İçeriğe geç

Kayıp Nefes

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Kayıp Nefes

Bölüm 3

Bölüm 2 - Kaderin İlk Oyunu

16 YIL ÖNCE

Gece olmuştu.

Saat 02.43...

Hastanenin koridorları sessizdi.

Hemşireler nöbet değiştiriyor, doktorlar odalarına çekiliyordu.

Yoğun bakımın önünde yalnızca bir güvenlik görevlisi vardı.

Hastanenin arka kapısından siyah kıyafetli iki adam sessizce içeri girdi.Yüzleri maskeyle kapalıydı.

İçlerinden biri cebinden küçük bir fotoğraf çıkardı.Fotoğrafta kuvezde yatan minik kız bebek vardı.

Adam alçak sesle konuştu.

" Patronun emri değişmedi "

Diğeri başını salladı.

" Sadece kız bebeği alacağız."

" Erkek bebeğe dokunmayın dedi "

"Tamam "

İlk adam cebinden sahte bir hastane kartı çıkardı.Kapıyı kolayca açtılar.

Yoğun bakım ünitesine girdiler.Her yer sessizdi.Sadece cihazların düzenli sesleri duyuluyordu.

Adamlar dikkatlice kuvüzlerin arasından yürüdüler.Sonunda Amelia'nın bulunduğu kuvezün önünde durdular.

İlk adam bebeğe baktı.

" İşte o..."Diğeri çevreyi kontrol etti.

"Çabuk ol "

Amelia dikkatlice kuvezden çıkarıldı.

Üzerine ince bir battaniye örtüldü.

Minik bebek uyanıp hafifçe ağlamaya başladı.

Adam onu kucağına aldı.

"Sessiz ol küçük kız..."

Birkaç saniye sonra...

İki adam geldikleri gibi sessizce hastaneden çıktı.

O gece...

Bir aileden bir parça koparıldı.

Sabah olduğunda hemşire rutin kontrol için yoğun bakıma girdi.

Bir anda çığlık attı.

" Doktor!"

" Doktor! Kuvez numara dört boş!"

Koridor bir anda karıştı.

Doktorlar koşmaya başladı.

Alarmlar çaldı.Güvenlik görevlileri bütün çıkışları kapattı.

Birkaç dakika sonra...

Bir doktor koşarak ailenin yanına geldi.

Yüzü bembeyazdı.Baba ayağa kalktı.

"Doktor... Ne oldu?"

Doktor konuşamıyordu.Titreyen sesiyle sadece şunu söyleyebildi:

" Kızınız..."

" Yoğun bakımdan kaçırıldı...

Sanki zaman durmuştu.Anne birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.Sonra bütün hastanede yankılanan bir çığlık attı.

HAYIR!

Baba olduğu yere yığıldı.

Sekiz yaşındaki ağabey ağlayarak babasına sarıldı.

"Baba..."

" Kardeşimi bulacaklar değil mi?"

Anıl korkudan ağlıyordu.

"Ablam nereye gitti?"

Dört yaşındaki Cesur ise hiçbir şey anlamıyordu.

Sadece annesinin ağladığını görünce o da ağlamaya başladı.

O gün...

Polis bütün şehri ayağa kaldırdı.

Kameralar incelendi.

Yollar kapatıldı.

Arama ekipleri kuruldu.

Ama Amelia'dan tek bir iz bile bulunamadı.

Aradan üç ay geçmişti...

Üç aydır şehirde taş üstünde taş bırakmamışlardı.

Polisler...

Arama ekipleri...

Gönüllüler...

Herkes kaybolan üç aylık bebeği arıyordu.

Ama Asya'dan tek bir iz bile bulunamamıştı.

Evin içindeki sessizlik her geçen gün daha da ağırlaşıyordu.

Anne, kızının odasından çıkmuyor.

Minik kıyafetlerine sarılıp saatlerce ağlıyor .Babası ise her gün yeni bir umutla dışarı çıkıyor, akşam olduğunda elleri boş dönüyordu.

Üç küçük ağabey de minik kız kardeşini soruyordular.

"Babacığım, kardeşim ne zaman eve gelecek?"

Baba her seferinde gözyaşlarını saklayarak aynı cevabı veriyordu."Bulacağız..."

"Onu mutlaka bulacağız."

Ama bunu söylerken kendi sesi bile titriyordu.

Bir sabah...

Kapının zili çaldı.

Babası kapıyı açtığında kapının önünde kimse yoktu.

Sadece siyah bir zarf vardı.

Titreyen elleriyle zarfı aldı.

İçeri girip açtı.

İçinden küçük bir mektup ve şeffaf bir poşet çıktı.Poşetin içinde birkaç tel bebek saçı vardı.Babasının elleri titremeye başladı.

Mektubu açtı.

İçinde şu cümleler yazıyordu:

"Kızınızı aramayı bırakın. Artık çok geç. O öldü. Buna inanmayacaksanız, poşetin içindeki saç tellerini DNA testine gönderin. Gerçeği kendiniz öğrenirsiniz."

O an evde derin bir sessizlik oldu.

Işıl hanım mektubu kocasının elinden aldı.

Okudukça dizlerinin bağı çözüldü.

Yere çöktü.

Başını iki eli arasına aldı.

"Hayır..."

"Hayır... Ben buna inanmıyorum..."

Çınar bey ise hiç konuşamadı.

Sadece elindeki saç tellerine bakıyordu.

Gözlerinden sessizce yaşlar akıyordu.

Birkaç gün sonra...

DNA sonucu geldi.

Sonuç, saç tellerinin kendi kızlarına ait olduğunu gösteriyordu.

Babanın elindeki dosya yere düştü.

Anne ise sonucu görünce çığlık atarak bayıldı.

O günden sonra herkes Amelia'nın öldüğüne inanmak istemesede inanamak zorunda k

aldı .Ama bilmedikleri tek bir gerçek vardı...

Amelia yaşıyordu.

Ve bir gün kader, onları yeniden karşı karşıya getirecekti.

Oy verip yorum yapmayı unutmayın

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.