İçeriğe geç

Kayıp Mirasın Gölgesi

Bölüm 10 · 2 dk okuma

Kayıp Mirasın Gölgesi

Bölüm 10

Bölüm 10

Yıllar, iki ayrı dünyayı paralel çizgiler gibi sessizce büyüttü.

Müstakil evin bahçesindeki kiraz ağacı sayısız kez çiçek açıp döktü. Nami artık 18 yaşına basmak üzere olan, girdiği her ortamda zekası ve asil duruşuyla dikkat çeken genç bir kıza dönüşmüştü. Okul hayatı boyunca kazandığı birincilikler, ailesinin göğsünü kabartmaya yetmişti. Babasının küçük işletmesi artık rayına oturmuş, maddi durumları eskiye kıyasla çok daha ferah bir seviyeye ulaşmıştı. Ancak Nami’nin hedefi büyüktü: Ülkenin en iyi üniversitesine girmek. Bunun yolu ise şehrin en köklü, zengin ailelerin çocuklarının okuduğu prestijli Teiko Özel Lisesi’nden geçiyordu. Sınavlarda gösterdiği olağanüstü başarıyla bu okulun tam bursunu kazandı. Anne ve babası onun için gurur gözyaşları dökerken, Nami yeni okulunun kapısından içeri adım attığı an bambaşka bir sınıf çatışmasının ortasına düşeceğinden henüz habersizdi.

Şehrin gölgelerinde ise bambaşka bir varlık bileniyordu.

Kenji’nin çamurlu sokaklardan çekip aldığı o hırpalanmış çocuk gitmiş; yerine jilet gibi kesilmiş siyah takım elbisesi, duygusuz bakışları ve satranç ustalarını kıskandıracak stratejik zekasıyla Shin gelmişti. Kenji onu bizzat eğitmiş; hem silah kullanmanın hem de yeraltı diplomasisinin en ince sırlarını ona aşılamıştı. Henüz yirmili yaşlarının başında olmasına rağmen, Karasu klanının en genç, en korkulan ve Kenji’den sonra sözü geçen tek sağ kolu konumundaydı. Kenji’ye duyduğu sarsılmaz sadakat, onu klanın hem kalkanı hem de en keskin kılıcı yapmıştı.

Kenji’nin çalışma odasındaki geniş masanın karşısında dimdik duran Shin, siyah deri dosyayı masaya bıraktı. Yıllardır süren soğuk savaşı, rakiplerin zayıf noktalarını ve klanın finansal imparatorluğunu tek başına kusursuz bir intizamla yönetiyordu.

Kenji, viski bardağını masaya bırakıp genç sağ koluna baktı. Gözlerinde takdir vardı ama içindeki o eski yara hala sızlamaya devam ediyordu.

"Kuroda cephesi sessiz," dedi Shin, sesinde en ufak bir duygu kırıntısı olmadan. "Şehrin liman bölgesindeki kontroller tamamen elimizde. Ancak sokakları dinlemeyi hiç bırakmadım efendim. Yıllar önce kaybettiklerinizin izi bir gün bile silinmedi."

Kenji derin bir nefes aldı. Zaman geçmiş, saçlarına aklar düşmüştü. Kızının hayali artık kalbinde silik bir sızıydı ama Shin’in varlığı ona bir varisten öte, arkasını tereddütsüz emanet edeceği bir gölge kazandırmıştı.

Kaderin görünmez ipleri ilmek ilmek dokunuyordu: Biri yeraltının karanlığında ölümcül bir güce dönüşen Shin, diğeri ise ışığın ve sevginin içinde büyüyüp şehrin en kibirli okulunun kapısına adım atan Nami... İkisinin yolları kesiştiğinde, yıllar önce donan o karanlık gece küllerinden yeniden alev alacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.