İçeriğe geç

Kayıp Mirasın Gölgesi

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Kayıp Mirasın Gölgesi

Bölüm 2

Bölüm 2

Yağmur, Tokyo’nun ıslak asfaltını döverken siyah sedanın camlarına vuran damlalar hafif bir ninni gibiydi. Arka koltukta oturan Hanae, kucağındaki minik bedenle fısıltıyla konuşuyor, bebeğin yumuk elleri annesinin ipek elbisesine uzandıkça yüzünde huzurlu bir tebessüm beliriyordu. Küçük Asami’nin neşeli kıkırtıları, dışarıdaki boğucu fırtınayı unutturacak kadar saftı.

O huzur, yolun hemen virajında bekleyen zırhlı iki kamyonetin sedanın önüne sertçe kırmasıyla paramparça oldu.

Fren sesleri karanlığı yırttı. Şoför direksiyonu toparlamaya kalmadan yan camlardan giren kurşun yağmuru arabayı delik deşik etti. Hanae bir an bile düşünmeden kollarını kızı Asami’nin üzerine kapadı; bedenini ona kalkan yaptı. Korumaların bağırtıları, karşılık veren silah sesleri ve patlayan camlar geceyi cehenneme çevirdi.

Saniyeler içinde arkadan açılan kapıdan içeri dolan duman ve barut kokusu arasında, kanlar içindeki Hanae son nefesini verirken kollarının arasındaki sıcaklığı hissetti: Maskeli bir el, bebeği annesinin cansız kucağından çekip aldı. Korumaların yere serilen bedenleri arasında kaybolan siyah minibüs, küçük Asami’yi de yanına alarak yağmurlu gecede iz bırakmadan uzaklaştı.

Aynı dakikalarda, şehrin diğer ucundaki liman bölgesinde yer alan terk edilmiş bir depoda hava çoktan barut kokusuna teslim olmuştu.

Kenji "Ryu" Sato, rakip klanın liderinin kafasına namluyu dayamış, soğuk ve tavizsiz bakışlarıyla hesaplaşmanın son sözünü söylemek üzereydi. Arkasında sıralanan kıdemli adamları, liderlerinin tek bir işaretini bekliyordu. Kenji için sıradan bir güç gösterisi, yeraltına sınırlarını hatırlatan bir geceydi.

Ta ki baş korumasının telefonu aralıksız titreyene kadar.

Adam ekrana baktı, yüzündeki kan bir anda çekildi. Titreyen adımlarla Kenji’nin yanına yaklaştı. Eğilip liderinin kulağına fısıldadığı o birkaç kelime, deponun içindeki tüm havayı dondurdu:

"Efendim... Hanımefendinin konvoyuna pusu kuruldu. Hanae Hanım olay yerinde hayatını kaybetti. Küçük Hanım Asami... onu kaçırdılar."

Kenji’nin parmağı tetikte donakaldı. Yüzündeki o sarsılmaz, kibirli ifade yerini önce derin bir boşluğa, ardından gözlerinde parlayan ölümcül bir ateşe bıraktı. Silahını indirmeden tetiği çekti. Rakibinin cansız bedeni yere yığılırken Kenji arkasını döndü; gözlerinde artık bir klan liderinin hırsı değil, dünyayı ateşe vermeye yemin etmiş bir babanın karanlığı vardı.

O gece Kenji için sadece bir eşin kaybı değil, yıllar boyu sürecek kanlı bir arayışın miladı oldu. Henüz hayatında ne Shin vardı ne de ona umut verecek başka biri. Yalnızca koca bir yeraltı dünyasına saçılacak intikam ateşi ve boş kalan bir beşik vardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.