivia sen Cris ile git biz taksite binip gideriz" dedim
Evimiz okula yakındı ama hava fazla yağmurluydu şemsiyelerimiz olsa bile işe yaramazdı ardından birisi boğazını temizledi daha çok dikkat çekmek istemiş gibiydi
Sesin geldiği tarafa baktım bu cris di
"Bizim çocuklar ne güne duruyor arkaları boş gitmesinler" dedi
"Cris haklı hadi" dedi Jake ama bana diyebileceği aklımın ucundan bile geçmezdi ben arkasından gitmeyince
Arkasına dönüp baktı ve kızlar aynı anda
"STELLA!" Diye bağırınca arkama dönüp baktım kendimi işaret ederek "ben mi" dedim kafa salladı
Ve beni şaşırtan şey bizi bırakıcakları aracın motor olmasıydı yürüsekte aynı ıslanıcaz motorla gitsekte ne fark ederdi ki
Ayrıca motodan korkardım motorları garajın önüne çıkarttılar wendy alex in arkasına binmişti ben de Jake in bindiğimde
Şemsiyemi açmamı söyledi açıp ikimizi de koruycak şekilde tuttum
Bi elimle şemsiye diğer elim ile de Jake in omzunu turuyordum motor çalışmıştı
"Yerinde olsam sıkı tutunurdum" dedi alex dalga geçercesine
Jake motoru sürmeye başlayınca sarsıldım boşta kalan elimle jake in beline sarıldım alex arkamdan sinsice gülüyordu
Jake o kadar hızlı sürmüştü ki ilk biz geldik motordan inip teşekkür ettim oda bana etti şemsiye için
"Bu kadar hız yapman tehlikeli değil mi" diye sordum şaşkınlıkla
Yandan gülümsedi
"Daha tehlikeli şeylerde yapıyorum" dedi bu sefer hafifce kahkaha attı ve wendy ile alex de gelmişti
İkisi de gittikten sonra odama gittim makyajımı çıkarttım üzerime pijamalarımı giyip kendimi yatağa attım bu gün okulun ilk günüydü ve yaşadığım şeyleri aklım almıyordu neredeyse sadece bir derse girmiştim bu bir şaka olmalıydı ansızın gelen uyku ile gözlerimi kapatıp uykuya daldım